MÜSİAD 28.OLAĞAN GENEL KURUL VEDA KONUŞMASI

09 Mayıs 2025-Haliç Kongre Merkezi

Çok Kıymetli Cumhurbaşkanım,

Gazi Meclisimizin Değerli Başkanı,

Sayın Bakanlarımız,

Değerli milletvekillerimiz,

Saygıdeğer Misafirler,

Aziz MÜSİAD Ailesi, Basınımızın değerli temsilcileri, Hanımefendiler, beyefendiler…

Sözlerime başlarken hepinizi en kalbî duygularımla, saygıyla ve hürmetle selamlıyorum.

MÜSİAD’ımızın 28. Olağan Genel Kurul programına hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz.

Bugün burada, yalnızca bir genel kurul yapmıyor; aynı zamanda MÜSİAD’mızın 35 yıllık kutlu yürüyüşünü kutluyoruz.Bu emaneti yeni ellere, yepyeni umutlarla, teslim etmenin heyecanını yaşıyoruz.

Genel Kurulumuzu teşrif ederek, bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, MÜSİAD camiası adına şükranlarımı arz ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım, Değerli Misafirler,

“Düşler gerçeğe yürür” diyerek başladık bu yola… 1990’da ‘’’Yüksek Ahlak,Yüksek Teknoloji hedefiyle yalnızca 12 idealist genç girişimciyle atılan bu ilk adım; bugün yurtiçinde 83, yurtdışında 85 ülkede 100 farklı noktadaki şube ve irtibat noktasıyla, 14 bini aşkın üyesiyle, dalgalanan bir Selçuklu yıldızına dönüştü.

O günlerde “sermaye” yalnızca belli bir zümrenin tekelindeydi. “Anadolu’dan küresel ticaret çıkar mı?” diye soranlara inat, bugün bizler; dünyanın hangi kıtasında, hangi iş ortaklığı kurulabilir, onu konuşuyoruz.

Kuruluşumuzda, Malcolm X’in veciz ifadesiyle, “Samimiyet tek sermayemizdi.” 35 yıl sonra da, elhamdülillah ’‘Samimiyetimiz hala en büyük sermayemizdir.’’

Bu samimiyet ve gayretle, bugün 35. Yaşımızı kutluyoruz. Her ne kadar şair Cahit Sıtkı Tarancı; “Yaş otuz beş. Yolun yarısı eder” dese de, MÜSİAD daha yolun başında, daha nice 35 seneler, bu ülkeye, bu millete, bu ümmete ve insanlığa hizmete devam edecek inşallah…

Bugün geldiğimiz noktada MÜSİAD,sadece bir iş insanları topluluğu değil, aynı zamanda bir ahlaki duruşun, bir milli kalkınma seferberliğinin, bir vicdan hareketinin adıdır. Bizler, erdemli bir toplumun, erdemli bir tüccar topluluğuyla inşa edileceğine inanıyoruz.

Biz “kâr” sözcüğünü; “azim-kârlıkla, feda-kârlıkla, vefa-kârlıkla” birleşince sevdik, daha anlamlı ve değerli bulduk.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Zât-ı Devletlerinizin yüksek katılımıyla 3 yıl 8 ay önce devraldığımız bu kutlu görevi bugünkü teslim anına kadar, MÜSİAD’ın ruhuna yakışır bir sadakatle taşımaya gayret ettik. Şimdi yüksek müsaadelerinizle yaptığımız çalışmaları kısaca arz etmek isterim:

🔹 Anadolu Ekonomi Diplomasisi çalışması ile

Bursa’dan Trabzon’a, Niğde’den Gaziantep’e yabancı büyükelçileri Anadolu’nun üretim merkezlerine götürerek, sanayicilerimizle buluşturduk.

🔹 Pandeminin tam ortasında, 40 ilde 15 milyar dolarlık hedefle, Anadolu Üretim ve Yatırım Hareketini başlattık.

🔹 “Fark Et” ve “BİZ’in Gücü” temalı Vizyoner toplantılarımız başta olmak üzere, yaptığımız geniş katılımlı seminer, panel ve konferanslarla MÜSİAD üyesi olan veya olmayan tüm girişimcilere yeni vizyonlar çizdik.

🔹 Saygıdeğer Cumhurbaşkanım, sizlerin de teşrif ederek onur verdiği MÜSİAD EXPO fuarlarımızı, yoğun bir katılımla gerçekleştirdik.

