MÜSİAD BATUM GENEL KURULU

21 HAZİRAN 2021

Sayın Büyükelçim,

Gürcistan İş ve Siyaset Dünyasının, Odaların, STK’ların Başkan ve Temsilcileri,

MÜSİAD Batum Şubemizin Değerli Başkan ve Üyeleri,

Kıymetli Basın Mensupları,

Genel Kurulumuzda sizleri saygıyla selamlıyorum, hoş geldiniz.

Değerli Misafirler,

Malumunuz, 2020 senesi tüm dünyayı kimi zaman kontrol alınması neredeyse imkânsız düzeylere ulaşan küresel bir felaket ile karşıladı: Pandemi.

Başlangıçta bir sağlık problemi, bir salgın gibi görünen bu durum elbette domino etkisi ile tüm dünyayı saran ekonomik bir krize evrildi. Ülkeler, kendi vatandaşlarını mağdur etmemek adına açtıkları destek paketleri ile durumu bir süre idare etmeye çalışsalar da bu durum hem bütçe sorunlarına hem de elbette yüksek miktarda piyasaya giren para neticesi artan taleple enflasyonist bir çizgiye oturdu.

2020’den miras aldığımız bu hal elbette 2021 yılının da temel gündem maddesi oldu ve olmaya da devam edecektir. Her ne kadar aşılama çalışmaları ve yaz aylarının gelmesiyle sakinleşen salgın, önümüzdeki kış aylarında nasıl bir seyir izleyecek; bu durum hala belirsizliğini korumaktadır.

2020 yılı neredeyse tüm dünya ülkeleri için tam bir içe dönüş ve kapanma yılı oldu. Bunun neticesinde elbette ekonomik ve ticari faaliyetler durma noktasına geldi. Ülkeler arası geçişin durması ve iç üretimde de tam kapanma sonucu üretimin düşmesi ülkelerin aslında olası bir kriz karşısında nasıl kırılgan ekonomilere sahip olduğunu gösterdi.

Pandemi, aslında pek çok şeyi gerçeği su yüzüne çıkardı ki neredeyse tüm dünya bunu epeyce bir süredir görmezden geliyordu: Üretim ağırlıklı bir ekonomiden gittikçe uzaklaşan dünya para üzerinden kazanılan para yani finansal ekonominin şartlarına boyun eğmişti. Üretim, Batılı ekonomilerde, 2016’dan itibaren tıpkı büyüme ve ticaret hacminde olduğu gibi giderek Asya’ya doğru kaymaktaydı. Gelişen Ekonomiler Pandemi öncesi sırtını dayadıkları Asya Bloku ve Gelişmekte olan ekonomilerin giderek artan büyüme oranları, üretim ve ticaret hacimleri karşısında dünyanın tüketim alanı haline gelmişlerdi. Doğu’da ise durum biraz daha riskliydi bu kez Çin üretim ara malı adına dünyayı %28 oranında kendine bağlamıştı. Lojistik ve teknoloji ihracatın da ise bu oran %15’ler düzeyindeydi. Yani Küresel ekonomi diye övgüler yazdığımız sistem aslında oldukça kırılgandı ve kendisini tazelemek için yeni bir hikâye yazması gerekiyordu. Maalesef bu ortamda pandemi bizleri hazırlıksız yakaladı. Umarım buradan gerekli dersleri alarak çıkarız.

Ne gibi dersler: Öncelikle üretimin önemi. Yani türev piyasalarda aslında olmayan paranın yani gelecek teminatlı vaat senedine dönüşen paranın ülkelerin ekonomilerinde bir değişim aracı olmaktan çıkıp bir emtia gibi görülmesi bizleri üretmenin ve üretimin verdiği gerçek ekonomik gücün öneminden uzaklaştırdı. Her zaman tekrarladığım gibi: Bir ülkede paranın gücünü o ülkenin yatırım ve üretim gücü belirler.

