MÜSİAD - FAHRİ KONSOLOSLAR BULUŞMASI
MÜSİAD GENEL MERKEZ
5 ARALIK 2019
Değerli Fahri Konsoloslarımız,
Değerli MÜSİAD Üyelerimiz,
Değerli Basın Mensupları,
Genel merkezimizde sizleri ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz; hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Değerli Misafirler,
Monteskiyo’nun güzel bir sözü ile başlamak isterim sözlerime;
“Nerede yumuşak huylu ve güvenilir insanlar varsa orada mutlaka bir ticaret vardır”.
İnsanoğlunun bu yaşlı dünyanın üzerindeki varlığı 200.000 yıl öncesine kadar dayandırılıyor.
Ancak buzulların erimesi, iklimin yumuşaması, hayvanların evcilleştirilmesi ve tarımın gelişmesiyle yerleşik hayatın başlaması, mülkiyet kavramının oluşması, toplumda iş bölüşümü yapılması ve ailelerin doğması; bizleri, sosyal birer varlık haline getirdi.
Nihayet ticaretin başlaması, insanoğlunun hızlı bir şekilde birbiriyle etkileşim kurup hızlı bir sosyal gelişim düzeyine erişmesine neden oldu.
Takas usulüyle yapılan ilk ticari faaliyetlerde bile insanoğlu, ihtiyaçlarını keşfetmeyi ve onları üretmeyi, derdini anlatmayı ve ihtiyacı olan ile onu sağlayan arasında iletişim kurmayı öğrendi.
Yani ticaret bize; paylaşmayı, değişimi, diğer insanların ihtiyaç ve varlıklarını tanımayı, onlarla birlikte gelişmeyi öğretti.
Dünya çok değişti. Hatta günümüzde, dijital dönüşümünde etkisiyle yepyeni bir dünya düzeninden bahsediyoruz.
Lakin ticaretin kaideleri özünde değişmedi.
Her daim aklımda tuttuğum ve kendi ticari faaliyetlerimde de düstur bildiğim bir söz vardır: Ticaret, parayla değil; itibarla ve iletişimle yapılır.
Dolayısıyla tek başına hiçbir kavram ekonomik bütünlüğü açıklamaya yetmez. Biz bu nedenle sosyo-ekonomik büyüme nedir sorusuna;
Üretim-yatırım-ticaret üçgeninin, toplumdaki refah düzeyini ve sosyal gelişmişliği artıracak şekilde çalışır olmasıdır diyoruz. Çünkü ancak bu şekilde medeniyetimizi oluşturan kültür kodlarımıza sahip çıkarak ve nesillerimizi koruyarak gelişmişlik düzeyine çıkabilir.
Bunun temel şartı ise etkileşim içinde olmaktan ve toplumların birbirine dokunabilir olmasını sağlamaktan geçer.
Toplumların birbirlerinin sosyal ve ekonomik şartlarına dokunması yani anlaşabilmesi ise ancak ticari, siyasi ve diplomatik köprüler ile mümkündür.
Siyasetin her geçen gün biraz daha sert bir üslup içinde ve bilhassa son 12 yılda tekrar eden seçimlerle daha milliyetçi ve daha kapalı bir toplum düzenini zorladığı günümüz koşullarında ticaretin ve diplomasinin dili de köprüsü de tıpkı Monteskiyo’nun sözünde bahsettiği iyi huylu ve güvenilir insanlardır.
Bugün burada işte bu etkileşim köprüsünün siz kıymetli gönüllüleri ile bir arada olmak ve sizleri ağırlamak bizim için ayrı bir memnuniyet vesilesidir.
Kıymetli misafirlerimiz,
Geçen 50 yılın “küreselleşme” adı altında sürekli empoze edilen bir kuram vardı:
“Gelişmiş piyasaların herhangi birinde lider olmak için tüm piyasalarda tedricen liderliğe yükselmek gerekir. Çünkü gelişmiş ülkeler bugün hem ticaret hem de teknoloji akımından tek dünya haline gelmiştir”.
