03-04 Aralık BURSA GİK Konuşması
MÜSİAD Genel Başkanı Sn. Mahmut Asmalı
Sayın Bakanım,
Sayın Valim,
Sayın Belediye Başkanım,
Değerli Genel Başkanım,
Basınımızın değerli temsilcileri
Kıymetli misafirler, hanımefendi ve beyefendiler,
MÜSİAD Bursa şubemizin ev sahipliğinde “Otomotiv Teknolojileri ve Yan Sanayiinde Yeşil Dönüşüm” başlıklı Genel İdare Kurulu toplantımıza hoş geldiniz, şeref verdiniz. Toplantımızın; ilk başkentimiz Bursa’mıza, ülkemize ve bütün dünyaya güzellikler getirmesini Yüce Allah’tan niyaz ederim.
Hepinizin bildiği üzere Bursa’nın adı uzun yıllar “Yeşil Bursa” olarak anılmıştır. Zengin bitki örtüsü ve yeşil dokusu ile asırlardır bu ismi muhafaza etmiştir. “Otomotiv yan sanayiinde yeşil dönüşüm” konusunun da aynı zamanda bir otomotiv şehri olan Bursa’da yapılması isabetli bir tercih olmuştur. Tarihin, kültürün, bilim ve sanatın şehri Bursa ile ilgili Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir kitabında şunları söyler: “Cetlerimiz inşa etmiyor, ibadet ediyorlardı. Maddeye geçmesini ısrarla istedikleri bir ruh ve imanları vardı. Taş, ellerinde canlanıyor; bir ruh parçası kesiliyordu. Duvar, kubbe, kemer, mihrap, çini hepsi Yeşil'de dua eder, Muradiye'de düşünür; Yıldırım'da harekete hazır, göklerin derinliğine susamış bir kartal hamlesiyle ovanın üstünde bekler…”
Bursa Şubemiz, MÜSİAD’ımızın da ilk şubelerinden biri olup uzun yıllardır, misyonumuzu başarıyla temsil etmektedir. 2020 yılında Türkiye’nin en çok ihracat yapan illeri arasında İstanbul’dan sonra 2. sırada yer alan Bursa, ekonomik açıdan büyük bir dinamizm sergilemektedir. Otomotiv endüstrisi, burada, %53’lük payı ile il ihracatının ilk sırasında yer almaktadır. Toplam otomotiv ihracatında ise Bursa, ülke genelindeki %26’lık payıyla ilk sırada yer almaktadır.
Sayın Bakanım, Değerli başkanlarım, kıymetli misafirler,
GİK gündemimizin ana temasını teşkil eden “Otomotiv Teknolojileri ve Yan Sanayiinde Yeşil Dönüşüm” başlıklı toplantımız, çok önemli bir karar arifesinde yapılmaktadır. Hepimizin yakından takip ettiği üzere; AB, 2019 yılında aldığı bir karar ile “Avrupa Yeşil Mutabakatı”nı kabul ederek 2050 yılına kadar devam edecek yeni bir büyüme stratejisine geçti. Bu durum tüm politikaların iklim değişikliği çerçevesinde yeniden şekillendirileceğine işaret eder. Düzenlediğimiz panelde tüm yönleriyle bu konuyu masaya yatırdık. Katılan tüm konuşmacılarımıza ve dinleyicilere teşekkür ederim.
Sayın Bakanım, Değerli Başkanlar,
MÜSİAD olarak 31 yıldır gücümüzü üyelerimizden alarak ilerliyoruz. 11 bin üyemiz ve 60 bin firmamız ile 1 milyon 800 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Oluşturduğumuz katma değer ile Türkiye ekonomisinin gelişmesine yön veriyoruz.
Her zaman dediğimiz gibi MÜSİAD’ımız bir ocaktır, bir okuldur, bir gönüllü teşekküldür. Kapımız ise, ülkemize ve halkımıza hizmet etmek isteyen herkese açıktır…
Şahıslar geçici, kurum kalıcıdır.
Ülkemizin önemli kanaat önderlerinden merhum Prof. Dr. Sabahattin Zaim Hocamız, “Tek bir insan yetiştirirseniz onun yapacakları sınırlıdır. Ecel kapıyı çaldığında tüm birikimler onunla gider. Ama bir müessese kurduğunuz zaman, o kıyamete kadar devam eder” demiştir.
Bu vesileyle geçtiğimiz günlerde bir basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaştığımız Vizyoner21’e de değinmek istiyorum:
2015’ten bu yana farklı mottolarla gerçekleştirilen Vizyoner toplantılarının bu yılki temasını, “Fark Et” olarak belirledik. Çünkü her şey “fark ederek” başlar ve “fark etmek” geleceği inşa etmek demektir. Bizler de MÜSİAD Vizyoner ailesi olarak, ülkemizin küresel arenada başrolde olmasını istiyoruz, bu nedenle de ‘Fark Et’ diyoruz…”
Paris İklim Anlaşması, iklim krizi ile mücadele kapsamında bir dizi uygulama ile iş dünyamıza önemli sorumluluklar yüklemektedir. Sadece yenilenebilir enerji seçeneklerine değil; yeşil, karbonsuz enerji de gündemimizde olacak. Enerji ve Çevre Sektörü Kurulumuz ve çok kıymetli akademisyenlerimiz ile iklimle ilgili manifestomuzu, 22 Aralık’ta sizlerle paylaşacağız.
