Sayın Ak Parti Genel Başkanvekilim,
Değerli milletvekilleri,
Sayın Belediye Başkanları,
MÜSİAD’ımızın Kadim Genel Başkanları,
Oda, borsa ve sivil toplum kuruluşlarımızın değerli başkan ve temsilcileri,
Kıymetli MÜSİAD başkanları ve yönetim kurulu üyeleri,
Değerli üyelerimiz,
Saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler,
Kıymetli basın mensupları,
Hepinizi saygıyla, muhabbetle ve hürmetle selamlıyorum.
27.Olağan Genel Kurulumuza hoşgeldiniz, safalar getirdiniz…
Sözlerime başlarken, âhirete irtihal eden üyelerimizi, deprem felaketinde kaybettiğimiz kardeşlerimizi ve aziz şehitlerimizi Rahmetle ve Şükranla anıyorum.
Başta Sayın Genel Başkanvekilimiz olmak üzere hepinize genel kurulumuzu teşriflerinizden dolayı şükranlarımı arzediyorum.
Kıymetli misafirler,
33 sene önce, yine bugünlerde;
Memleket sevdalısı 12 gencin, bir araya gelmesiyle filizlenen MÜSİAD,
Allah’a hamdolsun bugün, 13 bini aşkın üyesi ve 165’ten fazla irtibat noktası ile devasa bir uluslararası teşkilat haline geldi.
Emeği geçen herkesten Allah razı olsun.
‘Yüksek ahlâk’ ve ‘yüksek teknoloji’ prensipleriyle kurulan MÜSİAD;
müstakil, daima ümitvâr, samimi, ideallerinden asla vazgeçmeyen,
dürüst, gayretli, fedakar; memleketine ve davasına tutkulu;
aşk ile çalışan iş insanlarının bir araya geldiği;
köklü bir medeniyet hareketi, güçlü bir iş birliği ve sermaye platformudur.
Bizler;
Yönetim kurulumuz, Yüksek İstişare Heyetimiz, Genç MÜSİAD’ımız, MÜSİAD Kadın Başkanlığımız, sektör kurullarımız, komisyonlarımız, yurt içi ve yurt dışı teşkilatlarımız ve tüm üyelerimizden oluşan MÜSİAD ailemizle birlikte,
Bu ilkelerle ve bu ruhla 33 senedir milletimiz, ülkemiz ve ideallerimiz için çalışıyor ve üretiyoruz.
İki yıldır taşıma şerefine nail olduğumuz MÜSİAD bayrağını
büyük bir ciddiyet, mesuliyet ve hassasiyetle daha yükseğe çıkarmak için gayret gösteriyoruz.
Bugün gerçekleştireceğimiz Olağan Genel kurulumuzla birlikte yenilenerek güçlenecek,
aynı aşk, heyecan ve kararlılıkla yürüyüşümüzü sürdüreceğiz.
Geçtiğimiz iki yılda
Uluslararası İş Forumları, Vizyoner 21, MÜSİAD EXPO, Türkiye’nin Gücü Ödülleri, Türk-Arap İş Zirvesi gibi uluslararası organizasyonlarımızın yanı sıra: Enerji, tarım, lojistik, tekstil, inşaat, savunma, dijital dönüşüm ve makine konulu tematik zirveler gerçekleştirdik.
Anadolu Üretim ve Yatırım Hareketi’ni başlatarak ülkemizin “Yüzüncü Yıl” hedefleri doğrultusunda 2023 yılını “Yatırım Yılı” ilan ettik.
Bu çerçevede “MÜSİAD Ticaret Ofisi”ni ve
bir “Uluslararası Yatırım Destek Ofisi” olan “MÜSİAD Invest’i” kurarak, hayata geçirdik.
Küresel ve büyük markalar üretmek için güçlerimizi birleştirdik ve Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nu kurduk.