🔹 MÜSİAD Sanayi ve Teknoloji Zirvelerimiz ile, sanayicilerimizle buluştuk , sorunlarını tartıştık , çözüm setleri oluşturduk

🔹 Sektörel Zirvelerimizle, Tedarikçi

Buluşmalarımızla, üyelerimize yeni iş imkanları oluşturduk.

🔹 Sektörel Raporlarımızla ve yayınlarımızla, iş dünyamıza ve kamuoyuna çözüm önerilerimizi sunduk.

🔹 Sizlerin de teşrif ederek onurlandırdığı, Türkiye’nin Gücü Ödül törenlerimizle, Türkiye’mizin gücüne güç katanları ödüllendirdik.

🔹 MÜSİAD Altınçark Uluslararası Kısa Film

Festivalimizle ilk defa, sinema camiası ile MÜSİAD üyesi iş adamlarını buluşturduk.

🔹 Genç MÜSİAD çatısı altında “aslını da, asrını da bilen” girişimciler yetiştirdik. Uluslararası Genç İşadamları Kongresiyle dünyadaki gençlik örgütlerini buluşturduk.

🔹 MÜSİAD Kadın ile, “ya iş ya aile” ikilemini yıktık. “Hem aile, hem iş” diyebilen başarılı rol modelleri öne çıkardık. Uluslararası Kadın Farkındalık Zirvelerimizle ve Türkiye Yüzyılı’nda 23 Kadın kitabımızla kalıcı izler bıraktık.

🔹 Kurumsal yatırımcılığı ve genç girişimcilerimizi desteklemek üzere, Müstakil Girişim Sermayesi Yatırım Fonunu hayata geçirdik.

🔹 Uluslararası faaliyetlerimizde, Azerbaycan’dan Suudi Arabistan’a, ABD’den Avustralya’ya, Balkanlar’dan Latin Amerika’ya kadar onlarca ülkeye açıldık. Dünyanın en önemli şehirlerindeki şube ve temsilcilik sayımızı 100 e çıkardık. IBF programlarımız sayesinde, Müslüman ülkeler arasında ticari entegrasyonu teşvik ettik.

🔹 Sosyal sorumlulukta da, geri durmadık.

Karz-ı Hasen Sandığı’yla iç dayanışmayı, Zimem Defterleri’yle dış yardımlaşmayı teşvik ettik. Suriye’nin İdlib bölgesinde MÜSİAD köyünü kurduk, Kızılay’ımızla birlikte Gazze’ye İyilik Gemileri ile uluslararası vicdanı taşıdık.

🔹 Asrın Felaketi olarak kayda geçen 6 Şubat

depremlerinde, devletimizin tüm kurumlarıyla ve Sivil Toplum kuruluşlarımızla birlikte, eşgüdüm içinde çalıştık. İlk günden itibaren bölgeye ulaşarak, aşevlerinden, konteyner kentlerden sağlık merkezlerine kadar, bir çok önemli projeyi hayata geçirdik.

Bununla yetinmeyip depremzede öğrencilerimize burslar verdik, depremzede işadamlarımıza Karzı Hasen kredileri sağladık. Tüm bu çalışmaları ben değil, biz yaptık, hep birlikte yaptık. Gecesini gündüzüne katan yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızla, yurt içinde ve yurt dışındaki tüm başkanlarımızla, 14 bini aşkın üyelerimizle birlikte yaptık. Bizlere güvenen, bizlerle yol yürüyen, bu dava için gece gündüz demeden çalışan her bir kardeşime minnettarım. Her birinize yürekten teşekkür ediyorum, iyi ki varsınız. (ALKIŞ)

Sayın Cumhurbaşkanım, Değerli Misafirler,

Türkiye artık sadece bölgesel bir güç değil; küresel sistemin yönünü tayin eden bir aktördür.

Ve bu değişimin tam ortasında, MÜSİAD olarak biz de Türkiye Yüzyılı vizyonunun hem taşıyıcısı, hem inşa edicisiyiz. Bu vizyon; sadece ekonomik büyümeyi değil, aynı zamanda ahlak, adalet, üretim, teknoloji ve diplomasi ile örülü bir medeniyet iddiasını da içinde barındırmaktadır. Savunma sanayiindeki SİHA ve İHA devriminde, Yerli elektrikli otomobilimizin yollara inişinde, Milli muharip uçağımız KAAN’ın havalanışında, Uydu teknolojilerimizden, yazılım ihracatımıza kadar, birçok alanda, MÜSİAD üyelerinin alın teri, imzası ve duası vardır.