‘Değerlerimizi Fark Et’ özel panel başlığı altında Prof. Dr. Temel Kotil ve Yazar Steven Young, Psikiyatrist Prof. Dr. Kemal Sayar; duayen hocalarımızdan Prof. Dr. Sadettin Ökten zirvede yer alacaklar.
Sayın Bakanım, Değerli Misafirler;
Ülkemizin ekonomisinin kısa bir analizi ile konuşmama son vermek istiyorum: Türkiye ekonomisinin, birçok uluslararası kuruluş tarafından, 2020 yılında küçüleceği düşünülse de ekonomimiz %1,8 oranında büyümüş ve COVİD-19 krizine karşı önemli bir direnç göstermiştir. Hatırlanacağı üzere, yine aynı uluslararası kuruluşlar, Türkiye için 2021 yılında %5-6 bandında bir büyüme bekliyordu.
Yılın son ayına girdiğimiz şu günlerde ise, Türkiye ekonomisinin çift haneli bir yıllık büyüme oranına emin adımlarla ilerlediğini görmenin sevincini yaşıyoruz.
Yılın üçüncü çeyreğinde %7,4 oranında büyüyerek bu alanda G20 ülkeleri içerisinde zirvede yer alan ülkemiz, küresel ekonomiden pozitif bir şekilde ayrışmaya devam etmiştir.
Birçok ülkenin COVİD-19 sonrası adeta bir “hayatta kalma mücadelesi” verdiği; ABD ve Çin’in %4,9, Avro Bölgesi’nin ise %3,7 büyüyebildiği bu dönemde Türkiye ekonomisinin %7,4 oranında büyümesi, takdire şayan bir performansa işaret etmektedir.
Böylece pandemi sonrası normalleşmenin başladığı 2020 yılı 3’üncü çeyreğinden itibaren 5 çeyrek boyunca kesintisiz pozitif büyüyen Türkiye ekonomisi, söz konusu büyümenin dinamikleri bakımından da oldukça güzel sinyaller vermiştir.
Bu dönemde %7,4’lük büyümeye 6,8 puan katkı sağlayan net dış talep, yalnızca iç tüketim değil aynı zamanda ve hatta ağırlıklı olarak üretim ve ihracat odaklı bir ekonomiye geçişin habercisi olmuştur.
Yılın ilk çeyreğinde büyümeye pozitif katkı veren yatırımlar ise, 3’üncü çeyrekte ivmesini kaybetmiş ve negatif yönde 0,6 puanla GSYH’deki büyümeyi sınırlandırmıştır. Bu durum, yüksek faiz oranlarının yatırımların önünde nasıl bir engel oluşturduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.
Her dönemde fakat bilhassa içinde bulunduğumuz kritik dönemde, finansmana ulaşımın yüksek faiz oranlarıyla zorlaştırılması; yatırım, üretim ve istihdam artışını engellemekte ve millî ekonomimizin büyümesini sınırlamaktadır.
Yüksek faize rağmen yılın üçüncü çeyreğinde makine ve teçhizat yatırımlarının %17,5’le büyümeye devam etmesi sayesinde bu dönemde sanayi sektöründe %10 oranında bir genişleme kaydedilmiştir. Söz konusu veriler, imalatçılarımızın Türkiye ekonomisine olan güveninin ve üretime, yatırıma olan iştahının sürdüğünü göstermektedir.
Sanayicimizdeki bu iştiyakın yüksek faiz oranlarına kurban edilmemesi, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir bir büyüme niteliğine kavuşabilmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur.
Bu bağlamda TCMB tarafından son 2 dönemde alınan faiz indirimi kararlarının piyasalara yansımasıyla birlikte; son çeyrekte yatırımların büyümeye yeniden pozitif katkı vereceğine, ihracattaki rekor artışlar ve iç talepteki canlılığın sürmesiyle de 2021 yılı genelinde %10’un üzerinde bir yıllık büyüme oranına ulaşacağımıza inanıyoruz.
Sözlerime son verirken, GİK Toplantımıza katılan Sayın Bakanımıza, Valimize, Belediye Başkanımıza, milletvekilimize, Ülkemizin her yerinden programa iştirak eden kıymetli şube başkanlarımıza, MÜSİAD Kadın ve Genç MÜSİAD Başkanımıza ve katılan tüm değerli misafirlere teşekkürlerimi sunar, hepinizi Allah’a emanet ederim.