G20 ülkelerinin tamamında MÜSİAD ofislerinin kurulması hedefimizi büyük oranda gerçekleştirdik.
Ayrıca ticari diplomasi faaliyetleri kapsamında iş gezilerine kesintisiz devam ettik.
İnsani diplomasi çalışmalarımız çerçevesinde Suriye ve Afganistan için insani yardım kampanyaları tertip ettik.
Suriye İdlib’de 600 briket evden oluşan MÜSİAD Köyü’nü tamamlayarak 4000 savaş mağduru insanın barınma ihtiyacını karşıladık.
“Yetim Hamilik Projesi” ile yüzlerce yetim çocuğa destek olduk.
Hepimizi derinden üzen, Kahramanmaraş merkezli depremlerle meydana gelen
‘asrın felaketi’ sonrasında başlayan yardımlaşma ve dayanışma seferberliğine ilk günden itibaren tüm gücümüzle destek olduk.
Anadolu irfanından beslenen MÜSİAD’ımızın tüm birimlerini, şubelerini ve üyelerini mağdur insanlarımıza hizmet için harekete geçirdik.
Bölgeye binlerce tırdan oluşan yardım malzemeleri sevk ettik.
Elbistan’da İHH işbirliği ile 1200 adetlik konteyner kenti tamamladık ve Hatay, Defne’de günde 150 kişiye hizmet veren sahra hastanesini inşa ettik.
Şimdi de Adıyaman’da 500 konteynerlik yeni bir kent kuruyoruz.
Bölge ekonomisinin yeniden ayağa kalkması için sürekli yeni kampanyalar, yeni projeler tasarlıyor ve hayata geçiriyoruz.
İhtiyacı olan işadamlarımıza faizsiz, Allah rızası için borç verme anlamına gelen Karz-ı Hasen gibi kadim uygulamalarımızı canlı tutuyor, üye eşleştirme sistemimizle depremzede iş insanlarımızın ticari hayata yeniden dahil olmalarını kolaylaştırıyoruz.
Allah’a hamdolsun, devletimizle ve milletimizle bir ve beraberce çalışarak yaralarımızı sarıyoruz.
Allah’ın izniyle; deprem bölgesine yönelik çalışmalarımız, netice alıncaya kadar kararlılıkla devam edecek.
Bu büyük felaketten, daha da büyüyerek, iyileşerek ve güçlenerek çıkacağız inşallah
Sayın Genel Başkanvekilim,
Saygıdeğer misafirler,
Salgın döneminde Türkiye, ne derece güvenilir bir tedarikçi olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Geniş ürün yelpazesi, dinamik reel sektörü, coğrafi avantajları ve yenilenen altyapısı sayesinde salgın döneminde ortaya çıkan fırsatı iyi değerlendirerek sanayide yeni bir atılım süreci başlatmıştır.
Salgın öncesi yüzde 23 seviyesinde olan sanayinin milli gelirden aldığı pay, yüzde 27’e yükselmiştir. Ülkemiz, tüm iç ve dış şoklara rağmen, sanayideki pozitif eğilimini korumayı başarmıştır. Salgın öncesine kıyasla toplam istihdamda 4 milyon artış, işsizlik oranında ise 3 puanlık azalma yaşanmıştır.
Daha 2 gün önce açıkladığımız Nisan ayı satınalma müdürleri endeksi-SAMEKS Bileşik endeksi 56,3 puanla son 11 ayın en yüksek seviyesine ulaşarak reel sektöre yönelik oldukça önemli bir performansa işaret etmiştir.
Türkiye, almış olduğu yerinde önlemler ve kamu destekleri sayesinde salgının emek piyasasındaki olumsuz etkilerini üzerinden en hızlı atan ülkelerden biri olmuştur.
Bildiğimiz gibi küresel ekonomi son 10 yıldır büyük bir dönüşüm yaşamaktadır.
