ADIYAMAN ŞUBE GENEL KURULU

ADIYAMA—5 EKİM 2019

Sayın Belediye Başkanım,

Sayın Rektörüm,

Değerli MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyelerim, Şube Başkanlarım, İl Başkanım, İş STK ve siyaset Dünyasının Değerli Temsilcileri, MÜSİAD Adıyaman Şubemizin Değerli Başkan ve Üyeleri, Kıymetli Basın Mensupları,

Şube Genel Kurulumuzun akşam yemeğinde sizleri saygıyla selamlıyorum; hoş geldiniz sefalar getirdiniz.

Dostlarımız bilirler, bizler MÜSİAD’ın yolculuğunu, bir “bayrak yarışı” olarak tanımlıyoruz.

30 yıl önce başlayan yolculuğumuzun, bu kadar uzun ve sağlam temeller üzerinde sürmesinde, bu anlayışın rolü büyüktür.

Bugün, 2012 yılında bundan 7 yıl önce açmış olduğumuz Adıyaman şubemizde, bir bayrak değişimine şahit olduk. Göreve gelmiş olan kardeşimizin, bir önceki dönemin çalışmalarına katkı sunarak, ülkemiz için başarılı çalışmalar yapacağına inanıyorum. Görevini teslim eden Şerif Bey’e de hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum.İş hayatında da başarılar diliyorum.

Bu vesileyle, bu değişimin ve Genel Kurulumuzun hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Değerli Misafirler,

Adıyaman; tarımdan,yeraltı kaynaklarına kadar sadece günün doğuşuna ve batışına şahit olduğunuzda bile, bir daha hiç unutamayacağınız güzellikte bir coğrafya.

Şehir, bilhassa Nemrut Dağı ve Kommagene Uygarlığı’nın kalıntılarından dolayı, önemli bir turizm ayağı durumunda. Fakat turizm, sınırı olmayan geniş bir alan ve Adıyaman bu konuda çok zengin.

Dolayısıyla bizim, bölge turizmini bu geniş alan içinde değerlendirip, fırsat olarak görüp, turizm yatırımlarını artırmamız gerekiyor. Yerli ve yabancı turistin ilgisini, buraya daha fazla yönlendirmemiz lazım. Bunun yolu da turizm çeşitliliğinden geçiyor.

Tüm bölgelerimizin ülke ekonomisine yaptığı katkıyı artırması bakımından, bu konu son derece önemlidir.

MÜSİAD olarak hem somut projeler ortaya koyabilmek hem de çözüme odaklı öneriler sunabilmek için, “Yeni Turizm Kaynakları Geliştirme Komitesi”ni kurduk.

Komitemizin temel kuruluş amacı, bugün maalesef deniz-kum-güneşten ibaret görülen turizm algısını değiştirmek, turizmi çeşitlendirmektir.

Kültür tarih turizmi, Gastro turizm , doğa ve tabiat turizmi , başta olmak üzere bu anlamda ciddi bir potansiyele sahip olan bir yerdeyiz. Burası, girişimciler için ve yatırımlarına uygun bölge arayan iş insanlarımız için biçilmiş kaftandır.

Ben buradan, iş insanlarımıza seslenmek istiyorum:

Gelin, yatırımlarınızı bu bölgede değerlendirin, bölge ekonomisinin canlanmasına katkı sunun.

Bugün, şehrin ekonomisine baktığımızda, memnun edici bir tabloyla karşılaşmıyoruz.

Adıyaman, 2018 yılında en çok ihracat yapan iller listesinde 55. sırada yer alıyor.

2015’te 542 milyon dolara ulaşan ihracatta, son yıllarda gerileme yaşanıyor. 2018 yılında, toplam 56 ülkeye yapılan ihracat, önceki yıla göre %40’a yakın azalarak, 76 milyon dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. İthalatta da benzer bir durum gözleniyor. Toplam ithalat 2018 yılında önceki yıla göre %53 azalarak, 42 milyon dolar düzeyine gerilemiştir. Biz, bu tabloyu değiştirmek mümkün diyoruz; bunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Önümüzde bir realite var evet; fakat bu süreçten nasıl çıkacağımızın pusulası da yine bizlerin elinde.

Cesur olacağız, yatırımdan ve ticari faaliyetlerimizi çeşitlendirmekten korkmayacağız.

Bunları, 311 noktada varlık gösteren bir STK başkanı olarak, ulaştığımız reel verilere dayanarak söylüyoruz. Bizler, yaşanan zorluklara da, mevcut sorunlara da hâkimiz.

