ŞUBE GENEL KURULU

29 MART 2021

KARADENİZ EREĞLİ

Sayın Kaymakamım,

Sayın Belediye Başkanlarım,

Değerli Yönetim Kurulu Üyelerim,

İş ve Siyaset Dünyasının, STK’ların, Odalarımızın Değerli Başkan ve Temsilcileri, MÜSİAD Karadeniz Ereğli Şubemizin Değerli Başkan ve Üyeleri,

Kıymetli Basın Mensupları,

Şubemizin Genel Kurulunda hepinizi saygıyla selamlıyorum; hoş geldiniz sefalar getirdiniz.

Değerli Misafirler,

Bugün Türkiye’de maden denince akla gelen ilk bölgeden Karadeniz Ereğli’de sizlerleyiz. Ekonomisi madenciliğe ve buna bağlı sanayiye dayanan Zonguldak, bu niteliğiyle tarım dışı kesimlerin ağırlık kazandığı birkaç ilden biri durumundadır. Zonguldak’ta, zengin kömür yatakları, demir-çelik fabrikaları ve bunlara bağlı yan sanayi ekonominin belkemiğidir.

Karadeniz Ereğli’nin büyümesi, ülke ekonomisinde önemli bir yer tutması ve dış dünyaya açılması, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları’nın ilçeye kurulması ile mümkün olmuştur. Bu niteliğiyle Türkiye’nin sanayi ve doğanın iç içe bir bütünlük içerisinde yaşadığı ender bölgelerinden birisi olan Ereğli’nin, sanayi kimliğine rağmen, güzelliğinden, estetiğinden ve doğallığından bir şey kaybetmediğini ifade edebiliriz.

2020 yılında Türkiye’nin en çok ihracat yapan illeri arasında 27’nci sırada ve Karadeniz Bölgesi özelinde ise 5’inci sırada yer alan Zonguldak, ülke genelinde ihracatın daraldığı bu dönemde, ihracatını %8,25’lik artışla 436,8 milyon çıkarmayı başarmıştır. 2015 senesinde ilin toplam ihracat hacminin 400 milyon dolardan 189 milyon dolara inmesinden sonra toparlanma eğilimine girmiş ve 2018 yılı itibariyle eski seviyesine ulaşmıştır.

Toplam 108 ülkeye mal ve hizmet ihracatı gerçekleştiren Zonguldak’ta ilk üç sırayı Belçika, İtalya ve Romanya almıştır.

Zonguldak’ın potansiyelini düşündüğümüzde, bu başarıyı daha da yukarı taşımamız gerektiğini görüyoruz.

Değerli dostlar, biz MÜSİAD olarak yol arkadaşlarımıza, Türkiye’de 89 nokta ve dünyada 95 ülkede 225 irtibat noktamızla destek oluyoruz. Ve şimdi onları güçlü bir ticaret ve yatırım ağıyla birleştirmek için yepyeni bir yapılandırma ve tazelenme ile sizleri çok daha fazla kucaklayan ve MÜSİAD üyelerinin sermaye birikimlerini artırarak onları ülke çapında ve uluslar arası arenada söz sahibi yapmaya uyumlu modeller kurmak amacındayız.

Sağladığı 2 milyon kişilik istihdam ile Türkiye ekonomisine ve milletine faydalı olmak için her gün daha fazla çalışan bu değerli yapıyı bizler, her bir üyemizle bu noktaya getirdik.

Bunu, kurum kültürümüz, bilgi birikimimiz ve teşkilatımızdan aldığımız güçle yapıyoruz. Sizler aracılığıyla yurt içi ve yurt dışı bölgelerden edindiğimiz bilgileri işleyerek, önemli bir veri tabanı oluşturuyoruz. Bunun sonucu olarak da iş dünyasına, tüm riskleri, fırsatları ve güncel sorunları ortaya koyan bir tablo sunuyoruz.

Değerli dostlarım,

Bilenler bilir. Ben Genel Merkez Başkanı olmadım. Göreve geldiğim ilk günden görevi teslim edeceğim bu günlere değin daima teşkilatımın içinde ve üyelerimizle temas halinde oldum. Sadece Anadolu’yu dolaşarak değil, Anadolu’daki şubelerimizi ve temsilciliklerimizi Genel Merkezimizde ağırlayarak teşkilat ile merkezi yapı arasındaki bağları çok daha sıkı ve derin hale getirdik.