Bugün baktığımızda bu sözün anlamını hızla yitirdiğini görmekteyiz.
Çünkü ekonomik fırsatların, hangi ülkeler arasındaki işbirliği ile diğerlerine fark atabileceği artık gelişmiş bloklarla değil, istikrarlı diplomasi ve ticaret köprüleri ile sağlandığı bir gerçektir. Çünkü yepyeni güçler artık masada.
Yeni bloklar, yeni nesil ticaret kuralları ve elbette paranın yeni tanımı. Ekonominin seyri de merkezkaç kuvveti de hissedilir düzeyde Asya ve Afrika’ya doğru akmaktadır.
Yeni Kuşak Yol teorileri bizleri, ekonomiden ziyade ekonomik bilginin önemine ve diplomasisine doğru yöneltmektedir.
Elbette bir ülkede lider konumuna yükselmek için pazarında tedrici varlığın önemi hala esastır. Ancak günümüz dünyasında uluslararası iktisadi faaliyetlerin sıhhatini de devamlılığını da ülkeler arası ekonomik diplomasi faaliyetleri sağlamaktadır.
Yabancı yatırım ve ortaklıklar, ülke ekonomilerinin gelişmesinde oldukça kritik bir öneme sahiptir.
Ancak yatırım yapılacak ya da ortaklık imkânları aranacak ülkelerin iktisadi zemin etüdlerini masa başı raporlardan takip etmek bizleri, canlı riskler ve fırsatlar karşısında iki boyutlu bir karar mekanizması ile başbaşa bırakır ki bu da sermaye hareketlerinin sağlığı açısından büyük bir risktir.
İşte bu noktada sizlerin biz iş insanlarına ve ülke ekonomilerine sağladığı fayda bir kez daha su yüzüne çıkmaktadır.
Fahri Konsoloslar olarak sizler, bizlerin ekonomik faaliyet alanlarımızı genişletmekle kalmayıp hemen her ülkedeki “iktisadi zemin etüdünü” bizzat yaşayarak görerek ve etkileşimi sahada yaparak sağlamaktasınız.
Maliye politikasında; bir mali politika ekseni vardır bir de ince ayar maliye politikası; Günümüz dünyasında artık devletler diplomasi arenasındaki ince ayarı; işte tam da bu misalde olduğu gibi ince ayar diplomasi gücünü sizler sayesinde canlı tutmaktadırlar.
Madalyonun bir diğer yüzünde ise STK’lar vardır: devletlerin demirden ellerinin giydiği kadife eldiven artık Sivil toplum kuruluşlarıdır.
Artık yeni dünya sisteminde STK’lar, sadece belirli bir konuda aidiyet ve topluca hareketin verdiği ağırlığı kullanmanın çok ötesinde bir kimliğe kavuşmuşlardır: Devlet sistemi ile sosyo-kültürel ve ekonomik saha arasındaki balans faktörü olmak rolüne sahiptirler.
Özellikle saha yaygınlığı yüksek sermaye örgütlerinde, bu etkiyi çok daha fazla görmekteyiz.
95 ülkede varlık gösteren ve toplam 312 noktada faaliyet yürüten güçlü bir STK ve artık küresel sermaye platformu olarak MÜSİAD, bu çabayı her zaman daha ileri taşımak için çalışmaktadır.
Biz 95 ülkedeki şube ve temsilciliklerimiz ile aslında hemen her ülkede bir ülkeler arası ticari, sosyal ve ekonomik işbirliği simülasyonu üretmeyi hedeflemekteyiz.
30 yıllık güçlü bir birikimin ardından; yeni dünya sistemine uyumlu, hızlı karar alabilen, hiyerarşinin asgariye indirilip inisiyatif ve fikir geliştirme şartının ön plana çıktığı, proje üretme odaklı komite sistemine geçişimizin temelinde de bu hedeflerimiz yatmaktadır.