Yeniden yatırım yapmak, doğru yatırım kanallarını uygun kaynaklar ve doğru bölgelerde yaparak hem sermaye kaybının önüne geçmek hem de destek-teşvik verimliliğini artırmak. Ayrıca dünyada yatırım kavramının geldiği yeni tanımları, kavramları doğru anlayarak dijitalizasyonun yatırım planlamasındaki önemini göz ardı etmeden, yatırımı tek başına bir unsur gibi görmeyip yatırım-üterim ve ticaret senkronizasyonunu en iyi şekilde çalıştırmak.

Bizler MÜSİAD olarak Pandemiden çok önce bu kavramları sıklıkla dile getirmekteydik. Pek çok yayın kanalında bizleri 2020-2022 hattında ciddi ekonomik kırılmaların beklediğini ifade etmiştim. Yeni bir hikâye yazmak gerektiğinin altını çizmiştim. Değişime herkesten evvel hazırlıklı olmak adına kendi kurumumuzda ciddi bir tazelenme çalışması yaptık ve çok şükür büyük oranda tamamladık. Hızlı hareket eden, bürokratik hantallıktan uzak, proje bazlı komitelerle işleyen ve dünyadaki yaygınlığımızı bilgiyi tek elde toplayarak işleme mantığında birleştiren bu yeni yapı, literatürde muadili olmayan bir yönetim modeli olarak tescillendi. 2,5 sene evvel tasarladığımız komite isimlerinin bugün, dünyada birer stratejik unsur olduğunu görmek, AB nezdinde birer çalışma alanı haline geldiğini görmek; geleceği tahmin etme ve simülasyonlarımızı doğru gerçekleştirmiş olmak adına bizleri gururlandırmaktadır.

Değerli Misafirler, gerek iç dinamikleri gerekse komşularıyla olan ilişkileri açısından Türkiye her zaman genç, hızlı, proaktif ve yeni hikâyeler yazmaya muktedir bir ülkedir. Biz bir ada ülkesi değiliz. Dünyada çok az ülkenin bu kadar fazla doğrudan sınır ya da kara suları anlamında komşusu bulunmaktadır. Bu durumu her iki ülke açısından birer avantaja dönüştürmek ise elbette yeni dünya düzeninin yeni üretim, yatırım ve rekabet koşullarında elzemdir.

Karadeniz, Türkiye’nin ticareti için vazgeçilmez bir unsurdur. Keza Karadeniz kapsamındaki kara sularına ortak komşularımızla olan ilişkilerimiz de öyledir. Gürcistan, bu bakımdan yatırım, ticaret, turizm ve ortak işbirliklerinin kesişme noktasıdır. Biz bundan 4 sene evvel ticaret diplomasisi kavramını ilk kez ortaya koyup bunu en ince ayrıntılarına kadar inceleyen bilimsel bir yayın ortaya koyduğumuzda neden bahsettiğimizin farkındaydık. Çünkü ticaretin dili de diplomasisi de farklıdır. Ortaya koyduğumuz bu kavram, önce bir kurumun misyon sloganına sonra bir devlet stratejisine dönüştü. Bu durum bizleri gururlandırmaktadır.

Çünkü MÜSİAD, Dünya’da 225 noktada aktif ytapısıyla eşine ender rastlanan bir sermaye platformudur. Şimdi bambaşka bir kavramı daha dile getiriyoruz: yatırım diplomasisi. Çünkü ticaret neticede belirli kurallar çerçevesinde gerçekleşen bir alım-satım işlemidir. Ancak yatırım bir karar alma sürecidir. Yani yatırım uçtan uca yönetim ve destek isteyen bambaşka bir lobi ve dil kullanımı gerektiren bir sahadır. Bunun için elbette en kritik kavramlar: ekonomik bilgi ve ülkeler arası yatırımı teşvik edecek tıpkı MÜSİAD BATUM Şubesi gibi saha yapılarıdır.

Bu yapılar, hem ekonomik istihbaratın takibi hem de doğru yatırımcının doğru yatırım alanlarına çekilmesi adına birer ajans gibi çalışırlar. Gürcistan nasıl ki ülkemiz komşuluk ilişkilerinde Karadeniz adına kilit bir ülke konumunda ise Batum da bir o kadar stratejik öneme haizdir.