Pandeminin zorlu koşullarına rağmen şube genel kurullarımız vasıtasıyla Anadolu’ya şartlar elverdiğince temas etmek ve bu sayede hem genel kurullarımızı gerçekleştirip hem de sizlerle ülkemizin ekonomik, ticari ve siyasi gündemine dair sohbetlerde bulunmaktan mutluluk duymaktayım. Ne demiştik? MÜSİAD, sahada en etkin ve yaygın, eşine nadir rastlanır bir sermaye platformudur. Bu özelliği ile de ülkemizin gerek ekonomik gerekse sosyal açıdan

kılcal damarlarına kadar nüfuz etmiş ve en ince saha bilgisine dahi hâkim olmanın verdiği güç ile ilerlemektedir.

Kıymetli misafirler,

2020 yılı, tüm dünya olarak zorlu bir yıl olarak geride bıraktık. Bilhassa 2018 yılının başından itibaren, küresel ekonomik sistemin oldukça sıkıştığını ve ciddi bir emtia kriziyle yüzleşmek durumunda kalabileceğimizi ısrarla vurguluyorduk.

Fakat beklenen bu krizin patlama noktası, hiç kimsenin tahmin edemeyeceği bir yerden geldi: Küresel Salgın. Bu kriz, diğerlerinin aksine iktisadi bir zemine sahip değildi ancak etkileri itibariyle tüm dünyada durma noktasına gelen ekonomik sistemi bizlere sorgulattı.

Covid-19 salgınıyla birlikte küresel ekonomi, hem arz hem de talep yönüyle büyük bir şoka girerken; sermaye, mal ve insan hareketliliği neredeyse durma noktasına geldi ve birçok sektörde hayatta kalmak imkânsız hâle geldi. Bu noktadan itibaren küresel ekonomik sistem yerini yavaş yavaş üniter yapılara ve ülkeler açısından kendi kendine yetme kuralına bıraktı. Bizler pandemi sonrası keskin paradigma dönüşümleri beklerken, karşımıza devletçi bir kapitalizm çıktı ve bu model aslında bize pek de yabancı değildi.

Çünkü ulus ekonomilerinin temel alındığı bir mantıkta devlet ekonomi üzerindeki regülasyon görevini ve ağırlığını giderek daha fazla hissettirecekti ki, öyle de olmaktadır. Pandeminin başında hemen her devlet kendi milletinin, salgından en az hasarla etkilenmesi adına destek ve teşvik paketleri açtı. Salgın devam ettiği ve tüm dünyada tamamen bitene kadar da bu uygulamalar kademeli bir şekilde varlığını sürdürmek zorundadır. Belki de iş dünyasının içinde hareket edeceği yeni iktisadi model de budur.

Bugün ülkemizde ve dünyanın pek çok ülkesinde gerek gelir adaletsizliği, gerek orta gelir tuzağında kaybolan sermaye gerekse, yükselen mal ve hizmet fiyatları nedeniyle devletin müdahale alanları gittikçe genişlemektedir. Buna rağmen dünya global sermayesinin yeniden gelişmiş ülkelerden, bizim gibi gelişmekte olan ülkelere doğru aktığını da söylemek mümkündür. Ancak burada önemli, olan nokta bu sermaye akımının anlık fon hareketleri

mantığında girip çıkması değil; ülkemize doğrudan yatırımlar yoluyla üretim yatırım ve istihdam sağlamasıdır. Bunu gerçekleştirme ise yine bizlerin elindedir.

Değerli misafirler,

Konjonktür gereği devlet organlarımız elbette süreli bazı politikalar yapmak zorunda kalmışlardır ve kalacaklardır. Burada önemli olan nokta devletimize, içinden geçmekte olduğumuz süreçte destek olmaktan geri durmamaktır. TL’deki aşırı değer kaybının ve yüksek enflasyon seyrinin önüne geçmek maksatlı atılan adımların, örneğin Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Liderliğinde açıklanan Ekonomik Reform paketinin sanayileşme ve milli sermaye birikimi temelli politikalar üzerine kurulu olduğunu görmek bizleri umutlandırmaktadır.

