AVUSTURYA GENEL KURULU
26 ŞUBAT 2021
ONLINE
Değerli Yönetim Kurulu Üyelerimiz,
Avusturya Şubemizin Değerli Başkan ve Üyeleri,
Değerli Katılımcılar,
MÜSİAD Avusturya Genel Kurulu’nda sizleri saygıyla selamlıyorum, hoş geldiniz.
Dünyayı etkisi altına alarak bizleri yeni bir yaşam biçimine alıştıran Koronavirüs Salgını nedeniyle genel kurullarımızı maalesef yüz yüze, birbirimize temas ederek, sohbet ederek değil, online yapmak durumunda kalıyoruz. En kısa sürede salgının etkisinin azalmasıyla birlikte sizlerle yeniden fiziki olarak bir araya gelmeyi ümit ediyoruz.
Değerli Katılımcılar,
Dünya bugün, ülkelerin kendi güçlerini koruyarak, kendi kendine yetebilmelerinin ve uluslararası rekabette söz sahibi olabilmelerinin öneminin vurgulandığı günlerden geçiyor. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de, kitlesel krizlerin ortaya çıkarmış olduğu tablo, yalnız yürüyen ülkelerin, krizin getirmiş olduğu olumsuz koşul ve sonuçların ortadan kaldırılması noktasında geriden geldiğini ve bu konuda da yalnız kaldığını göstermektedir. Geçtiğimiz yılın ilk aylarından itibaren tüm dünyayı etkisi altına alan ve küresel bir krizi beraberinde getiren Covid-19 Salgını, ortak mücadelenin ne denli önemli olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur.
Bildiğiniz gibi AB, Türkiye’nin her zaman önemli stratejik ortaklarından biri olmuştur. Söz konusu stratejik ortaklığın odak noktası, Türkiye-AB ilişkilerinde iş birliği mekanizmalarını hayata geçirebileceğimiz alanlar oluşturmak olmalıdır. Bu doğrultuda, AB ile olan ilişkimizin, ekonomi ve politika alanlarında “karşılıklı bağımlılık” ilkesi ekseninde ve kesintisiz diyalogla ilerlemesi önem arz etmektedir.
Özellikle salgın süresince Türk üreticilerin, AB ülkeleri başta olmak üzere dünyanın birçok noktasına tıbbi ürün ve tıbbi araç gereç ihraç ettiği gördük.
Bunun yanı sıra Türkiye, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkeye tıbbi ürün ve cihaz yardımı yaptı.
Dolayısıyla pandemi ile birlikte, Türkiye’nin hâlihazırda var olan önemli bir üretim, ticaret ve lojistik üssü olma potansiyelinin daha da ortaya çıktığına tanık olduk.
Her zaman ifade ettiğimiz gibi, önümüze çıkan fırsatları iyi değerlendirdiğimizde, Türk sanayicileri olarak ürünlerimizi tüm dünyaya ulaştırabilmemizin önünde hiçbir engel yoktur. Bu dönem, bu düşüncenin ne kadar isabetli olduğunu bir kere daha ortaya koymuştur. MÜSİAD olarak, Avrupa’daki 10 ülkede bulunan toplam 20 şube ve temsilciliğimizle, AB ve üye ülkeler ile ilişkileri geliştirmeyi ve kamu - özel kurum ve STK’lar üzerinden gerçekleştireceğimiz iş birliği anlaşmaları ile sosyo-ekonomik ilişkileri ileri taşımayı hedefliyoruz.
MÜSİAD olarak Devletimize, dış politikada attığı tüm adımlarda olduğu gibi, AB ile ilişkilerin geliştirilmesi noktasında da globalde sahip olduğumuz tecrübe ile destek olmayı sürdüreceğiz.
MÜSİAD Avusturya’nın, ülkemizin AB ile olan ticaretinde son derece önemli bir rolü üstlendiğini de ifade etmek isterim.
İş insanlarımızı, yalnızca Avrupa değil, dünyanın her ülkesine açılmaya teşvik ederek dış ticaretlerini geliştirmeye vesile olan ve salgın döneminde gerçekleştirilen en büyük fuar olma özelliği bulunan MÜSİAD EXPO 2020 ticaret fuarımızı, Kasım 2020’de, geniş bir katılımla gerçekleştirdik.
İstanbul TÜYAP’ta gerçekleştirdiğimiz ve dünyanın her bölgesinden iş insanı, siyasetçi ve akademisyenin katıldığı EXPO, iş insanlarımızın yeni iş birliklerine açılmasını sağlarken, yabancı yatırımcıların da ülkemizdeki yatırım fırsatlarını yakından incelemesine olanak tanımış oldu.