Bildiğin gibi, geçtiğimiz yılın Ağustos ayında gerçekleşen kur ataklarının ardından, piyasalarda önemli bir durgunluk yaşandı. Ekonomi yönetimimizin doğru hamleleri sonucunda bu süreç hızlı bir şekilde aşıldı. Böylece, Türkiye ekonomisi için yepyeni bir hikâyenin tohumları da atılmış oldu.

2018 yılında başında tanıştığımız ticaret savaşları kavramının yoğun yaşandığı dönemde geçen Ağustos ayındaki kur saldırıları, 2002-2018 yılları arasında yıllık ortalama %5,7 oranında büyüyerek başarılı bir performans sergilediği dönemde başladı.

Türkiye ekonomisi bugün “dengelenme” sürecinde, yılın başındaki negatif büyüme beklentilerine rağmen yıl sonunda inşallah pozitif büyümeye doğru ilerlemektedir.

Geldiğimiz noktada; önceki yılın aynı döneminde 33 milyar dolar olan cari açığın bu yılın Ocak-Temmuz döneminde 1,7 milyar dolara gerilediğini görüyoruz.

Ayrıca, ihracatın yılın ilk 9 ayında 111 milyar dolar düzeyine ulaşmasıyla, ihracatın ithalatı karşılama oranı %84’e ulaşmıştır.

Yine bu süreçte politika faizi, gelen indirim kararlarıyla %16,5’e çekilirken, enflasyon oranı da % 9,25’e kadar geriledi. Yılın ikinci çeyreğinde yatırımların yıllık bazda %23 oranında daralmasıyla ekonomimiz ivme kaybetti. Fakat önümüzdeki süreçte alt seviyelere ineceğine inandığımız faiz oranları, yatırımlara olumlu yansıyacaktır. Bu da küçülmeyi durduracak ve yılın son çeyreğinden itibaren yeniden pozitif büyüme sürecine girilecektir. Geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanımız tarafından açıklanan Yeni Ekonomi Programı, 2020 yılı ve sonrası döneme pozitif bir motivasyonla başlayacağımızı ve %5 büyümeyi gösteriyor. Değerli Misafirler,

Dünya bir dönüşümden geçiyor; diğer bir deyişle, içinde bulunduğumuz çağ, gelecek için önemli bir dönüm noktasıdır.

Dünyadaki bu dönüşümün ortaya çıkardığı sonuçlardan biri, ekonomik dengelerin değişmesi oluyor. Beraberinde, dünyada bir güç savaşına tanıklık ediyoruz.4 kutuplu dünya düzenine doğru kaymalar bulunmakta.2023 yılında Çin ve Asean ülkeleri dünya ekonomisinin %47 sini oluşturacak, Yani ekonomi Doğuya kayıyor.

Ülkeler, gelecek planlarını buna göre yapıyor, devletler tedbirlerini bu çerçevede alıyor.

Uluslararası arenada güçlü ve etkin bir oyuncu olan Türkiye de, kendi yönetim paradigmalarını geçen yıl değiştirerek bu dönüşüme ortak oldu.

Elbette iş dünyasının da bu değişime kayıtsız kalması beklenemezdi. Biz de MÜSİAD olarak, sistemin işleyişini kolaylaştırmak ve hızlandırmak adına kendi kurumsal ve yapısal dönüşümlerimizi başlattık. Bizler “tazelenme dönemi” adı altında çıktığımız bu yolda 30 yıllık bir kültürün, bir iş yapma geleneğinin ve memleket sevdasının hakkını vermeyi hedefliyoruz. Çünkü biliyoruz ki MÜSİAD, sadece bir STK ya da İşadamları derneği değildir. MÜSİAD bu ülkenin 30 yıllık siyasi ve iktisadi hikâyesinin bir parçası hatta kendisidir.

Türkiye’nin yeni bir hikâye yazmaya hazırlandığı bu dönemde amacımız her zamanki gibi milletinin hizmetinde ve devletinin yanında bir

MÜSİAD ile yeni dünyanın jeopolitik haritasında planı yazan taraf olmaktır. Bu da ancak bilginin ve tecrübenin milli bir şuurla harmanlanmasından geçmektedir.

MÜSİAD nedir? Sorusunun cevabı da budur.

MÜSİAD, bilginin tecrübenin ve hafızanın milli bir şuurla harmanlanmış ev sahibidir. Kapımız bu şuura sahip herkese açıktır.