Nihayetinde MÜSİAD olarak yıllardır gerek enflasyonla mücadelenin gerek istihdamı artırmanın gerekse sürdürülebilir büyümenin temel koşulunun etkin bir üretim planlaması ve yerli-milli sanayileşmenin teşvik edilmesinden geçtiğini vurguluyorduk.

Finansal piyasaların reel ekonomiyi açıklamakta yetersiz kalır. Bunun en canlı örneğini bir haftadır yaşamaktayız. Volatilitesi yüksek bir haftayı geride bırakırken pazartesi nasıl bir açılışla karşılaşacağımızı hesaplayamıyoruz. Bu da bizi belirsizlik ortamının oluşturduğu iştahsızlık ve bezginliğe itmektedir. Hâlbuki paranın dolaşım hızını da paranın alım gücünü de paranın yatırım gücünü de o ülkenin üretim hacmi belirler. Ancak burada ince bir husus vardır: Üretimde, hiçbir sektör ihmal edilmemelidir. Yani tarım ve hayvancılık alanında üretim, sanayi üretimi ve hizmetler sektöründeki üretim, senkronize bir şekilde olmalıdır. Üretim alanlarından bir sektör, kesinlikle bir diğerine feda edilmemelidir. Buna Çoklu Üretim Modeli denmektedir.

Ayrıca sadece üretim yetmez. Satışa yönelik üretim modeli üzerine bir planlama içinde olmamız esastır. Yani pazarı ve satışı garantiledikten sonra üretimi yapmak. Ancak bu da yetmez. İç talebi doğru tespit ettikten sonra dış ticaret planlaması yapmak gerekir. Aksi halde dolu depolardan söz ederken ithalat yapmaya başlarsınız. Bu da dış ticaret hadlerinizi olumsuz etkiler. Bu da yetmez, Üretim ve ticaret için yatırımın sürekliliği ve sürdürülebilirliği gerekir. Biz bu uçtan uca sistematiğe, üretim-ticaret ve yatırımın senkronizasyonu adını

vermekteyiz. Şimdi bakıyorum da bu üçlü akış modeli herkesin diline pelesenk olmuş durumda. Biz, birçok kavramı çok önceden görüp analiz ettik ve tazelenme stratejimizi de ona göre oluşturduk. Şimdi pek çok kurumun yapamadığı yeni dünya sistemine hazır olmak MÜSİAD’a nasip oldu.

Yeniden Normalleşme sürecinin hem hizmetler hem de üretim sektörlerin canlanmayı artıracağını bunun da 2021 yılındaki milli gelirimize olumlu yansıyacağını söylemek yanlış olmaz. Ancak burada yine belirleyici faktör pandeminin seyri ve aşı çalışmalarının verimliliğidir. Zira bir üçüncü dalga ile karşı karşıya kalmamız halinde yeniden yaşayacağımız muhtemel sermaye kaybının telafisi için aynen Çin’in yaptığı gibi belli bölgelerde dur durak bilmeden üretime devam etmeli ve stoklarımızı artırma yoluna gitmeliyiz.

Bu da elbette güvenli ve her aşaması düşünülmüş üretim üsleri kurmak mantığından geçmektedir. Ayrıntılarına birazdan değineceğim bu modelde temel amacımız Çin’in yaptığı stratejiyi ülkemiz şartlarında daha da gelişmiş koşullar ve insanı-doğayı önceleyen bir mantıkla geliştirmektir.

Yerli ve milli üretimde kritik pozisyondaki bütün sektörlerimizin kendi kendine yeterlilik politikalarının artırılması ve bilhassa dış ticarete yönelik yeni bir stratejinin belirlenmesi, doğru bir adım olacaktır. Biz üretim üsleri kurma projemizi ilk kez dillendirdiğimiz vakit tam olarak anlaşılmadı ve dahi sol basında “toplama kampları” gibi çirkin ve aslı astarı olmayan eleştirilere maruz kaldı. Biz buna rağmen üretim ve yatırım üsleri projemizi CB SBB koruması altında hızla devam ettirdik. Şimdi geldiğimiz noktada tüm dünya olası krizler ve tekrar eden salgınlara karşı üretimin ve ticari hayatın aksamaması için aynı söylem üzerinde hem fikir oldular. Yetmedi sol cenahın liderleri demeçlerinde üretim üsleri kurmak cümlesini eder oldular. Elhamdülillah ne diyelim!