Bugünkü mottomuz açıktır:

“Yerlilikte ısrar, üretimde kararlılık… En iyi boykot üretmektir diyoruz.”

Sayın Cumhurbaşkanım, Saygıdeğer Misafirler,

Türkiye ekonomisi, son 23 yıldır uygulanan doğru ve akılcı politikalarla, siyasi iradenin kararlı duruşuyla, ciddi bir eşiği geride bırakarak yeni bir aşamaya geçti. Türkiye, ekonomi ve ticarette, yabancı firmaların arka bahçesi olma niteliğinden, yerli ve milli üretimi başarmış ülkeler ligine geçerek büyük bir engeli geride bıraktı.

VE dünyanın gelişmiş ilk 10 ekonomisinden biri olma hedefine doğru, kararlılıkla yürümektedir.

2002’de yalnızca 35 milyar dolarlık ihracat yapan Türkiye, bugün 262 milyar dolar ile tarihî bir rekor kırmış, kişi başı millî gelirimiz 15 bin doların üzerine çıkmıştır.

Savunma sanayiimiz, ihracatçı sektör hâline gelmiştir.

TOGG yollardadır, KAAN ve AKINCI göklerdedir. Altay tankımız, Anadolu gemimiz görev başındadır. Özetle Türkiye’nin son 23 yılı; küresel krizlere, bölgesel sorunlara, Gezi kalkışması ve 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi gibi engellemelere rağmen, başarılarla dolu geçti.

Tüm bunların yanında elbette ekonomide çözmemiz gereken meseleler var.

Türk iş dünyası olarak ülkemizin ve halkımızın refah seviyesinin daha da yukarılara çıkartılmasını arzu ediyoruz. Pandemi ile meydana gelen küresel gelişmeler ve iç etkenler sebebiyle oluşan, yüksek enflasyon ve yüksek finansman maliyetleri başta olmak üzere, çözmemiz gereken bir çok sorunumuz var.

Elbette güven ortamını artırmamız, reformları hızlandırmamız ve verimliliği artırmanın çarelerini bulmalıyız.

Tüm bunları, ekonomimizi daha da güçlendirmek için bir an evvel yapmamız gerekiyor.

Sayın Cumhurbaşkanım sizin liderliğinde, 23 yılda çok güçlü bir ekonomik temel atıldı. İşdünyası olarak hiçbir krizin bu temeli sarsmasına izin vermeyeceğiz.

Şunu unutmayalım:

Biz bu ülkenin en zor yıllarında bile dimdik ayakta kaldık. 2001 krizi, 2008 küresel finans krizi, Gezi kalkışması, 15 Temmuz hain darbe girişimi, pandemi, depremler, jeopolitik gerginlikler.

Her biri büyük birer sınavdı. Ve biz her defasında daha dayanıklı, daha yerli, daha stratejik bir üretim modeliyle, yolumuza devam ettik.

Şimdi tüm iş dünyasının, kenetlenmesi gereken bir dönemdeyiz. İş dünyasının siyaseti siyasetçilere bırakıp; yatırımlara, argeye, daha çok üretmeye, markalaşmaya, dijital dönüşüme, verimliliğe ve ihracata odaklanması gerekiyor. İş örgütlerimiz siyaseti dizayn etmek yerine; fabrikalarını, ihracat pazarlarını, yeni yatırımlarını dizayn etmelidir. Biz MÜSİAD camiası olarak, daima birleştirici, çözüm öneren, adaletli ve yapıcı bir anlayışı benimsedik.

İş dünyasının “değer üreten” tarafı olması gerektiğine inandık; “kutuplaştıran” değil, “üreten” olmaya odaklandık. Siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun; Kürdüyle-Türküyle, Alevisiyle -Sünnisiyle, kadınıyla- erkeğiyle, genciyle -yaşlısıyla toplum olarak hepimiz, ortak geleceğimiz için el birliği yapmalıyız.

Bu sebeple “Terörsüz Türkiye” idealini yalnızca güvenlik değil; ekonomik sürdürülebilirlik meselesi olarak da görüyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanım, sizlerin de birçok kez ifade ettiğiniz gibi; Hiç birimiz için başka Türkiye yok. Başka vatan, başka devlet, başka gelecek yok. Aklımızdan asla çıkarmamalıyız ki bölünerek büyüyemeyiz. Parçalanarak güçlenemeyiz, husumeti körükleyerek kardeşliği kökleştiremeyiz. Saplantılara sarılarak demokrasimizi ilerletemeyiz.

