İSLAMİ MALİ PAZARLAR KONGRESİ
8 KASIM 2019
MÜSİAD GENEL MERKEZ
Değerli Avrupa İslami Finans ve Ekonomisi Akademisi Başkanı, Sayın Dünya Müslüman Bilim Adamları Federasyonu Genel Sekreteri, Değerli Kurucu Başkanım ve IBF Başkanım,
Değerli Hocalarım,
Değerli MÜSİAD Üyeleri,
İş Dünyasının Değerli Temsilcileri,
Kıymetli basın mensupları,
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Bugün ikincisi düzenlenen İslami Mali Pazarlar Kongresi’nde sizleri Allah’ın selamıyla selamlıyorum; Esselamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu…
Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Öncelikle Kainatın efendisi Peygamberimizin dünyaya teşriflerinin yıldönümü olan bu mübarek günün feyizli, bereketli olmasını diliyorum.Hem mübarek Cumamızı, hem de Mevlid-i Şerif’inizi tebrik ediyor alemlere rahmet olarak gönderilen efendimizin şefaati hürmetine Rabbimizden iki cihan Saadet’i İle
ömrümüze,rızkımıza,sıhhatimize bereket vermesini ve razı olduğu kullarından eylemesini niyaz ediyorum.
Değerli Misafirler,
Kongremizin ana konusu sebebiyle, İslami finans ve mali pazarlara yönelik, müsaadenizle kısa bir değerlendirme yapmak isterim. Modern anlamdaki uygulamaları 1960’lı yıllara kadar uzanan İslami finans, küresel ekonomi içerisinde önemli boyutlara ulaşmıştır. Sizleri çok fazla rakamlara boğmadan kısaca bir değerlendirme yapmam gerekirse:
İslami finans sektörü bugün, yaklaşık 3 trilyon dolar seviyesinde bir büyüklüğe sahip.
İslami bankalar ve enstrümanları, sukuk ve tekâfül gibi uygulamalarıyla İslami finans, Müslüman toplumlar için çok mühim bir konum teşkil ediyor.
Sektöre ilişkin varlıkların yaklaşık %30’unu sukuk, tekâfül ve diğer faizsiz finans kuruluşları ve fonları oluştururken, kalan %70’lik alanı ise İslami bankalar kapsamaktadır.
Türkiye’de de gün geçtikçe sektördeki payını artıran katılım bankaları, 2018 yılında bankacılık sektöründen aldığı payı %5,3’e çıkarmıştır. Bu dönemde katılım bankalarının net dönem kârı, %34,1 artışla, 2,1 Milyar TL’nin üstüne çıkmış; öz kaynak toplamı ise %23’lük artışla yaklaşık 17 milyar TL’ye yükselmiştir.
2020 yıl sonu itibariyle, küresel büyüklüğünün 4 trilyon dolara ulaşması beklenen* İslami finans sektörünün, ilerleyen yıllarda çok daha üst seviyelere hızlı bir şekilde ulaşması beklenmektedir. Dolayısıyla İslami finansmanın potansiyelinin artırılması için, mevcut altyapısının geliştirilmesi gerekmektedir.
Sektöre yönelik düzenleyici ve denetleyici kurumların varlığı, İslami finans kurumlarının büyümesinde önemli bir rol oynayacaktır. Sektörün bilinirliğinin artırılması ve mevcut pazarın geliştirilmesi; ürünlerin çeşitlendirilmesi ve katma değeri yüksek yeni araçlar sunmasına bağlıdır.
Faizsiz finans sistemi araçlarının İslami finans prensiplerine uygunluğu açısından standartların belirlenmesi de çok önemli. Ek olarak sistemin gelişimi, faizsiz finans alanına yönelik eğitim, bilgi ve farkındalığın artırılmasıyla da bağlantılıdır.
Bu bağlamda göreve geldiğim 2017 yılında ,İnsani finans zirvesi ismi ile, 75 panelli, 220 konuşmacının yer aldığı bir çalışma yaptık.Bu zirve
dünyada ve Türkiye de çok ortaklı ve faizsiz modellerin yaygınlaşmasında önemli rol oynamıştır.
