Sayın Bakanım

Sivil Toplum Camiamızın Çok Kıymetli Başkanları

MÜSİAD’ımızın Geçmiş Dönem Başkanları,

Bu Güzide Vatana Birlikte Hizmet Etmekten Onur Duyduğum MÜSİAD Üyesi Ağabeylerim, Kardeşlerim,

Rahmet, bereket ve kardeşlik ayı Ramazan’ın bu müstesna akşamında aynı sofranın etrafında buluşmuş olmanın bahtiyarlığını bizlere yaşattığınız için teşekkür ediyorum. Rabbim birliğimizi daim, kardeşliğimizi kaim kılsın. Hoşgeldiniz, şeref verdiniz.

Değerli Misafirler,

Bu sofrada sadece ekmek değil

Bu sofrada hatıra, bu sofrada dua, bu sofrada emek ve hepsinden önemlisi aynı dava paylaşılır.

MÜSİAD’ın doğduğu o ilk günleri hatırlayalım…

Türkiye’nin ekonomik ve zihinsel dönüşüm arayışı içinde olduğu zamanları… Bir grup inanmış insanın, “Bu ülke kendi değerleriyle büyüyecek” diyerek yola çıktığı günleri…

O günlerde MÜSİAD bir ekonomik organizasyondan daha fazlasıydı. Bir medeniyet iddiasının iktisadi diliydi. Bir özgüven inşasının iş dünyasındaki karşılığıydı.

Sermayemizden önce cesaretimizi ortaya koyduk. Kâr hesaplarından önce memleket hesabı yaptık. Rekabetten önce dayanışmayı öğrendik.

Yıllar geçti…

Anadolu’nun mütevazı atölyelerinden küresel pazarlara açılan markalar doğdu. Küçük işletmeler büyük yatırımlara dönüştü.

İhracat rakamları arttı, üretim kapasitesi büyüdü.

Bu başarıların her satırında; bu salondaki insanların emeği var. Her yükselişin arkasında; bu camianın sabrı ve inancı var.

Ve yine o yıllarda milletin içinden yükselen bir liderlik anlayışı da aynı istikamette yürüdü. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile MÜSİAD’ın yolu; ta o günlerin Türkiye’sin de şartların değil, inancın buluşturduğu bir yolda birleşti.

MÜSİAD; Türkiye'nin yapısal prangalarından kurtuluş ve tam bağımsızlık mücadelesinde, her daim devletinin yanında tavizsiz bir duruş sergileyen milli bir iradenin, sivil ve iktisadi aklın merkez üssüdür.

Bizler; vesayet krizlerinden 15 Temmuz ihanetine, pandeminin yarattığı küresel şoklardan son dönemdeki jeo-ekonomik türbülanslara kadar her kritik eşikte, "Büyük ve Güçlü Türkiye" vizyonuna fabrikalarımızla, istihdamımızla ve ihracatımızla omuz verdik. Arkamızda bıraktığımız tarihi ünsiyet, konjonktürel dalgalanmalarla sarsılmayacak kadar derin, günübirlik hesaplara feda edilmeyecek kadar stratejiktir.

Bizim birlikteliğimiz siyasi yakınlıktan öte;

Bir zihniyet ortaklığı, bir istikamet beraberliğidir.

Bir millet tasavvurunun müşterek ifadesidir.

Bugün dünya yeniden tarihsel bir eşikten geçiyor.

Bölge coğrafyamız tarihinin en hareketli dönemlerinden birini yaşıyor; güç dengeleri yeniden şekilleniyor. Bugün mücadele çok daha çetin. Çünkü bizim bir iddiamız var. Böylesi dönemler, yalnızca ekonomik değil; aynı zamanda siyasal ve zihinsel dayanıklılık gerektirir.

İçinde bulunduğumuz küresel durum; Türkiye’nin belki de hiçbir zaman olmadığı kadar sağlam bir istikamete ve güçlü bir liderliğe ihtiyaç duyduğu bir döneme işaret etmektedir. Çünkü bu çağ; tereddütle değil, kararlılıkla yürüyenlerin çağıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu liderlik vizyonuyla kesişen bu istikamet; bizim için bir tercih değil, bir bilinçtir. Tarihimizden gelen bir sorumluluktur.

Şunu herkes bilmelidir ki; MÜSİAD’ın istikameti dün neyse bugün de odur. Bizim duruşumuz zamana ve duruma göre şekillenmez; ilkelerden beslenir. Ve o ilkelerin merkezinde; güçlü devlet ve millet iradesi vardır.

Şunu gönül rahatlığıyla ifade ederim ki:

Her şartta ve her zeminde; ülkesinin menfaatini önceleyen bir lidere, geçmişte olduğu gibi bugünde en başta sahip çıkacak olan MÜSİAD olacaktır. Çünkü biz, kolay zamanların değil zor zamanların yolcusuyuz.

Bizim için sadakat; slogan değil, hafızadır.

Bizim için birlik; çıkar değil, karakterdir.

Bizim için dava; dönemsel değil, süreklidir.

Bu iftar sofrası bize geçmişimizi hatırlatırken, geleceğe dair sözümüzü de tazeliyor. Biz Daha çok üreteceğiz.

Daha çok çalışacağız.

Daha çok omuz omuza vereceğiz.

Çünkü biz aynı yola baş koymuş bir camiayız.

Ve bu yol; şahsi değil, milli bir yoldur.

Rabbim birliğimizi daim eylesin.

Bu camiayı hayırlı işlere vesile kılsın.

Devletimize güç, milletimize izzet versin.

Hepinize gönülden hayırlı iftarlar diliyorum.