ŞUBE GENEL KURULU
20 MART 2021
BATMAN
Sayın Valim,
Değerli Yönetim Kurulu Üyelerim,
İş ve Siyaset Dünyasının, STK’ların, Odalarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri,
MÜSİAD Batman Şubemizin Değerli Başkan ve Üyeleri,Genç Müsiadlı kardeşlerim,
Kıymetli Basın Mensupları,
Batman Şubemizin Genel Kuruluna hoş geldiniz, sefalar getirdiniz, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Kıymetli Misafirler,
Pandeminin zorlu koşullarına rağmen şube genel kurullarımız vasıtasıyla Anadolu’ya şartlar elverdiğince dokunmak ve bu sayede hem genel kurullarımızı gerçekleştirip hem de sizlerle ülkemizin ekonomik, ticari ve siyasi gündemine dair sohbetlerde bulunmaktan mutluluk duymaktayım. Ne demiştik? MÜSİAD, sahada en etkin ve yaygın, eşine nadir rastlanır bir sermaye platformudur. Bu özelliği ile de ülkemizin gerek ekonomik gerekse sosyal açıdan kılcal damarlarına kadar nüfuz etmiş ve en ince saha bilgisine dahi hâkim olmanın verdiği güç ile ilerlemektedir.
Genel Başkanlığım sürecinde, her vesile Anadolu’nun nabzını tutmak, üyelerimiz ile bir araya gelmek, onlara dokunmak ve sektörel sorunları bizzat muhataplarından dinleyerek ilgili mercilere ulaştırmak adına gerek memleketim gerekse kuruluşundan bu yana içinde yetiştiğim ve her aşamasında görev aldığım MÜSİAD’ımız için seyrüsefer halinde oldum. Diyebilirim ki İstanbul Genel Merkez’de geçirdiğim gün sayısı seferde geçirdiğim zaman yanında azdır. Bundan hem mutluluk hem de onur duyuyorum. Çünkü MÜSİAD, sadece bir bölgeye sıkışmış ve nüfuz alanı dar bir sermaye grubu değildir. MÜSİAD, bu ülkenin sosyal, siyasi ve ekonomik tarihinin en canlı şahidi ve hatta onu inşa eden unsurlardan biridir.
Ve bugün Batman’dayız. Dicle’nin aktığı toprakların tarihi ile müsemma şehri Batman. Coğrafya kaderdir der İbn-i Haldun. Bir şehrin hayatı aslında onun coğrafyasının ona sunduğu şartların toplamıdır. Batman Çayı ve Dicle şehrimizin ana kaynağı olmakla beraber, ve diğer küçük akarsular şehrin gelişmesini desteklemişlerdir. İklim ve su alanlarının şehrin gelişim yönünü değiştirmekte ve Batman kuzey, kuzey batı ve doğu yönünde planlı olarak büyümektedir. Ancak bu gelişim şayet belli bir plan dâhilinde yapılmazsa Batman’ın akarsular tarafından beslenen verimli ovalarının kentsel hareketlilik nedeniyle kaybedilme olasılığı da akılda tutulmalıdır.
Batman’da Türkiye’nin diğer illerinde yaşadığımız göç sorunu bu şehrin kendi kaynaklarını katma değeri yüksek bir şekilde değerlendirmesinin önüne geçmektedir. Batman’da görülen aşırı göç ve çarpık yığılma nedeniyle şehirde ortaya çıkan hızlı büyüme, şehrin sağlıklı gelişimi için büyük bir engel teşkil etmektedir. Batman gerek doğal kaynakları, gerek stratejik konumu ve ticaret ağları üzerinde olması, gerek değerleri ve insan nüfusu ile oldukça geniş bir potansiyele sahip bir şehrimizdir. Bilhassa yeni dönemin lojistik hatlarının yeniden planladığı dünya düzeninde Batman oldukça stratejik bir öneme sahiptir.
TPAO verilerine göre, Türkiye'de üretilen ham petrolün %75'i Batman'daki kuyulardan sağlanmakta, şehirde günde yaklaşık 27 bin varil petrol çıkarılmaktadır. Batman'da arsa tahsislerinin ardından kurulacak fabrikalarla 2023 yılında 10 bin kişinin istihdam edilmesi hedeflenmektedir.
