Değerli Kardeşlerim, aziz dostlar,

Hepinizi en derin muhabbetlerimle, kardeşlik ve birlik duygularımla selamlıyorum.

Bugün, bu mukaddes buluşmanın bir parçası olduğum için Rabbime hamdediyorum.

Zincirlerinden kurtulmuş Ayasofya’nın gölgesinden, esaretten kurtuluşunu bekleyen Mescid-i Aksa’ya selam olsun!

Peygamber Efendimizin mihmandarı Hz. Eyyup El-Ensari’nin civarı, şehitler meşheri İstanbulumuzdan, kutlu şehir Gazze’ye, işgal altındaki Kudüs’e ve onurlu direnişin sembolü Ramallah’a kalpten dualarımızı gönderiyoruz.

Dün Ayasofya'da olduğu gibi, bugün Allah'a şükürler olsun Emevi Camii’nde özgürce namaz kılıyoruz. Yarın da inşallah Kudüs'te bu hürriyeti yaşayacağımıza ben gönülden inanıyorum.

Bugün, şu hakikati bir kez daha yüreklerimizde hissettik: Kudüs, dünyanın kilit taşıdır.

Oraya barış gelmeden, insanlığın huzur bulması mümkün değildir. Kudüs’e özgürlük, Gazze’ye huzur, Filistin’e adalet gelinceye dek davamıza sahip çıkacak, mazlumun sesi, zalimin kâbusu olmaya devam edeceğiz.

Bizler MÜSİAD Ailesi olarak, 14 bin yürek ve tek bir vicdanla hareket ediyoruz. Hakkın hatırını her şeyden üstün tutarak, mazlumun yanında, zalimin karşısında dimdik duruyoruz ve durmaya devam edeceğiz.

Allah’ın rahmetinden hiçbir zaman ümit kesmeden, adaletin tesis edileceği o kutlu gün için sabırla ve inatla çalışmaya devam edeceğiz.

Kardeşlerim,

Son dönemde komşu coğrafyamız Suriye’de şahit olduklarımız, mazlumun ahının zalimde bırakılmayacağının en güzel tecellilerinden biridir. Yıllardır zulümle halkına çile çektiren Esad rejimi, hamdolsun, şimdi artık devrilmiştir. Özgür Suriye, yıllar süren karanlık bir gecenin ardından galip gelmiş, mazlumların duası kabul olmuştur.

Şüphe yok ki, bu zaferde aziz milletimizin ve devletimizin payı çok büyüktür. Devletimizin dostane tavrı, diyaloğa açık ve şefkat dolu duruşu süreçte büyük pay sahibi olmuştur.

Şunu asla unutmayalım ki; bu şanlı millet, tarih boyunca zalime boyun eğmemiştir. Ve her zaman mazlumun yanında saf tutan bir millet olmuştur.

Türkiye, insanlık vicdanının sesi olarak her daim mazlumun eli, dostun dayanağı olmuştur ve olmaya devam edecektir.

Dün Suriye’de yaşanan zulme karşı dimdik duran Türkiye, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de Kudüs’teki kanlı rejime her zaman karşı çıkacaktır.

Unutmayalım; “Türkiye Türkiye’den büyüktür.”

Ecdadımızın emanetleri ve vatanımızın her karış toprağı bizim için kutsaldır. Bizler; insani, İslami ve tarihi sorumluluklarımızın bilincindeyiz ve gereği ne ise, vakti ve saati geldiğinde bunları yerine getireceğimizden kimsenin şüphesi olmasın.

Şunu hiçbir zaman unutmayalım: “Allah’tan başka Gâlip yoktur.” (Yûsuf, 21). Ve “Allah, intikam alanların en hayırlısıdır…” (Rûm, 47)

O, mazlumun ahını duyar ve çalınan hakları adalet terazisinde tartar.

O’nun adalet terazisi şaşmazdır! Mazlumun ahını da, zalimin zulmünü de tartacak olan yegâne terazi odur.

O terazi, ne haksızın oyunlarına ne de güçlünün baskısına boyun eğer.

Allah’ın adaletinde; kimin eli kanlı, kimin yüreği temizse hepsi apaçık ortaya çıkar. Mazlumun duası o terazide ağırlık çeker; zalimin zulmü ise o tartıda erir, kaybolur.

Ve unutmayalım ki; bu kutlu terazinin sahibi, her şeyin en doğrusunu bilen ve her hak sahibine hakkını veren Allah-u Teala’dır.

Değerli kardeşlerim,

Bizler elimizden geldiğince, dilimiz döndüğünce, Rabbimiz’in izniyle; Suriye’den Filistin’e, Doğu’dan Batı’ya, yeryüzünde hakkın adını yükseltmeye devam edeceğiz inşallah.

Bu vesileyle, cennet vatanımızı, istiklalimizi ve istikbalimizi bizlere armağan eden aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

Hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum.

Allah’a emanet olunuz.

Mahmut Asmalı

MÜSİAD Genel Başkanı