Adına TAZELENME dediğimiz bu süreç, bizleri aynı zamanda, dış dünyadaki yaygınlığımızın bir saha derinliğine dönüştürülmesi ve böylece uluslar arası STK kimliğimiz ile sizlerin de aksiyon alanını genişletme amacına da hizmet etmektedir.
Bizler 30 yıllık geçmişimiz içinde, her zaman diplomasinin ve iletişimin gücüne inandık.
Hatta yakın tarihte düzenlediğimiz organizasyonlar ile de bu etkileşimi bir saha kucaklaşması olarak tasarladık.
Geçtiğimiz yıl Kasım ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle tamamladığımız 17’nci MÜSİAD EXPO’da, birçok farklı ülkeden on binlerce iş insanı, yatırımcı, devlet adamı ve katılımcıyı ağırladık. Bu fuar kapsamında yeni dönem mottomuzu açıkladık: Beraber iş yapma kültürü oluşturmak.
Bu amaçla geçtiğimiz yılı “ortaklık yılı” olarak adlandırdık.
Diğer yandan 16-18 Ekim tarihlerinde Bosna Hersek’te Uluslararası İş Forumu (IBF) programımızı gerçekleştirdik ve dünyanın farklı bölgelerinden gelen iş dünyası temsilcileriyle buluştuk. Verimli bir iş forumu gerçekleştirdiğimiz bu programımız kapsamında ayrıca, Dünya Başkanlar Toplantımızı ve Bosna Hersek Şube Açılışımızı da yaptık.
Geçtiğimiz hafta, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz MÜSİAD VİZYONER’19’da sadece dijital geleceği değil;
Siyasetten diplomasiye; bilgiye erişimden onun güvenliği ve işlenmesine; ticaretin yeni kurallarından ticaretin yeni hatlarına; yeni piyasa koşullarından piyasaların yeni oyun kurucularına; yepyeni bir nesilden onu takip etmek zorunda kalan bizlerin yeni davranış kalıplarına; milli gücü oluşturan yeni kavramlardan, milli gücün yeni jeopolitik alanlarına varıncaya dek her sahada dönüşümü masaya yatırdık.
Ancak burada ana ekseni dijital gelişim olarak belirledik.
Dünyanın çok farklı coğrafyalarından gelen uzmanlar, iş insanları, stratejistler ve akademisyenlerle; “coğrafyanın kader olma” olgusundan hareketle ticaretin, ekonominin ve kültürün yeni diplomasi sahalarını ele aldık. Köprüler kurmanın, tanışmanın, tanıştırılmanın yani sözün özü, sizler gibi gönüllü paydaşların hayati önemine dikkat çektik.
Vizyoner 19 vesilesiyle kamuya paylaştığımız MÜSİAD SAHA MARKALARININ da amaç ve vizyonlarının sizlerin değerli hizmetlerine katkılar sağlayacağı kanaatindeyiz.
Söz gelimi MÜSİAD INVEST teşekkül yapımız ile dünyadaki saha yaygınlığımızı yurt içindeki ağlarımız ile birleştirecek bir ticaret ve yatırım ajansları sistematiğinin ilk etap bilgilendirmesini gerçekleştirdik.
“MÜSİAD TIA” adını verdiğimiz MÜSİAD ticaret ve yatırım ağı ile dünya çapındaki yaygınlığımızı sizlere iş yapma kolaylığı sağlamak ve mekânsal ya da lojistik sorunlarınızı giderici bir kimlik ile tasarladık.
Proje yönetimi desteği sağlamadan başlayıp uygun lokasyon-uygun partner seçimine kadar olan tüm süreçleri yönlendirecek;
Aynı zamanda doing business indeks standartlarına uyumlu olacak şekilde vergi düzenlemelerinden, finansal desteğe erişime; firmaların organisazyonel adaptasyonlarından güvenli iş yapabilme ortamlarını ve yerleşkelerini oluşturmaya dek varan geniş bir skalada hizmet verecek bir yatırım-üretim-ticaret ağı sistematiğini nihayet tamamladık.