Bugün dünyada faizsiz finans konusunda eğitim veren kurumların sayısının yaklaşık 700’e ulaşması, önemli bir gelişmedir. Bunun yanında; bu listede 80 kuruluş ile İngiltere’nin ilk sırada yer alması da dikkat çekmektedir.
Bu demektir ki; İslami finans sektörü, yalnızca Müslüman toplumlar için değil, aynı zamanda İslam dünyası dışında kalan toplumlar için de önemli bir alternatif niteliğindedir.
Çünkü küresel finans sisteminin yaşadığı sarsıntı ve krizler, küresel sermayenin alternatif arama çabalarını hızlandırmaktadır. Yaşanan küresel krizler, geleneksel bankacılık sektörüne ilişkin algıda ciddi bir değişikliğe neden olurken; İslami bankalar kendi dinamikleri sayesinde, küresel krizi nispeten daha sağlıklı atlatmayı başarmıştır. Kriz dönemlerinde riskli varlıklara sahip olan geleneksel konvansiyonel bankalar, likidite sıkıntıları ile karşı karşıya kalabiliyor. İslami bankalar bu tür riskli varlıklardan uzak durdukları için likidite sorunları yaşamıyor. Böylece kriz sonrasında İslami finans, sadece İslam dünyasındaki yatırımcılar için değil; diğer yatırımcılar için de bir alternatif haline dönüşmüştür.
Değerli Misafirler,
Günümüzde şirketler, artık sadece kârı hedeflemekten çıkmış, toplumun sosyal, kültürel ve siyasal birçok sorunu ile ilgilenir hale gelmişlerdir.
İslam tarihine baktığımızda, “ahilik ve fütüvvet” gibi iktisadi teşekküllerin, benzer duyarlılıkla işlediğini görüyoruz.* Bizler, göreve geldiğimiz günden bugüne, faizsiz bir finans sisteminin inşasının, elzem olduğunu ifade ediyoruz.
Çünkü biz mevcut sistemi, bin bir zorlukla inşa ettiğimiz ticari ilişkilerimizi sürdürülebilir kılmanın önünde en büyük engel olarak görüyoruz.
Bu noktada MÜSİAD olarak yalnızca finansman noktasında değil, işleyiş bakımından da bu topraklara özgü, değerlerimizi aktarabileceğimiz projeler ortaya koyuyoruz.
Ortaklık kültürünün yaygınlaşmasını, bu projelerin en önemlilerinden biri olarak görüyoruz. Bizim ticaret geleneğimizde yeri olan ortaklığın yaygınlaşması, iş dünyasını faiz kıskacından büyük ölçüde kurtaracaktır.
Bildiğiniz üzere, ortaklık, iş insanımızın tek başına bir yatırımı sırtlayabilmek için faiz yükünün altına girmesininin alternatifi haline gelmektedir.
Bu, ilerleyen süreçte ticarette atılacak adımlar açısından girişimcinin elini rahatlatan ve daha özgür bir alanda hareket etmesini sağlayan bir husus.
MÜSİAD olarak başlattığımız Tazelenme Sürecinde, ticarette saptadığımız sorunlara çözüm getirebilmek için projelere odaklanıyoruz.
SAHA Yapılanmamızla, yurt içi ve yurt dışı yapıların entegrasyonunu sağlayarak, üyelerin ticaret-yatırım-ortaklık imkânlarının genişletilmesini amaçlıyoruz.
Yine, oluşturduğumuz Ortaklık ve Koordinasyon Üst Kurulu da bu doğrultuda üyelerimize yeni ufuklar açmak için çalışmalar yürütüyor.
Düzenlediğimiz organizasyonlarla da ortaklık kültürü başta olmak üzere, ticaretimizin geliştirilmesine katkı sağlayacak birçok çalışma gerçekleştiriyoruz.
16-19 Ekim tarihlerinde Bosna-Hersek’te 23’üncüsünü düzenlediğimiz Uluslararası İş Forumumuzu(IBF), bu bakımdan son derece kıymetli buluyorum.