Türkiye’miz, bu küresel dönüşümü kendi lehine çevirebilecek kapasitede bir ülkedir. Bu noktada çok kıymetli avantajlarımız ve potansiyelimiz bulunmaktadır. Salgın döneminde reel sektörün yeni fırsatlara verdiği hızlı ve akıllı reaksiyon, potansiyelimizin açık bir göstergesidir. Salgın öncesine kıyasla Türkiye’de sanayinin ekonomiden aldığı pay 4-5 puan, toplam ihracat ise 73 milyar dolar artış kaydetmiştir.
Türkiye yeni nesil savunma sanayi araçlarından elektrikli otomobile kadar geleceğin öncü teknolojilerini tasarlayabilme ve üretebilme noktasında rüştünü ispat etmiştir.
TOGG, TCG Anadolu, İMECE, Kızılelma, Hürjet, Atak 2, MMU, Altay gibi örnekler; yerli ve milli gazımızın çıkarılıp hizmete sunulması ve enerji alanındaki diğer devasa hamleler; ülkemiz insanları için gurur kaynağı olmuştur.
Allah’a hamdolsun, mega projelerle taçlanarak girilen Türkiye Yüzyılı’nda artık kendi savaş gemisini, savaş uçağını ve tankını imal eden, rüzgârdan ve güneşten elektrik üreten, kendi elektrikli otomobilini, kendi uydusunu ve nükleer enerjisini üreten bir Türkiye var.
Cumhuriyetin ilk yüz yılının son dönemine sığan bu başarılardan elde edilen tecrübeler, gelecek on yıllarda Türkiye’nin çok daha sofistike teknolojiler geliştirmesine ve stratejik sektörlerde yerlilik oranını arttırmasına ön ayak olacaktır.
Türkiye güçlü bir jeopolitik oyuncu olduğu kadar uydu teknolojilerine ve uzay araştırmalarına yaptığı yatırımlarla gelecekte astropolitik aktör olarak da öne çıkacaktır.
Sayın Genel Başkanvekilim,
Saygıdeğer misafirler,
Ekonomimiz “Türkiye Yüzyılı”nda orta gelir tuzağını kırarak yüksek gelirli gelişmiş ekonomiler ligine yükselecektir. Bu hedefe; makro istikrarı sağlamlaştırarak, katma değer seviyesi yüksek ürünler üreterek, yerli ve milli teknolojiler geliştirerek, ihracat olanaklarını genişleterek ve nitelikli istihdamı arttırarak ulaşacağız.
Bu noktada “Türkiye Yüzyılı” perspektifinin siyasetçilerden bürokrasiye, reel sektörden tüketicilere, bilim insanlarından gençlere kadar toplumun tüm kesimleri tarafından benimsenmesi ve sahip çıkılması son derece önemlidir.
Böylesi kapsayıcı bir sinerji, Türkiye’nin kalkınma merdiveninin basamaklarını daha hızlı tırmanmasını sağlayacaktır.
Türkiye’de reel sektörün ve iş insanlarının en önemli temsilcilerinin başında gelen MÜSİAD olarak bizler de; istikrara, kalkınmaya, üretime, girişimciliğe ve inovasyona çok önem veriyoruz.
Türkiye’nin yeni yüzyılında “istiklâl ve istikbalimizin”, “köklerimize ve göklerimize”; “aslımıza ve neslimize” sahip çıkmaktan geçtiği bilinciyle hareket edeceğiz.
İnanıyoruz ki yeni yüzyılın kodlarını Türkiye’nin girişimci ve cesur gençleri yazacak…
Hazır mıyız gençler?
Sayın Genel Başkanvekilim,
Kıymetli Konuklar,
MÜSİAD’ın 33 yılda elde ettiği başarıların altında elbette üyelerimizin cesareti, gayreti ve milletimizin desteği yanında, ülkemizin son çeyrek asırda gerçekleştirdiği “devrim” niteliğindeki “stratejik kalkınma hamleleri” yatmaktadır.