Kıymetli Misafirler,

Tesadüf değil, stratejik aklın ve zekanın sistemi ve süreçleri okuyabilme becerisidir. Bugünleri çok iyi analiz ederek ve gerçek manada stratejik bir yol haritası çıkararak bundan iki sene evvel başlattığımız tazelenme sürecimizdeki komitelerimizin isimlerini şimdi bir kez daha okuyunuz. 2018 yılında çizilen hattın 2023-2030’a kadar giden bir yolu nasıl tasarladığını

göreceksiniz. Biz bu vizyonu kimse görmeden evvel seneler evvel ortaya koyduk. Her komitemizin ismi ve çalışma alanı bugün bir zorunluluk yarının dünyası içinse bir yol haritası halini almıştır.

Lojistikte yeni yollar ve yaklaşımlar Komitesi dedik. Bakın şimdi dünya ticaretine lojistik firmaları ve onların çizdiği yeni yollar yön vermektedirler. Yerli ve milli üretim planlama Komitesi dedik; bakın şimdi üniter ekonomik yapıların temel çıkış noktası yerli ve milli üretim planlama oldu. Enerji ve Maden Yönetimi ve Yatırımları komitesi dedik, bugün enerji güvenliği ve yeni maden yatakları adına bambaşka bir ekonomik paylaşım alanı oluşmakta. Sanayi Bölgeleri ve Yerleşkeleri komitesi dedik, bakın bugün üretim üsleri kurmak tüm dünyada elzem bir yatırım alanı oldu. Akıllı şehirler ve şehir ekonomileri komitesi dedik, bizden sonra Cumhurbaşkanlığı düzeyinde politika haline geldi, 11 Kalkınma planına işlendi. hatta şehirlerin eşleştirilmesi adına AB çapında başlatılan projeler bizim bu hususta ne denli haklı ve öngörülü olduğumuzu gösterdi. Daha çok örnek var: Gastro-ekonomi, Kırsal kalkınma, Birleşme ve devralmalar, İhracat Eşleştirme…

Buradan sizlere çok önemli bir husus da daha seslenmek isterim. Pandemi nedeniyle Anadolu entegrasyonu sekteye uğrayan tazelenme sürecimiz bir sonraki dönemde de hızlıca şubelerimize entegre edilecektir.

Kıymetli misafirler,

Bizler kendine güvenen ve dayanıklı bir milletin evlatlarıyız. Olmaz denen ne varsa yapmış bir milletiz. Hatta Pandemi’de fuar olur mu diyenlere olur deyip en alasını gerçekleştirmek de yine MÜSİAD’a nasip oldu.

Pandemi sırasında yapılan en büyük fuar olan, hem katılımcı hem ziyaretçilerden yoğun ilgi gören MÜSİAD EXPO 2020’yi geniş bir katılımla gerçekleştirdik ve başarıyla tamamladık. 4 gün süren fuara Avrupa, Asya-Pasifik, Avrasya, Afrika ve MENA ülkeleri başta olmak üzere, 102 ülkeden 15 bine yakın ziyaretçi katıldı. “Küresel Ticaret Burada” sloganıyla gerçekleştirdiğimiz fuarda, 50 ülkeden 400 alım heyetini ağırladık. İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirdiğimiz ve dünyanın her bölgesinden iş insanı, siyasetçi ve akademisyenin katıldığı EXPO 2020, iş insanlarımızın yeni iş birliklerine açılmasını sağlarken,

yabancı yatırımcıların da ülkemizdeki yatırım fırsatlarını yakından incelemesine olanak tanımış oldu.

Değerli Misafirler,

Bildiğiniz üzere, yeni dünya sistemine önceden hazırlık yapmak amacıyla tazelenme sürecimizi başlattık. Yola çıkış mottomuz, “beraber” oldu.