IBF’in, aynı hedef ve inançla, 25 ülkenin iş insanlarını bir araya getirdiğini görüyoruz.
Dolayısıyla bu çatı; üyeler arasında bilgi akışının doğru ve hızlı şekilde sağlanarak bilginin işlenmesi ve dönüştürülmesi noktasında, etkin rol oynuyor.
Bunu yaparken aynı zamanda üyelerimizin ve bizimle aynı hedef doğrultusunda hareket eden dostlarımızın ticari faaliyetlerini geliştirmesine katkı sunuyor.
Kıymetli Misafirler,
Bugün artık bütün ekonomik faaliyetler, bilgi temelli gerçekleşiyor.
Süzgeçten geçirilmiş, önemli ve değerli veriler toplamı olarak bilgi, isabetli karar vermek için gerekli bir kaynaktır.*
Bilginin elde edilmesi, işlenmesi ve dönüştürülmesi gibi süreçler, iktisadi sistemin aslî unsuru olarak kabul ediliyor.
Bu durum, makro planda ülkeler, mikro planda ise şirketler için çok önemli bir strateji hâline gelmiştir.
Günümüzde, ancak edindiği bilgileri değerlendirmeyi başaran ülkeler ya da şirketler kazanımlarını artırabiliyor. Böylelikle, diğerlerine liderlik edecek konuma yükseliyorlar.
Diğer bir deyişle ekonomik güç, bilgiye sahip olanın elinde toplanıyor.
Dolayısıyla, ticari, teknolojik ya da finansal anlamda bilginin elde edilmesi ve yatırım, Ar-Ge, üretim, rekabet gibi konularda avantaj sağlanması; üzerine ciddiyetle eğilmemiz gereken bir meseledir.
Ekonomik bilgi ağı olarak niteleyebileceğimiz bu süreç; en doğru ve en faydalı bilginin, en doğru zamanda aktarımını ifade etmektedir.
Ticaret savaşlarının etkisini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz günümüzde, ekonomik ve ticari anlamda bilgi akışı, her zamankinden daha önemli.
Küresel ticarette yaşanan sıkı rekabet, bütün aktörleri birtakım tedbirler almaya itmektedir.
Bu nedenle; dünyanın önemli güç merkezleri arasında ticaret ve teknoloji savaşları sürerken, bizlerin de yapmamız gerekenleri iyi analiz edip bir an evvel harekete geçmemiz gerekiyor.
MÜSİAD olarak bugün yurt dışında 225, toplam 312 irtibat noktamızla hizmet veriyoruz.
Ekonomik bilgi akışını sürdürmek ve ileri taşımak amacıyla, teşkilat ağımızı genişletmeye devam ediyoruz.
Bugün ve yarın, son derece önemli bulduğum bu organizasyonda; İslami pazarlara yönelik stratejik ve güncel paylaşımlara tanık olacağız.
Farklı konu başlıklarıyla ilerleyecek olan toplantılarda, bizler için öncelikli pazarlardan olan bu alanda, iş dünyasının önüne çıkan engeller ve bunlara çözüm önerileri de işlenecek.
Kongre ayrıca, dünyanın farklı bölgelerinden finansal piyasalar, bankalar, finansal kurumlar, şirketler, üniversiteler ve uzmanlarla ilişkiler kurma fırsatı sunuyor. Bu bakımdan da çok kıymetli bulduğumu ifade etmek istiyorum.
Kongrenin, iş dünyamız ve ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, başta Ahmet Matar kardeşim olmak üzere, Avrupa Finans ve İslam Ekonomisi Akademisi ve organizasyonda emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.
İş dünyasının temsilcileri olarak, böyle güzel vesilelerle daha sık bir araya gelebilmeyi temenni ediyor, hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Abdurrahman Kaan
MÜSİAD Genel Başkanı
*İslami Bankalar ve Finans Kurumları Genel Konseyi’nin tahmini
*Şirket Yapısı ve Süreklilik - Enver Osman Kaan
*Şirket Yapısı ve Süreklilik - Enver Osman Kaan