Değerli Misafirler,

Gürcistan'ın en büyük 3. şehri olan Batum, turizm sektöründe Türk vatandaşları için popüler bir tercih olmasının yanı sıra önemli bir ticaret merkezi olarak da öne çıkmaktadır.

Bilhassa Batum Limanı, kenti önemli bir ekonomik merkez haline getirirken, Karadeniz'den çıkan ürünlerin Avrupa pazarına gönderilmesinde oldukça büyük bir potansiyel taşımaktadır.

Türkiye’nin 2020 yılında Gürcistan’a yapmış olduğu ihracat, bir önceki yıla göre % 2,4 artış göstererek 1,5 milyar dolar olmuştur. Aynı dönemde Gürcistan’dan yapmış olduğumuz ithalat ise bir önceki yıla kıyasla %62 artarak 349 milyon dolar olmuştur.

Hem ihracat hem de ithalat rakamları, 2020’nin Türkiye ile Gürcistan arasındaki dış ticarette oldukça verimli bir dönem olarak geride kaldığına ve iki ülke arasındaki en yüksek ticaret hacmine ulaşılan yıl olduğuna işaret etmektedir.

Covid-19’un etkisi altında geçen bu dönemde, küresel ticaret hadlerinin ciddi oranda daralmış olmasına rağmen, Türkiye ile Gürcistan arasındaki ticaretin zirve yapması, iki ülkenin karşılıklı ekonomik potansiyelini yansıtması açısından oldukça önemlidir.

Gürcistan’da Türk sahibi veya ortağı bulunan 2 bin civarında şirketimiz olduğunu ve ülkemizde 327 adet Gürcistan sermayesine sahip şirketin faaliyet gösterdiğini göz önüne aldığımızda; 2 milyar dolar sınırına dayanan karşılıklı ticaret hacminin daha üst seviyelere çıkarılamaması için hiçbir neden olmadığını ifade edebiliriz.

Nitekim 2021 yılının ilk 4 ayına ait veriler de iki ülke arasındaki ticaretin gelişimini sürdürdüğüne işaret etmektedir. Bu dönemde Gürcistan’a ihracatımız yıllık bazda %5,7 oranında artış kaydederken, Gürcistan’dan ithalatımız ise %21,6 genişleyerek artış ivmesini korumuştur.

Dolayısıyla, biz iş insanlarının gayreti ile ve fırsatları doğru değerlendirebilmemize bağlı olarak, iki ülke arasındaki ticareti kısa zamanda daha yukarı taşıyacağımıza olan inancımız tamdır.

Kıymetli Misafirler,

Bildiğiniz üzere, yenidünya sistemine önceden hazırlık yapmak amacıyla, MÜSİAD olarak tazelenme sürecimizi başlattık. Yola çıkış mottomuz, “beraber” oldu. Şimdi o sözümüzü tazeleyerek “VARIZ” diyoruz. Ortaklıkta, işbirliğinde, yeni yatırım sahaları açmakta, ülkeler arası işbirliğini, Dünyanın en yaygın sermaye örgütlerinden biri olmanın verdiği sorumluluk ve bilinç ile gerçekleştirmek için varız. Ülkemiz adına yepyeni bir hikâye yazmak için varız. Yeni yatırımlar,

Yapmayı planladığımız ve vaat ettiğimiz neredeyse tüm açılımları tazelenme sürecimiz çerçevesinde yerine getirdik. Şimdi geniş çaplı projelerimizle bu sürecin meyvelerini topluyoruz.

MÜSİAD olarak, ülke ekonomisine yapılan katkıyı artırmaya ve üyelerimiz arasındaki ortaklık kültürünü geliştirmeye yönelik projeler geliştiriyoruz.

MÜSİAD MECLİS çatısı altındaki toplam 23 komitemiz kendi tematik ya da sektörel alanlarına uyumlu projeler ile Anadolu’daki potansiyel yatırımcı ve sanayicileri belli projeler etrafında toplamaya başladılar.

