MÜSİAD Enerji Buluşması Webinar Programı

26 Mayıs 2021

Sayın Bakanım,

Değerli MÜSİAD Üyeleri ve Dostları,

İş Dünyasının Değerli Temsilcileri,

MÜSİAD Maden, Enerji Yönetimi ve Yatırımları Komitesi tarafından düzenlenen webinar programımıza hoş geldiniz.

Değerli Misafirler,

Enerji yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi, askeri ve sosyal alanlarda da sürdürülebilir büyüme ve kalkınmanın temel yapı taşı durumundadır. Bu nedenle bu alanların herhangi birinde, enerji arzı konusunda yaşanabilecek herhangi bir sıkıntı, diğer alanları doğrudan veya dolaylı yönden etkilemektedir.

Bu bakımdan, sürdürülebilir bir büyüme ve kalkınma yakalamak isteyen bir ülkenin, enerji güvenliğini teminat altına almasının elzem olduğunu ifade edebiliriz.

Biz MÜSİAD olarak, enerji arzının milli ve yerli teknolojiler ile üretilmesi kadar; rüzgâr, güneş, hidroelektrik ve jeotermal gibi alternatif kaynaklardan enerji temin ederek öz kaynaklardan azami oranda yararlanmanın da gerekliliğini ifade ediyoruz.

Ayrıca çevreye duyarlı, güvenlikçi, temiz ve toplumun menfaatleri doğrultusunda planlanan enerji politikaları, en önemli hedefimiz olmalıdır.

Türkiye’de enerji ithalatı için ödenen maliyetin azalabilmesi, cari açığın düşebilmesi ve enerji güvenliğinin sağlanabilmesi için yerli ve yenilenebilir enerji yakıtlarının, Türkiye toplam enerji tüketimi içerisindeki payının arttığını görmek bizleri memnun etmektedir.

Enerji talep artış hızı AB ve OECD ülkeleri arasında birinci sırada, dünyada ise Çin’den sonra ikinci sırada olan ülkemiz, tüketmiş olduğu petrolün büyük bir bölümünü, doğalgazın ise neredeyse tamamına yakınını ithal etmektedir.

Nitekim 2013 ile 2020 yılları arasını kapsayan son 8 yıllık dönemde, yıllık ortalama 35,3 milyar dolar düzeyinde “enerji açığı” olduğunu görmekteyiz.

Türkiye için yapısal bir sorun niteliği taşıyan cari açık problemimizin de tabanında enerji faturası yatmaktadır.

2019 yılında 6,8 milyar dolar fazla veren cari işlemler dengesi, “enerji hariç” olarak hesaplandığında, 40 milyar dolar fazlaya işaret etmektedir.

Yine 37,3 milyar dolar açık verdiğimiz 2020 yılında, enerji dışarıda bırakıldığında söz konusu açık 13,1 milyar dolara gerilemektedir.

Bu durumda hiç çekinmeden, Türkiye için enerji tedariki güvenliğinin, milli bir mesele olduğunu ifade edebiliriz.

Elbette ülkemizin 2000’lerin başlarından itibaren enerji alanında önemli ilerlemelerin yaşandığı bir süreç içerisinde olması memnuniyet vericidir. Bütün dünyanın Covid-19 pandemisi ile sarsıldığı ve küresel enerji piyasalarının olumsuz etkilendiği 2020 yılında, ülkemizde enerji faaliyetleri açısından çok olumlu gelişmelerin yaşanması, bu süreci desteklemektedir.

2020 yılında Avrupa genelinde koronavirüs krizi sürecinde elektrik tüketimleri önemli oranda düşerken; Türkiye’deki durum birçok ülkeye kıyasla daha iyi bir seviyede yer almış, elektrik üretiminde ise yerli kaynak kullanımı açısından tüm zamanların rekoru kırılmıştır. Bu dönemde ülkemizde, elektrik üretiminde yerli kaynak kullanım oranları yaklaşık yüzde 65 ile tarihin en yüksek seviyesine ulaşmıştır.

Bu süreçteki gayretlerinden dolayı başta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımız Fatih Dönmez beye ve bakanlığımızın değerli bürokrat ve teknokratlarına gayretlerinden dolayı teşekkür ediyorum.

Yine bu doğrultuda, 21 Ağustos’ta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından müjde başlığıyla paylaşılan keşif, Türkiye’de bir anda gündemin enerji eksenine yönelmesine neden olmuştur. İlk etapta 320 milyar metreküp düzeyinde açıklanan doğalgaz rezervi, sahadaki geliştirme çalışmaları neticesinde 17 Ekim’de toplam 405 milyar metreküp olarak revize edilmiştir.

Söz konusu keşifle birlikte Türkiye’nin ispatlanmış toplam doğalgaz rezervi yaklaşık 115 kat artmıştır.

Dolayısıyla bu keşif, bundan sonra gerçekleştirilecek olan arama ve sondaj çalışmaları için önemli bir motivasyon kaynağı olmuştur. Zira Karadeniz’de gerçekleştirilen keşif Türkiye açısından ciddi bir psikolojik bariyerin yıkıldığının göstergelerindendir.

Bizler inanıyoruz ki Türkiye, enerji sektöründe bir ticaret merkezi hâline geldiğinde, sadece kendi enerji tedariki güvenliğini sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda Batı ülkelerinin ihtiyacı olan enerjiyi tedarik etmekle birlikte, doğu ülkeleri için ihraç edebilecekleri enerji pazarları oluşturacaktır.

Güçlü ekonomi ve ulusal güvenlik temelinde ortaya konan Milli Enerji ve Maden Politikası, Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda bölgesel ve küresel enerji piyasasında edineceği yer bakımından son derece önem arz etmektedir.

Milli Enerji ve Maden Politikası’nda belirlenen hedeflere ulaşıldığı takdirde Türkiye’nin, sahip olduğu avantajlı konumu fırsata çevireceğinden şüphemiz yoktur.

Bu bağlamda yenilenebilir enerji alanında yatırımların tamamlama aşamasındaki firmalarımıza yönelik olarak 30 Haziran’da sona erecek olan lisansların 3 ay ertelenmesi ,gelecek açısından firmalarımızla birlikte ülkemize güç katacaktır.

Bu vesile ile MÜSİAD olarak, bu hedef doğrultusunda elimizden geleni yapacağımızı ve söz konusu hedeflere ulaşılabilmesi için ortaya konan projeler kapsamında çalışacağımızı bir kez daha ifade etmek isterim.

Değerli Misafirler,

Sözlerimi burada tamamlarken, öncelikle katılımlarından dolayı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanım Sayın Fatih Dönmez’e şükranlarımı sunuyorum.

Bu güzel toplantının organize edilmesinde emeği geçen başta Komite başkanımız Dr.Cihat Terzioğlu olmak üzere herkese teşekkür ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Abdurrahman KAAN

MÜSİAD Genel Başkanı