Bu bakımdan MÜSİAD olarak AB ve dünyanın her ülkesiyle olan ilişkilerimizi daha da geliştirmek adına, EXPO başta olmak üzere uluslararası organizasyonlarımızı her defasında geliştirerek sürdüreceğiz.
Değerli Misafirler,
Burada, önemli bulduğum bir noktaya değinmek istiyorum: Türkiye olarak, Avrupa Birligi’nin
gelecek dönem sanayi politikasının ve ekonomik büyüme stratejisinin çerçevesini çizen yeni yol haritası olarak ortaya koyduğu Avrupa Yesil Mutabakatı’ndaki rolümüzü son derece önemsiyoruz.
Avrupa Yeşil Mutabakatı, bilhassa 1 milyar avroluk bütçesiyle ülkemiz için de son derece önemli bir kaynak potansiyeli taşımaktadır. Bu kapsamda, ciddi projeler geliştirmek bizler için önemli bir sorumluluktur.
Avrupa Yeşil Mutabakatı, yalnızca iklim değişikliğini kapsamamakta, aynı zamanda Temiz ve Döngüsel Ekonomi İçin Sanayi, Enerji ve Kaynak Verimliliği Sağlanmış Binalar, Tarladan Çatala (Sofraya) Tarım gibi hedefleriyle, birçok konuya da temas etmektedir.
Meseleye bu kapsamda yaklaştığımızda; Avrupa ile dış ticaret payımızın %50’ler düzeyinde olduğunu da hatırlayarak, mutabakatın, Türkiye için oldukça önemli olduğunu ifade etmeliyiz.
Uzun yıllardır ülkemizin en önemli ticaret ve yatırım ortağı olan AB’deki gelişmeleri takip etmek ve bu gelişmelere uyumlu karşılıklı yol haritaları belirlemek, AB ile olan ilişkilerin her iki taraf adına verimli bir revizyona tabi olması adına önemlidir.
Zira 2050 yılına kadar varacak olan uzun bir vadede; AB’nin enerji, finansman ve sanayi başta olmak üzere birçok alanda gerçekleştireceği dönüşüm, Türkiye’yi doğrudan etkileyebilecek bir potansiyel taşımaktadır. Bu kapsamda Avrupa Yeşil Mutabakatını yalnızca bir çevre meselesi olarak görmemek gerekir. Ülkemizi de yakından ilgilendiren ve sonuçları itibariyle yeni bir uluslararası ticaret sistemi ve iş bölümüne neden olacak bu programa adapte olabilmek için; yeni iklim rejimi çerçevesinde yaşanacak gelişmelere ayak uydurmak, yalnızca Türkiye için değil diğer bütün ülkeler için zorunlu hâle gelmektedir.
Bu noktada karbon kaçağının minimum seviyeye indirilmesi ve ekonominin tamamında karbonun etkin biçimde fiyatlandırılması hedeflerine yönelik ticarette yeni vergiler ve tarifedışı engelleri kapsayan yeni bir sistemden söz ediyoruz. Özetle Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum, aslında ekonomide ciddi kazanımları da beraberinde getirecektir. Bu çerçevede üretimden istihdama; ticaretten ihracata kadar ekonomik döngünün her aşamasında yeni bir şekillenme söz konusu olacaktır.
Değerli Misafirler,
Sözlerimi tamamlamadan önce bir önemli konuya daha değinmek isterim:
Malumunuz olan ve Avrupa’da özellikle son yıllarda yükselişe geçmiş olduğunu gördüğümüz islamofobinin, sosyal, psikolojik ve ekonomik etkilerini görüyoruz, yaşıyoruz.
Bizler Müslüman iş insanları olarak, halklarımız arasında hiçbir köklü problem bulunmazken, gereksiz bir gerilim ve önyargıyı besleyen bu algıyı kırmaya yönelik bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da elimizden geleni yapacağız. İtidalli yaklaşacağız; fakat İslam’a, Müslümanlara yönelik bu nefret ve kin rüzgârının da önünde duracağız, ilerlemesine müsaade etmeyeceğiz.
Sıklıkla ifade ettiğimiz üzere, Türkiye ve Avrupa Birliği ülkeleri önemli bir ticari müttefik.
Bunu daha da ileri taşımaya yönelik MÜSİAD Avusturya başta olmak üzere Avrupa’daki şubelerimizin, üyeleriyle birlikte ciddi sorumluluklar üstlenerek büyük bir çaba ortaya koyduğunu vurgulamak istiyorum.
Bu duygularla sözlerimi tamamlarken, MÜSİAD Avusturya Genel Kurulumuzun hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Abdurrahman KAAN
MÜSİAD Genel Başkanı