Bu projeler, Anadolu’daki sermaye gücünü, projelere yatırım yapmak veya ortak olmak adına teşvik etmeye başladı. Şimdi üzerimize düşen vazife Anadolu’nun gücü ile yurtdışındaki yatırım diasporasını buluşturmak olmalıdır. Bu bir eşleştirme faaliyetidir ve daha sonrasında da şehirleri özgün değerleriyle doğru yatırımlar eşliğinde kalkındırarak daha fazla sermaye üretmelerine ve markalaşmalarına teşvik etmek olacaktır. Ancak bunun için her türlü salgın ya da krize hazırlıklı üretim alanlarını hazırda bulundurmalıyız. İlaveten, büyüme potansiyeli olan ancak mekân bakımından bunu gerçekleştiremeyen firmaları kendi içinde kurumsallaştırarak büyüten ve birer marka olmaları adına daha başlangıç adımlarını doğru atmalarına yardımcı olan üretim ve yatırım üsleri inşa etmeliyiz.

Örneğin Yatırım ve Üretim Üsleri Projemiz ile dar alanlarda üretim yapmakta zorlanan ve bu nedenle ölçek büyüklüğüne erişemeyen küçük ölçekli firmalarımıza tüm ihtiyaçlarının aynı ortamda karşılanacağı bir yaşam ve üretim bölgeleri inşa ederek onları zamanla OSB’lere geçmeye hazır ve kurumsallaşmış firmalar haline getirecek bir model oluşturduk. Bu modelin ilk prototipini tamamladık, ikincisinin de inşasına başladık.

Tekrarlaması muhtemel salgınlar ve afetler için üretim üsleri kurmak zorundayız. Üretim üsleri kurarak, salgın ya da ağır afet durumlarında firmaları, çalışanları ve üretimi korumak, tam kapanma olmadan devam ettirmek mümkün olur.

Diğer yandan Akıllı Tarım Kentler Projemiz ile kırsal kalkınmayı teşvik etmek ve bu şekilde tersine göçü desteklemek ve homojen bir nüfus yapısına kavuşmak adına bir girişim başlattık.

Bunu bir model olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunduk.

Akıllı Tarım Kentler Modeli ile büyük şehirlere sıkışan nüfusu ve özellikle kadın ve genç girişimleri hedef alan imkânlarıyla, kırsal yaşamı özendirme ve kırsal kalkınmayı destekleme inisiyatifi geliştirdik.

Bugün Anadolu’daki pek çok üyemiz bu inisiyatifi kendi bölgelerinde uygulamak üzere hazırlık çalışmaları yapmaktadırlar.

Bunlar gibi daha pek çok projemiz komitelerimiz tarafından üretilip tabana yayıldılar.

Gastro-ekonomi ve Türk Mutfak Sanatları üzerinden Şehirleri Gastro-Turizm alanında markalaştırmak, Karavan Turizmi, Sahra Hastaneleri gibi yapıları çoklu ortaklıklar üzerinden kurmak, ikinci el araç piyasasında güvenli alım platformu oluşturmak, gayrimenkul güvenli alım-satım platformu oluşturmak, 2023 hedefleri doğrultusunda 20 yer 23 lokasyonda seçili KOBİ’leri büyüterek Türkiye ve Dünya Markası haline getirmek. Bu ve bunun gibi birçok proje MÜSİAD’ın tazelenme serüveninin meyveleri oldu.

Sizler, tüm şube ve yurt dışındaki ağlarımız yeni başkanlık döneminde kaldığımız yerden bu entegrasyona tabi olacak ve Allah’ın izni ile sürecimizin MÜSİAD’ımızı çok daha ileriye taşınmasına vesile olacaksınız.

Kıymetli Misafirler,

Sözlerimi burada tamamlarken, genel kurulumuzun hayırlara vesile olmasını ve şubemizin Gürcistan iş dünyasına katkılarının artarak devam etmesini diliyorum.

MÜSİAD Global Üst Kurul Başkanı Fatih Keçebir Bey’e ve dış ilişkiler koordinatörlerimize teşekkür ediyor, sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Abdurrahman KAAN

MÜSİAD Genel Başkanı