Bu sessiz devrimin mimarı Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’dan başlattığı bereketli yürüyüş, bugün güç çarpanı mega projelerle taçlanmış ve,
Türkiye’yi önce “Barış İnşa Edici Bölgesel Bir Güç” seviyesine;
Şimdi de “Kural Koyucu Küresel Bir Oyuncu” haline getirmiştir.
Sayın Cumhurbaşkanımızın tüm dünyada yaktığı “Vicdan ve Adalet Meş’alesi”; içerden ve dışardan tüm engellemelere rağmen dalga dalga büyümüş;
“Dünya Beşten Büyüktür” ve “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” idealleriyle insanlığa ümit olmuştur.
Bu meş’aleyi “Türkiye Yüzyılı’nda” daha da parlatarak yeni nesillere taşımak hepimizin boynunun borcudur.
Değil mi ki Cenab-ı Allah Hak’tır; “O” hak’tan yanadır;
Şu anda olduğu gibi, tüm şer odakları bir araya gelse de,
Cenab-ı Hak bize yâr olduktan sonra:
Bu hedefleri gerçekleştirmemize hiçbir güç engel olamayacaktır.
Ziya Paşa’nın dediği gibi, “Takdîr-i Hudâ kuvve-i pâzû ile dönmez / Bir şem'a ki Mevlâ yaka; bir vech ile sönmez”.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, milli iradenin tecelli etmesiyle;
vesayet odaklarıyla, darbe girişimleriyle ve terör örgütleriyle gerçekleştirilen mücadeleler
ve elde edilen zaferlerin yankıları bugün kıtaları dolaşmakta;
dostlara heyecan, düşmanlara korku vermektedir.
Türkiye’nin nereden nereye geldiğini görmek için Ramazan Bayramı’nda Sarayburnu’nda demirleyen ve Boğazı süsleyen gurur kaynağımız TCG Anadolu’dan
İstanbul’umuzun semalarında yankılanan ezanların yükseldiği Ayasofya’ya bakmak yeterli değil midir?
Cumhuriyetin yüzüncü yılında bundan daha açık ve daha parlak bir istiklâl ve güç göstergesi olabilir mi?
Fethin 570. Yılında, Fatih Sultan Mehmet Han’ın emanetine bundan daha güzel nasıl sahip çıkılabilir?
Ne kadar şükretsek, ne kadar iftihar etsek ve bu kazanımlara ne kadar sahip çıksak azdır.
Şimdi,
Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında bir ve beraber olarak, kenetlenerek yeni bir şahlanış dönemini başlatma ve Türkiye Yüzyılı’nda rüyalarımızı gerçekleştirmeye devam etme vaktidir...
Bu noktada en ufak bir tereddüdümüz yoktur.
Rabbimizin Enfâl Suresi’ndeki şu emri ve ikazı bizim için bu dönemin rehberi olacaktır: “Allah’a ve Resûlüne itaat edin; birbirinizle çekişmeyin; sonra içinize korku düşer de rüzgârınız gider.”
Sayın Genel Başkanvekilim,
Sevgili Misafirler,
Bir ve beraber olarak, milletçe kenetlenerek, Türkiye Yüzyılı’na güçlü, kararlı ve ihtişamlı bir başlangıç yapacağımıza inanıyoruz.
MÜSİAD ailesi olarak 33 yıldır bu inançla daima hakkın, hakikatin, istikrarın ve milli iradenin yanında olduk; şimdi de aynı noktadayız, duruşumuz nettir.
Allah, milletimize ve ülkemize zeval vermesin.
Bu duygu ve düşüncelerle 27. Olağan Genel Kurulumuzun hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyor, hepinize teşriflerinizden dolayı teşekkür ediyor, saygı ve muhabbetlerimi arz ediyorum.
Allah’a emanet olun.
Mahmut Asmalı
MÜSİAD Genel Başkanı