Bu sistematiğin hem MÜSİAD iç yapısındaki komitelerce beslenmesi hem de siz değerli Fahri konsoloslar eliyle sahiplenilmesi bizleri dünya çapında sürdürülebilir kalkınma kriterleriyle uyumlu bir ekonomik diplomasiye doğru yöneltecektir.
Yine aynı amaca hizmet etmesi adına faaliyete hazır hale getirdiğimiz MÜSİAD DATA markası da “Ekonomik ve Ticari istihbaratın” bir data ağı şeklinde ilgili birimlerce depolanıp ülkeler lehine çalıştırılmasını baz almaktadır.
Böylesi bir veri tabanımızın ülkemizin siyasi ve diplomatik arenada pro-aktif kararlar almasına ve böylece ciddi rekabet avantajları elde etmesine sağlayacağı avantajlar herhalde yadsınamaz.
İşte bu noktada da sizlerle birlikte kuracağımız köprülerin ve işbirliklerinin bu türden yapıların çok daha verimli bir şekilde çalışmasına büyük katkılar sunacağı kanaatindeyim.
Bu çalışmalarımızın sahada operasyonel yansımaları olan fuar-toplantı ve etkinliklerimiz ile sesimizi duyurmak ve çok farklı coğrafyalardan iş insanlarını, kamu ve akademi dünyasını bir araya getirmek temel çabalarımız arasında devam edecektir.
Gelecek yıl 18-21 Kasım tarihlerinde İstanbul TÜYAP Kongre ve Fuar Merkezi’nde, daha geniş katılımla düzenlemeyi hedeflediğimiz MÜSİAD EXPO 2020’nin de, iş dünyamız için memnuniyet verici geri dönüşlere vesile olacağına inancımız tamdır.
Kıymetli misafirler,
“Ticaret Savaşları” diye tanımladığımız yeni ticari ilişkileri, büyük ölçüde “ticaret diplomasisi” dediğimiz ilişkiler bütünü yönetiyor.
MÜSİAD olarak, bunun bilinciyle hareket ediyoruz ve kendi adımıza bu sorumluluğu yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.
Politika yapıcılar ve ekonomi yönetimimize, proje ve önerilerimizi sunuyor, diğer yandan aktif şekilde çalışmalar yürütüyoruz. Hayata geçirdiğimiz organizasyonlarla, bu çalışmaları destekliyoruz. Bu çalışmalarımızdan yakın zamanda gerçekleşen birkaç tanesini daha sizlerle paylaşmak istiyorum:
Örneğin Konya ve Bursa şubelerimizden 50 iş insanımız, Ekim ayında Malezya ve Singapur’da iş forumlarına katılım gösterdi.
Hindistan’da 14-18 Ekim arasında MÜSİAD olarak Hindistan İş Forumu’nu düzenledik.
Çatısı altında genç girişimciler yetiştirdiğimiz Genç MÜSİAD’ımız, Ekim ayında Çin’deki Asya- Afrika Genç Girişimciler Forumu’na katılarak, bölgedeki yatırım fırsatlarını yerinde inceledi.
Eylül ayında ise, kalabalık bir heyetle Özbekistan İş Forumu’nu ve yatırım fırsatlarını değerlendirdiğimiz iş gezilerimizi gerçekleştirdik.
Bu yoğun tempo, belki başkaları için yorucu olabilir. Fakat bizler, bütün bu süreci büyük bir coşkuyla ve istekle yürütüyoruz.
Şimdi çok daha kurumsal ve kapsamlı bir Saha örgütlenme ağıyla MÜSİAD, bir sermaye ÜSSÜ ve DATA MERKEZİ olarak kendini konumlandırmış ve bu yeni konumlandırması da devletimiz adına sayın devlet başkanımız tarafından kabul ve takdir görmüştür.
