MÜSİAD BALIKESİR GENEL KURULU

24 HAZİRAN 2021

Sayın Akparti Başkanı

Değerli MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyelerim,

Çevre illerden Gelen Şube Başkanlarım

MÜSİAD Balıkesir Şubemizin Değerli Başkan ve Üyeleri,

Değerli Basın Mensupları,

Bir kez daha Balıkesir’de bir araya gelmemize vesile olan genel kurulumuzda sizleri saygıyla selamlıyorum; hoş geldiniz.

Değerli Misafirler,

Marmara’nın önemli üretim ve ticaret bölgelerinden Balıkesir’deyiz. Kısaca baktığımızda, şehir ekonomisinin % 51' oranında sanayiye bağlı olduğunu görüyoruz.

İlin başlıca geçim kaynaklarından biri de tarım olduğu için de tarıma dayalı endüstri gelişmiş durumda. İmalat sanayii, toplam GSYİH'nın %17'sini oluşturmaktadır.

Balıkesir’in yakın çevresindeki illerde sanayi için bir doygunluk söz konusu. Yeni yatırımlar bir yana, mevcut yatırımların genişlemesi için bile yatırım arazisi bulunamaması söz konusudur. Bu kapsamda sanayinin taşınması için Balıkesir, rezerv alan niteliğinde görülmektedir ve sanayinin yeni odağı olmaya da adaydır.

Sanayi yatırımlarının Balıkesir’e taşınması konusunda göz önünde bulundurulması önem arz eden unsur, ulaşım ve lojistik yapısıdır.

Balıkesir’in İstanbul, Bursa ve İzmir gibi üç büyük sanayi merkezine yakın olmasının sağladığı avantaj ile birlikte Gebze-Orhangazi-İzmir ve Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Balıkesir Otoyolu projelerinin tamamlanması, ulaşım ve lojistik anlamında bölgeye önemli bir güç katacaktır. Ayrıca Balıkesir kent merkezinde yer alan Gökköy Lojistik Merkezi; Büyük Anadolu Lojistik Organizasyonları (BALO) projesinin en önemli toplanma ve aktarma merkezi olarak işlev görecektir.

2020 yılında Türkiye’nin en çok ihracat yapan illeri arasında 24. Sırada yer alan Balıkesir, ülke genelinde ihracatın daraldığı bu dönemde, ihracatını %5,5 arttırarak 617,5 milyona çıkarmayı başarmıştır.

Söz konusu ihracatta öne çıkan gruplar sırasıyla, Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller (%23), Elektrik Elektronik (%17) ve Hazırgiyim ve Konfeksiyon (%10) grubu olurken, ön plana çıkan bu sektörlerin ilin toplam ihracatında orantılı bir şekilde dağılmaları, Balıkesir ekonomisinin kırılgan olmadığını ve ürün çeşitliliğinin sağlandığını göstermektedir.

Bu dönemde toplam 158 ülkeye mal ve hizmet ihracatı gerçekleştiren Balıkesir’de; ihracat yapılan ülkeler arasında ilk üç sırayı Irak, Almanya ve ABD almıştır.

Balıkesir’in, bu başarılı grafiği sürdürmesi ve daha yukarı taşıyabilmesi için, bizler MÜSİAD olarak elimizden geleni yapacağız.2020 yılının ilk aylarından itibaren Covid-19 pandemisi, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ana gündem oldu. 2019 yılında başlayan süreç, 2020’de tahminlerin ötesinde bir etkiyle sürdü ve 2021 yılında da devam ediyor.

Sadece kendisine değil hinterlandına da sahip çıkan ve bölgesel büyümeyi tetikleyen unsurlarıyla Balıkesir şehrimiz, şehir ekonomilerini geliştirmek adına çıktığımız yolda önemli duraklardan da biridir.

Kıymetli Kardeşlerim,

Dün oldukça geniş katılımlı gerçekleşen ekonomi müdürleriyle yaptığım toplantıda nihayet Şehirleri özgün değerleriyle kalkındırma ve markalaştırma projemizi anlatmak fırsatını bulduk. Çünkü bir şey artık çok açıktır: yeni dünya düzeninin kendine münhasır koşullarına ayak uydurmak zorundayız. Bunlardan en önemlisi de yatırımların doğru kanalize edilmesi ve bilhassa şehir ekonomilerin in yatırım planlamalarında temel strateji olarak benimsenmesidir.

Sizlerin de gayet iyi bildiği üzere göreve geldiğim ilk günden görevimi teslim edeceğim son günlere kadar sadece Genel Merkezde durmayan ve sürekli sahanın nabzını tutmaya ve siz kıymetli üyelerimize temas etmeye çalışan bir başkan olmaya gayret gösterdim.

Çünkü MÜSİAD demek, SAHA demektir. MÜSİAD, ona gönül vermiş sizler gibi memleket sevdalısı insanların evi, yurdu, okuludur. Ben her şehir ziyaretimde hem üyelerimin temel sorun ya da taleplerini dinledim hem de her şehrin kendine özgü değerleri etrafında geliştireceği ekonomiyi not aldım. Gelecekte devletler değil şehirler yarışacaktır. Bu nedenle gelişen ve markalaşan her şehir aslında milli gelire kazandırılan yüklü bir sermaye stokudur.