Yapmayı planladığımız ve vaat ettiğimiz neredeyse tüm açılımları tazelenme sürecimiz çerçevesinde yerine getirdik. Şimdi geniş çaplı projelerimizle bu sürecin meyvelerini topluyoruz.

MÜSİAD olarak, ülke ekonomisine yapılan katkıyı artırmaya ve üyelerimiz arasındaki ortaklık kültürünü geliştirmeye yönelik projeler geliştiriyoruz.

Bu amaçla tazelenme sürecinde kurduğumuz MÜSİAD MECLİS çatısı altındaki toplam 23 komitemiz kendi tematik ya da sektörel alanlarına uyumlu projeler ile Anadolu’daki potansiyel yatırımcı ve sanayicileri belli projeler etrafında toplamaya başladılar. Bu projeler, Anadolu’daki sermaye gücünü, projelere yatırım yapmak veya ortak olmak adına teşvik etmeye başladı.

Örneğin Yatırım ve Üretim Üsleri Projemiz ile dar alanlarda üretim yapmakta zorlanan ve bu nedenle ölçek büyüklüğüne erişemeyen küçük ölçekli firmalarımıza tüm ihtiyaçlarının aynı ortamda karşılanacağı bir yaşam ve üretim bölgeleri inşa ederek onları zamanla OSB’lere geçmeye hazır ve kurumsallaşmış firmalar haline getirecek bir model oluşturduk. Bu modelin ilk prototipini tamamladık, ikincisinin de inşasına yakında başlıyoruz.. Dünyada ilk on ekonomi arasına girmek için ve her koşulda tekrarlaması muhtemel salgınlar ve afetler için üretim üsleri kurmak zorundayız. Üretim üsleri kurarak, salgın ya da ağır afet durumlarında firmaları, çalışanları ve üretimi korumak, tam kapanma olmadan devam ettirmek mümkün olur.

Biz bu modele kısaca KOBİ KULUÇKA MERKEZLERİ adını verdik. KOBİ’lerin eğitimden barınmaya, sosyal aktivitelerden sanat ortamlarına kadar tüm ihtiyaçlarının aynı yaşam alanında karşılandığı bu model, hem emekçilerimiz hem de üreticilerimiz ve aileleri için güvenli bir üretim ve yaşam alanı oluşturmayı amaçlıyor.

Bu projemiz de merkezden planlanıp Anadolu’ya doğru aktarılan çalışmalarımızdan biri oldu. Aynı zamanda bu projemiz YOİKK kapsamında SBB tarafından devlet himayesi altında proje olarak tescillendi.

Aynı şekilde Akıllı Tarım Kentler Projemiz ile kırsal kalkınmayı teşvik etmek ve bu şekilde tersine göçü desteklemek ve homojen bir nüfus yapısına kavuşmak adına bir girişim başlattık. Bunu bir model olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunduk.

Akıllı Tarım Kentler Modeli ile büyük şehirlere sıkışan nüfusu ve özellikle kadın ve genç girişimleri hedef alan imkânlarıyla, kırsal yaşamı özendirme ve kırsal kalkınmayı destekleme inisiyatifi geliştirdik.

Bugün Anadolu’daki pek çok üyemiz bu inisiyatifi kendi bölgelerinde uygulamak üzere hazırlık çalışmaları yapmaktadırlar.

Bunlar gibi daha pek çok projemiz komitelerimiz tarafından üretilip tabana yayıldılar. Gastro-ekonomi ve Türk Mutfak Sanatları üzerinden Şehirleri Gastro-Turizm alanında markalaştırmak, Karavan Turizmi, Sahra Hastaneleri gibi yapıları çoklu ortaklıklar üzerinden kurmak, ikinci el araç piyasasında güvenli alım platformu oluşturmak, gayrimenkul güvenli alım-satım platformu oluşturmak, 2023 hedefleri doğrultusunda 20 yer 23 lokasyonda seçili KOBİ’leri büyüterek Türkiye ve Dünya Markası haline getirmek. Bu ve bunun gibi birçok proje MÜSİAD’ın tazelenme serüveninin meyveleri oldu.