Yapımı tamamlanan Batman Barajı, bugüne kadar ürettiği 4,9 milyar kilovat saat enerjiyle milli ekonomiye 2 milyar TL'den fazla katkı sağlamıştır. 2020 yılında Türkiye’nin en çok ihracat yapan illeri arasında 65’inci sırada yer alan Batman, ülke genelinde ihracatın daraldığı bu dönemde, ihracatını %22,9’luk artışla 35,1 milyon dolara çıkarmayı başarmıştır.
Bu veriler, zorlu geçen bir pandemi dönemi için gerçek bir başarıdır. Bizler MÜSİAD olarak her zaman şehirlerimizin mevcut potansiyellerini en üst seviyede kullanmalarına yönelik çalışmalar yürütüyoruz.
Yol arkadaşlarımıza, Türkiye’de 89 nokta ve dünyada 95 ülkede 225 irtibat noktamızla destek oluyoruz. Ve şimdi onları güçlü bir ticaret ve yatırım ağıyla birleştirmek için yepyeni bir yapılandırma hareketini başlatmaktayız.
Sağladığı 2 milyon kişilik istihdam ile Türkiye ekonomisine ve milletine faydalı olmak için her gün daha fazla çalışan bu değerli yapıyı bizler, her bir üyemizle bu noktaya getirdik.
Bunu, kurum kültürümüz, bilgi birikimimiz ve teşkilatımızdan aldığımız güçle yapıyoruz.
Sizler aracılığıyla yurt içi ve yurt dışı bölgelerden edindiğimiz bilgileri işleyerek, önemli bir veri tabanı oluşturuyoruz. Bunun sonucu olarak da iş dünyasına, tüm riskleri, fırsatları ve güncel sorunları ortaya koyan bir tablo sunuyoruz.
Kıymetli misafirler,
Pandemi dedik! Evet bugünden yarına geçecek bir süreç değil. Aşılama çalışmaları tamamen bitse bile toplumsal bağışıklığın zaman alacağını uzmanlar dile getirmektedir. Yani bir bu kadar daha yolumuz vardır. Tüm bunlar olurken aslında sessizce yeni bir yaşam biçimi hayatımıza girmekte ve bizler sakince bu yeni kurallara adapte olmaktayız.
Elbette sosyal bir yorgunluk var ama aynı zamanda tepki mekanizmalarımızda da bir durulma olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla geçen sene yadırgadığımız pek çok kural bugün normalize oldu. Bir sene sonra ise alışkanlık olacaktır. Yeme içme alışkanlığı, alışveriş alışkanlığı, çalışma sistemlerinde test edilen yeni modeller ve bunların getirdiği avantajlar gibi. Epeyce bir süre teyakkuz durumunda olacağımız da kesin. Ancak bu durumun üretim alışkanlıklarımızda bir aksamaya neden olmaması için her zamankinden daha fazla çalışmak ve dur durak bilmeden üretmek gereken bir dönemden geçtiğimizin de altını çizmek isterim.
Bugün baktığınızda pekçok devletin milli gelirini katlayan iç üretim ve GSYİH’ya katkısı ile öne çıkan şehirler birer marka değeri olarak dünya global üretiminde kendi ülkelerinden bile daha fazla söz sahibi olabilmektedirler. Bu da inanın kendi kendine yetebilirlik kavramından geçmektedir. Her şehrin özgün ve stratejik değerlerini, kaynaklarını ve sektörlerini keşfedip onları doğru yönlendirmek ve çalıştırmak, doğru planlama budur. Her şehrin kendi özgün değerleri ile kalkındırılması hem nüfusun ülke çapında dengelenmesini sağlar hem de topyekun bir kalkınmanın sürdürülebilirliğini sağlar. Yani dünya muadilleri ile kıyaslayarak kendi varlıklarını değerleme kriterleri belirleme ve şehir eşleştirme. Batman şehrimiz de dünyadaki muadilleri karşısında benzer kaynakların çok daha verimli yöntemler ile işletilmesi modeli ile milli gelirdeki payını artırmaya en muktedir şehirlerimizdendir.
Değerli misafirler,
Elbette ekonomik olarak karşımızda ciddi sorunlarımız var. Enflasyon, cari açık, azalan rezervler, artan döviz kurları, artan kredi maliyetleri, pandemi nedeniyle oldukça büyük kayıplar yaşayan turizm başta olmak üzere hizmetler sektörünün farklı kollarında iş yapan firmalar, kredi döndürmek zorunda kalan firmalarımız, yapılandırma sorunu içinde kalan firma ve bankacılık sistemi… Bunları yok sayamayız. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde açıklanan Ekonomi Reform Paketinin bu sorunlara getirdiği yaklaşım bizi umutlandırmaktadır.