Dünyada muadilleri, yani benzer özelliklere sahip olan şehirleri gerek üretim hacmi gerekse GSMH’ya katkıları bakımından devasa rakamlara ulaşmışken aynı değerlere sahip şehirlerimizin ekonomik açıdan sıkışıp kalması doğru değildir. ;

Bu durum ancak şehirlerin özgün değerlerinin belirlenmesi, o değerlerin uygun yatırım ve yatırımcılarla buluşturulması, destek ve teşvik verimliliğinin sürekli kontrol edilmesi ve elbette değerin varlığa dönüşme sürecinde o şehrin markalaşmasıyla mümkündür.

Ben bilhassa Balıkesir’de o potansiyeli görmekteyim.

Kıymetli kardeşlerim,

Dikkat ederseniz Pandeminin zorlu şartlarına rağmen 2021 ilk çeyreğinde ülkemiz %7’lik bir büyüme oranına ulaştı. Bu, oldukça önemli bir başarıdır. Ancak büyüme kalkınma için tek başına yeterli bir kriter midir? Yani sürdürülebilir bir büyümenin temel koşulları neler olmalıdır? İşte bu soruların yanıtı doğru yatırım stratejileri oluşturma, yabancı yatırımları ülkemize çekebilme ve şehir ekonomileri etrafında katma değeri yüksek bir ekonomi ağı kurmaktan geçmektedir.

Burada önemli olan sürekli ve volatilitesi en aza inmiş yani hem iç hem de dış yatırımcı için güven oluşturan bir büyüme ortamı sağlamaktır.

Türkiye dinamik ve hızlı yol alabilen bir ülkedir. Çünkü genç bir nüfusu ve bir anda aktive olabilen bir imalat sanayi kültürüne sahiptir. Balıkesir, bunun en belirgin örneklerinden biridir. Ancak bizler bir şeyi de hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamalıyız:Ülkemizin 79 şehri ile tarımsal üretime dayalıdır . Sanayinin tek başına hüküm sürdüğü nadir şehirler vardır. Bu nedenle tarımın ülkemiz açısından hem dünya pazarlarındaki rekabet avantajlarımız, hem de önümüzdeki süreçte ortaya çıkacak gıda krizleri karşısındaki hayati önemini her daim akılda tutmamız gerekmektedir.

Kıymetli Kardeşlerim,

Geçen haftalarda, TBMM’de Küresel İklim Değişikliği ve kuraklığın sonuçlarının ele alındığı, aynı zamanda temiz enerji kaynaklarının tartışıldığı bir komisyonda MÜSİAD adına bir konuşma gerçekleştirdim. Orada MÜSİAD olarak bu konularda yaptığımız çalışmalardan ve herkesten evvel gelen tehlikeyi görerek geniş bir vizyon ile nasıl projeler geliştirdiğimizden bahsettim.

Ne acıdır ki önümüzdeki yıllar, bilhassa iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklıklar neticesinde gıdaya erişim açısından önemli zorlukları da beraberinde getirecektir. Aynı zamanda bu durum su için de geçerlidir. Türkiye, Su zengini bir ülke değildir. Bu nedenle kaynakların etkin ve verimli kullanımı gelecek nesillere bırakacağımız, verimli tarım arazileri aslında bizlerin de temel stratejilerinden olmalıdır.

Pandemi bize bir şeyi daha hatırlattı: kendi kendine yetebilmek. Hatırlarsanız küreselleşme kuralları içinde serbest mal ve sermaye hareketleri ülkeleri biraz da üretim ve kendi kaynaklarını değerlendirme konusunda tembelleştirmişti. Rahatlıkla çok uluslu firmalar kaynak zengini ülkelere gelerek kendi ülkeleri lehine üretimleri bu ülkelerde gerçekleştirip karı kendi ülkelerine transfer etmekteydiler. Dikkat ediniz, yeni dönem ulus ekonomilerinin ön plana çıkacağı ve her ülkenin kendi kaynaklarına ve yerli-milli sermayesine sımsıkı sarılacağı bir yüzyıl olacaktır. Bu kaynakların başında elbette su, tarım alanları, tohum, hayvanlarımız, madenlerimiz, bize özgün ve tıbbi üretimde kullanılan bitkilerimiz, enerji kaynaklarımız, insan gücümüz ve elbette milli sermaye ile bizleri her mecrada ve her krizde ayakta tutan milli şirketlerimiz gelmektedir.

Yerli ve milli üretimde kritik pozisyondaki bütün sektörlerimizin kendi kendine yeterlilik politikalarının artırılması ve bilhassa dış ticarete yönelik yeni bir stratejinin belirlenmesi, doğru bir adım olacaktır.