Bu nedenle artık MÜSİAD meselesi Türkiye olan herkesin buluşma ve kucaklaşma ortamıdır.
MÜSİAD sermayenin birleştirici gücüdür.
Sizlerin de destekleriyle yenilenen ve tazelenen yapımız ile çok daha sağlam adımlarla Dünya ekonomisinde ticaretten yatırıma, sosyo-kültürel etkileşimden, diplomasinin her alanında politika belirleyen bir unsur olarak yer alacağımızı belirtmek isterim.
Bu noktada göstermiş oldukları emek dolayısıyla MÜSİAD yönetim kurulu üyelerimize ve komite başkanlarımıza da teşekkür ediyorum.
Bizler en zor, en ümitsiz görünen anlarda dahi ülkemize umut olmak için çalışıyoruz. Daha çok çalışacağız, gece gündüz demeden hedeflerimize ilerleyeceğiz.
Kıymetli Misafirler,
Son iki yıla baktığımızda, fahri konsoloslarımızın sayısının 250’den 320’ye çıktığını görüyoruz.
Sizler sayesinde, 120’den fazla ülkeyle aramızda sağlam köprüler kuruluyor.
Konuşmamın başında da dile getirdiğim gibi; fahri konsoloslar, dış dünya ile siyasi ve ekonomik ilişkilerin gelişmesinde önemli temsilciliklerden biridir.
Bizlerin ticari arenada gösterdiğimiz çaba ve gayretin sahada sürdürülmesi, müthiş bir itici güç olarak karşımıza çıkıyor.
Diğer yandan, bildiğiniz üzere, ülkeler arasında zaman zaman görüş ayrılıkları ve krizler ortaya çıkıyor.
Resmi konsoloslar kadar fahri konsoloslarımız da bu noktada büyük ve önemli birer rol üstleniyor.
Çünkü bildiğiniz gibi zaman zaman diplomasinin nüfuz edemediği ya da eksik kaldığı durumlar söz konusu olabiliyor. Burada, kurdukları ilişkiler aracılığıyla devreye fahri konsoloslarımız giriyor. Bir nevi siyasetin ve diplomasının gönüllü ombusdmanları olarak hizmet veren sizleri gönülden tebrik ediyorum.
Değerli Misafirler,
Yeni dönemde dinamik bir yapıya bürünen MÜSİAD, daha fazla proje üretmeyi ve bu projelerin gerçeğe dönüşmesi için sıkı bir takip süreci yürütmeyi hedefliyor.
Başka bir deyişle artık, fikir aşamasında kalmayan, öncü projeler ortaya koyuyoruz. Burada temel amacımız yapılan her işin mutlaka verimli sonuçlar doğurmasını sağlamak ve en kıymetli değerimiz olan zamanın hakkını verebilmektir.
Çünkü söze başlarken de dile getirdiğim gibi bizleri sosyal birer varlık haline getiren, etkileşim şekillerini keşfetmemizdi. Ticaret ise bu etkileşimi ve sosyalleşmesi hızlandırdı. Werner Biyırmın’ın sözü ilginçtir: Savaş bile bir ticarettir, peynir yerine kurşunla.
Ancak bizler savaşın değil diplomasinin ve iletişimin tarafında durarak zamanı ve tarihi korumanın derdine kapılmış insanlarız.
Değerli konuklarımız,
Sözlerimi tamamlarken, bir araya geldiğimiz organizasyonların artarak sürmesini temenni ediyorum.
Bu güzel programın gerçekleşmesinde emeği geçen MÜSİAD Diplomatik İlişkiler Komitesi Başkanımız Zeki Güvercin başta olmak üzere tüm komite üyelerine teşekkür ediyor, hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Abdurrahman Kaan
MÜSİAD Genel Başkanı