Bilhassa senelerdir söylediğimiz bazı hususların bu plana girdiğini görmek bizi mutlu etmektedir. Nedir bu hususlar?
1. Biz ısrarla enflasyon ile mücadelenin ana unsurunun üretimi artırmak ve doğru üretim planlamaları yapmak olduğunu söyledik. Çünkü enflasyon iktisadi bir faktördür. Eğer siz enflasyonu finansal bir parametre gibi görürseniz ekonomik yani reel bir sorunu finansal araçlarla çözmeye çalışırsınız. Bu da açmazları beraberinde getirir. Nedir bu açmazlar? Enflasyonu düşürmek adına ısrar edilen sıkı para politikası gereği artan kredi maliyetleri bir süre sonra yatırımcının ve üretici kesimin belini kıracak ve üretim yapma hevesini yok edecektir.
2. Üretim tek başına bir unsur değildir. Üretim-ticaret-yatırım senkronizasyonu içinde yapılmalıdır. Yani üretim satışa yönelik hem iç talep hem de dış Pazar talepleri gözetilerek hem miktar hem de ürün bazında yıllara ve dönemlere göre hatta şehirlere göre uygun planlanmalı ve buna uyumlu yatırım projeleri desteklenmelidir.
3. Enflasyon sorunu aslında üretim maliyetlerinin nihayi ürüne yansımasıdır. Üretim maliyetlerimizde de başı maalesef ithalat çekmektedir. İthal girdinin azaltılması ise yerli ve milli üretimi tüm sektörlerde hem hammadde hem de yarı mamulde teşvik etmekten geçmektedir. Yeni Ekonomi Reform paketinin bu hususa yani yerli ve milli sanayileşmeye bilhassa vurgu yapması bizi mutlu eden bir diğer konudur. Ancak bazen ithalatı özendiren ve hiç gerek yokken ithalat kararı verilen ürün gruplarının olduğunu görmek bunların haberlerini almak tam olarak ne yapılmak istendiği hususunda inanın bizleri de şaşırtmaktadır.
4. Teşvik ve destekleme verimliliğinin sağlanması yani doğru proje ve doğru firma ve yatırımlara teşviklerin sağlanması ve iktisadi açıdan israfı durdurarak üç konuda verimlilik ve sıkı takip sistemi kurmalıyız: sermaye verimliliği, teşvik verimliliği, kaynak verimliliği. Eğer bu üç kalemi doğru dağıtıp sıkı denetlemezsek piyasadaki para miktarı ne olursa olsun yatırıma yönelmeyecektir.
5. Pandemi tamamen bitse bile bile bizi bekleyen iki büyük sorun daha var: İklim değişikliği ve biyolojik terör . Dolayısıyla bu süreçte her ülke mecburen kendi yedek planlarını yapmakta. Aslında ülkeler artık kendi kendine bilhassa gıdada yetebilme planlarını oluşturmakta ve buna göre tarım arazileri, meraları etkin kullanma teknikleri geliştirmektedirler. Ayrıca su kaynaklarının güvenliği ve etkin işletilmesi geleceğin dünyasının yeni mücadele alanı olacaktır. Üretimden tutun da güvenliğe kadar her alanda olası bir tekrarın önlemleri alınacaktır. Söz konusu avantajı bütün parametreleriyle birlikte sahaya yansıtabilmemiz için, Covid-19’un getirdiği orta ve uzun vadeli dönüşüm sürecine imalat sanayiini çok iyi hazırlamalıyız. Zira önümüzde Ar-Ge ve yenilikçilik kapasitemiz ve iş gücü yetkinliklerimizi geliştirmek için kullanarak uzun vadede küresel ekonomide ciddi bir sıçrama yapabileceğimiz bir fırsat alanı bulunmaktadır.