Dijitalleşme ve Bilginin Ticarileştirilmesi Komitesi

Savunma Sanayi Ortaklıkları Komitesi,

Rekabette Yenilik Planlama Komitesi

Yerlileştirme ve Milli Üretim Komitesi

Çok Ortaklı Sermayede Kaynak Geliştirme Komitesi

Sanayi Bölgeleri ve Yerleşkeleri Komitesi,

Akıllı şehir teknolojileri ve şehir ekonomileri komitesi,

Girişimcilik ve markalaşma komitesi,

Akademi Sanayi Kamu İşbirliği Komitelerimiz, bugün sanayinin geleceğinin planlanmasının muhataplarıdır.

Bizler, proje bazlı ve çıktı ağırlıklı çalışma grupları şeklinde yeniden dizayn ettiğimiz MÜSİAD ile çok daha hızlı yol alan ve hedefe yönelik projeler geliştiren yeni bir anlayışa geçtik.

Yukarıda saydığım Komiteler, sadece çalışma alanı açılan sayılı örneklerdi. Bizler ülkemizdeki her sektörü kapsayan ve her sektör için taktik yol haritaları niteliğinde biçimlenen 41 Komite ile Yeni Türkiye için yola revan olduk. Bundan gurur duyduğumuzu burada bir kez daha belirtmek isterim.

Hedefimiz de belli şiarımızda: İyi günde kötü günde ezel ebed beraber.

Yeni Dünya’da artık yeni bir Türkiye var. Yeni Türkiye’nin yeni yönetim modeli var. Bu model bizlere de sorumluluklar yüklemektedir. Hepimiz; meslek birliklerinden odalarına, kurullarından şirketlerine kadar topyekun bir kurumsal değişim sürecinde aktif olmalıyız.

Bilgi güçtür. Lakin bilginin her an kendini güncellediği bir dünyada asıl güç, onu takip eden değil, ona yön veren taraf olmaktan geçer. Müsiad budur.

İki günü birbirine denk olan bizden değildir buyuran yüce peygamberin ümmetine çalışmak, üretmek ve her tehdit karşısında tevekkülle dimdik ayakta durmak yakışır. Bize bu yakışır.

Kendi bünyemizde gerçekleştirdiğimiz ve adına Tazelenme dediğimiz bu değişimi, 30 yıldır bağlı olduğumuz temel değerlerimiz ve kuruluş amaçlarımıza sadık kalarak sürdürüyoruz.

Tazelenme, MÜSİAD’ın etki ve güç alanını, daha etkin ve verimli hale getirmek için başlamıştır.

Bu, Güçlü Türkiye yolunda ilerlerken memleketimizin ve devletimizin menfaatleri doğrultusunda atmamız gereken bir adımdı. Bildiğiniz gibi MÜSİAD, ülkemizin kadim ticaret geleneğini temel alarak büyüyen bir iş ve sermaye platformudur.

Yeni dönemde dinamik bir yapıya bürünen MÜSİAD, daha fazla proje üretmeyi ve bu projelerin gerçeğe dönüşmesi için sıkı bir takip süreci yürütmeyi hedefliyor.

Ortaklık, iş insanımızın tek başına bir yatırımı sırtlayabilmek için faiz yükünün altına girmesini engelleyen, bizim ticaret geleneğimizde de yeri olan bir iş modelidir.

Adıyaman’da, bu iş modelinin başarılı bir örneğini görüyoruz.

2013 yılında 32 MÜSİAD üyesinin bir araya gelerek kurduğu ADIMER, burada işlediği mermeri, dünyaya pazarlıyor.

Bu örnek dahi aslında, MÜSİAD’ın öneri ve projelerinin ne kadar isabetli olduğunun bir kanıtıdır.

Bizler yeni dönemde de sahanın nabzını tutarak toplamış olduğumuz tüm verileri, başta üyelerimiz olmak üzere ülkemizin menfaatleri doğrultusunda işlemeyi ve üretmeyi sürdüreceğiz.

Değerli Misafirler,

Sözlerimi tamamlarken, şubemizde gerçekleşen görev değişiminin Adıyaman iş dünyası ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Görevi devralacak yeni başkanımıza ve görevi devreden Şerif Bey’e önceki dönem başkanlarıma ve Organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyor, hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Allaha emanet olun.

Abdurrahman Kaan

MÜSİAD Genel Başkanı