Dünyanın gittiği istikamet, farklılıklarımızı değil, müştereklerimizi öne çıkararak birbirimize daha sıkı kenetlenmemiz gerektiğini gösteriyor.

İşte bu yüzden biz, Enfâl Sûresi’nin o hikmetli emrine sımsıkı sarıldık:

’’Allah’a ve Resûlüne itaat edin. Birbirinizle çekişmeyin; sonra içinize korku düşer, rüzgârınız kesilir.” Sayın Cumhurbaşkanım, hiç şüpheniz olmasın:

Bu teşkilatın rüzgârına, korku değil, azim hükmeder.(ALKIŞ)

Kıymetli Misafirler,

Şimdi en mühim ana geliyoruz: nöbet devri…

11 Eylül 2021’de devraldığımız bu görevi, bugün 9 Mayıs’ta MÜSİAD’ımızın kuruluş gününde, aynı sorumluluk bilinciyle ve gönül huzuruyla teslim ediyoruz.

Bu bir ayrılık değil, bir bayrak değişimi; bir son değil, hayrın devamı için bir tazelenmedir.

Bu kutsal emaneti kardeşim Burhan Özdemir Bey’e devretmekten büyük bir kıvanç duyuyorum.

Onun gençlik dina-mizmi, bizim köklü tecrübemizle; Onun vizyoner yaklaşımı, bizim gönül coğrafyamızla birleştiğinde, çok daha büyük hikâyeler yazılacağına yürekten inanıyorum.

Bu vesileyle;

🌿 Kurulduğu günden bu yana bu davaya omuz veren, Kadim Başkanlarımıza,

🌿 Ebediyete irtihal etmiş kurucu üyelerimize, eski yönetim kurulu üyelerimize, teşkilat mensuplarımıza, 🌿 Gecesini gündüzüne katan yönetim kurulu üyesi arkadaşlarıma, yurt içinde ve yurt dışındaki tüm başkanlarımıza,

🌿 Genç MÜSİAD’daki pırıl pırıl genç kardeşlerimize, MÜSİAD Kadın teşkilatımıza,

🌿 Komisyonlarımızda, sektör kurullarımızda görev yapan tüm kardeşlerime ve idari kadromuzun fedakâr çalışanlarına, tek tek teşekkür ediyor; her birine kalpten minnet duyduğumu ifade etmek istiyorum.

Bir de, müsaadelerinizle özel teşekkürüm olacak. Görev sürem boyunca bana her türlü desteği veren değerli eşim Zeliha hanımefendiye ve tüm aileme, kıymetli iş ortağım Hüseyin Dinçel Bey’e huzurlarınızda en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Ve elbette;

MÜSİAD’ın her adımını takip eden, her mücadelesine ufuk açan, varlığıyla bize güç veren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a; şahsım ve teşkilatım adına şükranlarımı arz ediyorum.

Yolumuz uzun, yoldaşlığımız daim olsun…

Uzun yolumuzu kısaltan,

Yüklendiğimiz derdi hafifleten,

Umuda giden kapıları aralayan Rabb’imize hamdolsun. 35 yıl boyunca omuz omuza yürüdüğümüz bu kutlu teşkilatta;

Her yeni fabrika, sadece bir üretim tesisi değil, bir duadır. Her açılan istihdam kapısı, sadece bir iş değil, bir umuttur. Her ihracat, yalnızca döviz değil, bir vizyon ve vefa seferidir. Bugün burada bir emanet devrediyoruz, ama davamız devam ediyor.

Adımız sanımız bilinmesin, mesele değil…

“Emeklerimiz kaybolmaz,zira her şeyi bilen Rabbimizdir. O bize yeter.”

Rabbim, birliğimizi daim, kardeşliğimizi baki, samimiyetimizi sermaye eylesin.

Bu duygularla, Genel Kurulumuzu teşrif ederek bizleri onurlandıran Sayın Cumhurbaşkanımıza,Meclis

Başkanımıza,Değerli Bakanlarımıza, Milletvekillerimize, Kıymetli konuklarımıza, sponsorlarımıza, basın mensuplarımıza Ve aziz MÜSİAD Ailemize yürekten teşekkür ediyor,

Hepinizi bir kez daha saygıyla ve hürmetle selamlıyor, Allah’a emanet ediyorum.