Kıymetli Misafirler,
Bizler özellikle sahadan gelen bilgiler doğrultusunda yaptığımız analizler ile daha 2018 başında bugünün hatta 2023-2025 hattının yeni dünya düzenini anlatan bunu açıklayan raporlar hazırladık, demeçler verdik. Geleceği okumak bugünü iyi anlamak ve yarının gereklerini bugünün kısıtları ve kaynakları ile simüle etmekle başlar. Tazelenme sürecimiz çerçevesinde bildiğiniz üzere proje bazlı bir sisteme geçtik. Hantal yapımızdan kurtularak çok daha etkin, hızlı ve üyelerimizin çok daha fazla faydalanabileceği bir sisteme geçtik. Pandemi nedeniyle aksayan Anadolu’daki entegrasyon, bir sonraki yönetim döneminde inanıyorum ki kaldığı yerden devam edecektir. Her şehrimiz kendi kaynaklarına ve sektörel çeşitliliğine uygun bir şekilde komiteler kurulacak ve yeni projeleriniz Merkez ile çok daha yakın bir çalışma trafiği içinde değerlendirilecektir.
Bizim 2 yıl evvel düşünüp komite ismi olarak belirlediğimiz konular bugün, geleceğin stratejik kavram ve konuları haline geldi. Elhamdülillah biz bunları önceden görerek Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemine ve yeni dünya düzenine en uyumlu sermaye platformu olarak bir ilki daha başardık. Bize de yakışan budur.
Bir kaç örnek vereyim:
Lojistikte yeni yollar ve yaklaşımlar Komitesi dedik. Bakın şimdi dünya ticaretine lojistik firmaları ve onların çizdiği yeni yollar yön vermektedirler. Yerli ve milli üretim planlama Komitesi dedik; bakın şimdi üniter ekonomik yapıların temel çıkış noktası yerli ve milli üretim planlama oldu. Enerji ve Maden Yönetimi ve Yatırımları komitesi dedik, bugün enerji güvenliği ve yeni maden yatakları adına bambaşka bir ekonomik paylaşım alanı oluşmakta. Sanayi Bölgeleri ve Yerleşkeleri komitesi dedik, bakın bugün üretim üsleri kurmak tüm dünyada elzem bir yatırım alanı oldu. Akıllı şehirler ve şehir ekonomileri komitesi dedik, bizden sonra Cumhurbaşkanlığı düzeyinde politika haline geldi, 11 Kalkınma planına işlendi. hatta şehirlerin eşleştirilmesi adına AB çapında başlatılan projeler bizim bu hususta ne denli haklı ve öngörülü olduğumuzu gösterdi. Gastro-ekonomi kelimesini biz kullandığımızda ülkemizde henüz çok nadir ve kısıtlı bir kesimin uhtesinde kısıtlı çalışmalar olarak yapılıyordu. Bugün neredeyse her yerde turizmin ve ülke kalkınmasının temel çıkış noktası haline geldi. Yine aynı şekilde turizminde yeni kaynaklar ve yatırımlar dedik, turizm salt yaz turizminden çıkarak bambaşka alanlara yöneldi.
Kıymetli dostlarım,
Bizler cesur ve her koşulda üretmeyi çalışmayı başaran insanlarız. Ekonomik olarak sıkıntılı geçen 2020 yılında, Türkiye’nin en önemli fuarlarından birini gerçekleştirdik.
Pandemi sonrasında yapılan en büyük fuar olan, hem katılımcı hem ziyaretçilerden yoğun ilgi gören MÜSİAD EXPO 2020’yi geniş bir katılımla gerçekleştirdik ve başarıyla tamamladık.
4 gün süren fuara Avrupa, Asya-Pasifik, Avrasya, Afrika ve MENA ülkeleri başta olmak üzere, 102 ülkeden 15 bine yakın ziyaretçi katıldı.
Daha şimdiden MÜSİAD MECLİS çatısı altındaki toplam 23 komitemiz, Anadolu’daki her şehrimiz ile entegre olmaya başladı ve potansiyel yatırımcı ve sanayicileri belli projeler etrafında toplamaya başladılar.
Bu projeler, Anadolu’daki sermaye gücünü, projelere yatırım yapmak veya ortak olmak adına teşvik etmeye başladı.
Birkaç önemli örneği sunmama müsaade ediniz:
Örneğin Yatırım ve Üretim Üsleri Projemiz ile dar alanlarda üretim yapmakta zorlanan ve bu nedenle ölçek büyüklüğüne erişemeyen küçük ölçekli firmalarımıza tüm ihtiyaçlarının aynı ortamda karşılanacağı bir yaşam ve üretim bölgeleri inşa ederek onları zamanla OSB’lere geçmeye hazır ve kurumsallaşmış firmalar haline getirecek bir model oluşturduk. Bu modelin ilk prototipini tamamladık, ikincisinin de inşasına yakında başlıyoruz..