Değerli Misafirler,

Bildiğiniz üzere, yeni dünya sistemine önceden hazırlık yapmak amacıyla, MÜSİAD olarak tazelenme sürecimizi başlattık. Yola çıkış mottomuz, “beraber” oldu. Şimdi ise VARIZ diyoruz. Tüm yüreğimiz ve gücümüzle ülkemizin kalkınmasına ve yeni bir hikaye yazmasına vesile olmak için VARIZ diyoruz. Çünkü MÜSİAD’a yakışan duruş her daim devletinin hizmetinde, milletinin ve ümmetinin yanında olmaktır. Biz, bugün Avrupa Birliği’nin temel çalışma konuları haline gelen başlıkları 2,5 sene evvel başlattığımız tazelenme sürecimizde KOMİTE adları olarak planlamıştık. Bu, çok açık bir vizyonun ve ileri görüşlülüğün en yalın ifadesidir.

Yapmayı planladığımız ve vaat ettiğimiz neredeyse tüm açılımları tazelenme sürecimiz çerçevesinde yerine getirdik. Şimdi geniş çaplı projelerimizle bu sürecin meyvelerini topluyoruz.

MÜSİAD olarak, ülke ekonomisine yapılan katkıyı artırmaya ve üyelerimiz arasındaki ortaklık kültürünü geliştirmeye yönelik projeler geliştiriyoruz.

MÜSİAD MECLİS çatısı altındaki toplam 23 komitemiz kendi tematik ya da sektörel alanlarına uyumlu projeler ile Anadolu’daki potansiyel yatırımcı ve sanayicileri belli projeler etrafında toplamaya başladılar.

Bu projeler, Anadolu’daki sermaye gücünü, projelere yatırım yapmak veya ortak olmak adına teşvik etmeye başladı.

Örneğin Yatırım ve Üretim Üsleri Projemiz ile dar alanlarda üretim yapmakta zorlanan ve bu nedenle ölçek büyüklüğüne erişemeyen küçük ölçekli firmalarımıza tüm ihtiyaçlarının aynı ortamda karşılanacağı bir yaşam ve üretim bölgeleri inşa ederek onları zamanla OSB’lere geçmeye hazır ve kurumsallaşmış firmalar haline getirecek bir model oluşturduk. Bu modelin ilk prototipini tamamladık, ikincisinin de inşasına başladık.

Tekrarlaması muhtemel salgınlar ve afetler için üretim üsleri kurmak zorundayız. Üretim üsleri kurarak, salgın ya da ağır afet durumlarında firmaları, çalışanları ve üretimi korumak, tam kapanma olmadan devam ettirmek mümkün olur.

Diğer yandan Akıllı Tarım Kentler Projemiz ile kırsal kalkınmayı teşvik etmek ve bu şekilde tersine göçü desteklemek ve homojen bir nüfus yapısına kavuşmak adına bir girişim başlattık.

Bunu bir model olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunduk.

Akıllı Tarım Kentler Modeli ile büyük şehirlere sıkışan nüfusu ve özellikle kadın ve genç girişimleri hedef alan imkânlarıyla, kırsal yaşamı özendirme ve kırsal kalkınmayı destekleme inisiyatifi geliştirdik.

Bugün Anadolu’daki pek çok üyemiz bu inisiyatifi kendi bölgelerinde uygulamak üzere hazırlık çalışmaları yapmaktadırlar.

Bunlar gibi daha pek çok projemiz komitelerimiz tarafından üretilip tabana yayıldılar.

Gastro-ekonomi ve Türk Mutfak Sanatları üzerinden Şehirleri Gastro-Turizm alanında markalaştırmak, Karavan Turizmi, Sahra Hastaneleri gibi yapıları çoklu ortaklıklar üzerinden kurmak, ikinci el araç piyasasında güvenli alım platformu oluşturmak, gayrimenkul güvenli alım-satım platformu oluşturmak, 2023 hedefleri doğrultusunda 20 yer 23 lokasyonda seçili KOBİ’leri büyüterek Türkiye ve Dünya Markası haline getirmek. Bu ve bunun gibi birçok proje MÜSİAD’ın tazelenme serüveninin meyveleri oldu.

Şimdi ise Doğrudan dış yatırımcı için Türkiye’yi bir yatırım ve ticaret pazarı olarak tanıtmak ve MÜSİAD’ın dış saha yaygınlığını bir ticaret ve yatırım sistemi gibi çalıştırmak için CB Yatırım Ofisi ile birlikte kurguladığımız MÜSİAD TIA (MÜSİAD TİCARET ve YATIRIM AJANSLARI) sistemini hayata geçirmeye çalışıyoruz.

Sizler, tüm şube ve yurt dışındaki ağlarımız yeni başkanlık döneminde kaldığımız yerden bu entegrasyona tabi olacak ve Allah’ın izni ile sürecimizin MÜSİAD’ımızı çok daha ileriye taşınmasına vesile olacaksınız.

Kıymetli Misafirler,

Sözlerimi burada tamamlarken, şubemizin genel kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Abdurrahman KAAN

MÜSİAD Genel Başkanı