Türkiye’nin 6 temel stratejisine uygun 6 temel alanda MÜSİAD Markası oluşturduk: Yenilik yönetimi ve dijital dönüşümün şartlarına uyum adına MÜSİAD INNOVA ( MÜSİAD YENİLİK).

Geleceğin stratejik sektörlerini ve iş modellerini geliştirmek için, MÜSİAD FUTURE (MÜSİAD GELECEK),

Eğitimi bir MÜSİAD ekolü haline getirme ve kurumsal bir kimlik kazandırmak için MÜSİAD AKADEMİ.

Markalaşmanın ve şirketlerin marka değerlerini artırarak Türkiye’den Dünya Markaları çıkarmak ve KOBİ’lerimizin birer büyük ölçekli kurumsal markalar haline getirmek adına Anadolu firmalarımıza yönelik çalışmaları kapsayan 2023 YER-EL (20 YER 23 EL), Türkiye’nin yatırım stratejilerinde MÜSİAD Markasının güvenilirlik avantajını, sahasını, yastık altı tasarrufları kitlesel yatırımlara, ortaklıklara dönüştürmek ve yatırım fonları sistematiğini kurmak için MÜSİAD INVEST (MÜSİAD YATIRIM),

Doğrudan dış yatırımcı için Türkiye’yi bir yatırım ve ticaret pazarı olarak tanıtmak ve MÜSİAD’ın dış saha yaygınlığını bir ticaret ve yatırım sistemi gibi çalıştırmak için CB Yatırım Ofisi ile birlikte kurguladığımız MÜSİAD TIA (MÜSİAD TİCARET ve YATIRIM AJANSLARI).

Bizler, birçoğunuzun şahit olduğu üzere çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz ve edeceğiz. Projeler geliştirmeye, ülkemize, milletimize, doğduğumuz topraklara hizmet etmeyi sürdüreceğiz.

MÜSİAD olarak, kurucularımızın ideallerine ve bu hedeflerimize sahip çıkarken, diğer yandan MÜSİAD geleneğini de sürdürüyoruz.

Bu geleneğin en güzel uygulamalarından biri olan Karz-ı Hasen Sandığı’mız, üyelerimizin teveccühü ile yaralara merhem oluyor, kardeşlik kültürünü güçlendirerek yeni nesillere aktarmamızı sağlıyor.

Kadim bir geleneği sürdürme isteğiyle hayata geçirdiğimiz Karz-ı Hasen Sandığı projemiz, üyelerimiz arasındaki yardımlaşma ve dayanışma kültürünü kurumsal bir yapıya dönüştürerek, tüccarımızın ticaretini kolaylaştırmak düşüncesiyle oluşturduğumuz ve yardımlaşma ve dayanışma kültürünü kurumsallaştırmıştır.

Diğer yandan, başka bir kadim geleneğimiz olan “Zimem Defteri” uygulamasını da, başta genel merkez olmak üzere tüm şube üyelerimizin destek ve katkılarıyla sürdürüyoruz. Değerli Dostlar,

MÜSİAD bir aile, bir yuva, bir okuldur. Burada hepimiz aynı şuur ve aynı davanın neferi olmanın verdiği gururla yürür ve zamanı geldiğinde bayrağı bizden sonraki kardeşlerimize devrederiz. Bu kural herkes için kadimdir. MÜSİAD’ı özgün kılan budur. Bu maksatla şubemizin Genel Kurulunda bulunmak beni ziyadesiyle mutlu etmektedir. Sözlerimi burada tamamlarken, MÜSİAD Karadeniz Ereğli Genel Kurulu’nun hayırlar getirmesini ve şubemizin, iş dünyamıza yaptığı katkılarının artarak sürmesini temenni ediyorum. Şube başkanımıza, yönetim kuruluna, MÜSİAD Kadın Komitesi’ne, Genç MÜSİADlı kardeşlerimize başarılar diliyorum. MÜSİAD Yerel Üst Kurulu Başkanımız Ahmet Bey’e ve yerel ilişkiler komitemize, profesyonel kadromuza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.

Abdurrahman Kaan

MÜSİAD Genel Başkanı