Dünyada ilk on ekonomi arasına girmek için ve her koşulda tekrarlaması muhtemel salgınlar ve afetler için üretim üsleri kurmak zorundayız. Üretim üsleri kurarak, salgın ya da ağır afet durumlarında firmaları, çalışanları ve üretimi korumak, tam kapanma olmadan devam ettirmek mümkün olur.
Biz bu modele kısaca KOBİ KULUÇKA MERKEZLERİ adını verdik. KOBİ’lerin eğitimden barınmaya, sosyal aktivitelerden sanat ortamlarına kadar tüm ihtiyaçlarının aynı yaşam alanında karşılandığı bu model, hem emekçilerimiz hem de üreticilerimiz ve aileleri için güvenli bir üretim ve yaşam alanı oluşturmayı amaçlıyor. Bu projemiz de merkezden planlanıp Anadolu’ya doğru aktarılan çalışmalarımızdan biri oldu. Aynı zamanda bu projemiz YOİKK kapsamında SBB tarafından devlet himayesi altında proje olarak tescillendi.
Aynı şekilde Akıllı Tarım Kentler Projemiz ile kırsal kalkınmayı teşvik etmek ve bu şekilde tersine göçü desteklemek ve homojen bir nüfus yapısına kavuşmak adına bir girişim başlattık.
Bunu bir model olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunduk.
Akıllı Tarım Kentler Modeli ile büyük şehirlere sıkışan nüfusu ve özellikle kadın ve genç girişimleri hedef alan imkânlarıyla, kırsal yaşamı özendirme ve kırsal kalkınmayı destekleme inisiyatifi geliştirdik.
Bugün Anadolu’daki pek çok üyemiz bu inisiyatifi kendi bölgelerinde uygulamak üzere hazırlık çalışmaları yapmaktadırlar.
Bunlar gibi daha pek çok projemiz komitelerimiz tarafından üretilip tabana yayıldılar. Gastro-ekonomi ve Türk Mutfak Sanatları üzerinden Şehirleri Gastro-Turizm alanında markalaştırmak, Karavan Turizmi, Sahra Hastaneleri gibi yapıları çoklu ortaklıklar üzerinden kurmak, ikinci el araç piyasasında güvenli alım platformu oluşturmak, gayrimenkul güvenli alım-satım platformu oluşturmak, 2023 hedefleri doğrultusunda 20 yer 23 lokasyonda seçili KOBİ’leri büyüterek Türkiye ve Dünya Markası haline getirmek. Bu ve bunun gibi birçok proje MÜSİAD’ın tazelenme serüveninin meyveleri oldu.
MÜSİAD olarak, kurucularımızın ideallerine ve bu hedeflerimize sahip çıkarken, diğer yandan MÜSİAD geleneğini de sürdürüyoruz.
Bu geleneğin en güzel uygulamalarından biri olan Karz-ı Hasen Sandığı’mız, üyelerimizin teveccühü ile yaralara merhem oluyor, kardeşlik kültürünü güçlendirerek yeni nesillere aktarmamızı sağlıyor.
Diğer yandan, başka bir kadim geleneğimiz olan “Zimem Defteri” uygulamasını da, başta genel merkez olmak üzere tüm şube üyelerimizin destek ve katkılarıyla sürdürüyoruz.
Değerli Dostlar,
MÜSİAD bir aile, bir yuva, bir okuldur. Burada hepimiz aynı şuur ve aynı davanın neferi olmanın verdiği gururla yürür ve zamanı geldiğinde bayrağı bizden sonraki kardeşlerimize devrederiz. Bu kural herkes için kadimdir. MÜSİAD’ı özgün kılan budur. Bu maksatla şubemizin Genel Kurulunda bulunmak beni ziyadesiyle mutlu etmektedir. Sözlerimi burada tamamlarken, MÜSİAD Batman Genel Kurulu’nun hayırlar getirmesini ve şubemizin, iş dünyamıza yaptığı katkılarının artarak sürmesini temenni ediyorum.
Şube başkanımıza, yönetim kuruluna, MÜSİAD Kadın Komitesi’ne, Genç MÜSİADlı kardeşlerimize başarılar diliyorum. MÜSİAD Yerel Üst Kurulu Başkanımız Ahmet Bey’e ve yerel ilişkiler komitemize, ayrıca üretim ve ticaret üst kurul başkanımız Oktay Bey’e, profesyonel kadromuza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Abdurrahman Kaan
MÜSİAD Genel Başkanı