KÜRESEL ENERJİ GÖRÜNÜMÜ WEO 2020 ve TÜRKİYE
ONLINE
3 KASIM 2020
Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol Beyefendi,
Değerli Komite Üyelerimiz,
Değerli Katılımcılar,
MÜSİAD Maden, Enerji Yönetimi ve Yatırımları Komitemiz tarafından organize edilen toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizler saygıyla selamlıyorum.
Değerli Katılımcılar,
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA)’nın yayınladığı Küresel Enerji Görünümü raporuna göre, koronavirüs salgını nedeni ile enerji talebinde yaşanan düşüşün, 2008 yılındaki krizi gölgede bırakması bekleniyor.
2020 yılında, enerji talebinin yüzde 6 oranında düşeceği tahmin edilirken, bu değer 2008 yılı krizi sonrası yaşanan düşüşün 7 katı.
Yani bu düşüş, dünyanın üçüncü büyük enerji tüketicisi olan Hindistan’ın tüm enerji talebine eşdeğer.
Tüketilen enerjinin kaynakları incelendiğinde; petrol, doğalgaz ve kömür üçlüsünün mutlak hâkimiyetinin devam ettiğini görüyoruz.
Diğer yandan genel çerçevede, nükleer enerjinin payı azalırken, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımında önemli bir artış göze çarpıyor.
2019 yılında kömürden elektrik üretimi değerlerini ilk kez geçen yenilenebilir enerjinin, elektrik üretimindeki payının 2020’de yüzde 40’a ulaşması bekleniyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’na göre yenilenebilir enerji, 2020’de büyüyecek olan tek enerji kaynağı olacak.
Kömür ve doğal gazın küresel enerji üretimindeki payının ise 2001’den bu yana görülmemiş seviyelere düşmesi bekleniyor.
2045’e kadar güneş, rüzgâr ve jeotermal enerji kaynaklarının yıllık ortalama %6,6 büyümesi beklenirken; yenilenebilir enerji kaynaklarının, artış oranı itibarıyla bütün enerji kaynaklarını geride bırakacağı tahmin edilmektedir.
2019’da küresel enerjinin %2,1’ini temin eden yenilenebilir enerji kaynaklarının payının 2045’te %8,7’e çıkması bekleniyor.
Türkiye olarak, yenilenebilir enerji alanında yaptığımız yatırımlarla, bu artışta önemli bir aktör olmak için çalışıyoruz.
Değerli Katılımcılar,
Tahminlere göre 2050 yılında küresel enerji talebi, 2018’e kıyasla %50 artış gösterecek. Bu devasa artışın ana kaynağının ise OECD üyeleri dışındaki ülkeler olacağı öngörülüyor.
Bu ülkelerdeki güçlü ekonomik büyüme trendi, artan nüfusla birleştiğinde yaratacağı talebin hangi yollarla karşılanması gerektiği ise bugün yanıtlanması gereken bir soru olarak öne çıkıyor.
OPEC’in 2020 Yıllık Raporuna göre ise, petrol 2045’e kadar en büyük enerji kaynağı olarak kalmaya devam edecek.
Türkiye, gelişmekte olan bir ekonomi olmasının da etkisiyle, dünya ortalamasından daha hızlı büyüyen bir ülke.
Enerji tüketimi de bu trende paralel olarak düzenli şekilde artıyor. Türkiye’nin toplam enerji tüketimi, 2000 yılında 73,5 milyon ton karşılığı petrol iken 2018 yılı sonunda bu hacim iki katından fazla büyüyerek, 154 milyon tona çıktı.
Enerji tüketimindeki yıllık değişimlere bakıldığında ise 2000-2018 döneminde ortalama %4,4’lük bir büyüme göze çarpıyor. Bu hızlı büyüme, Türkiye’nin toplam küresel enerji tüketiminden aldığı payın da artmasına sebep oluyor.
Enerji kaynakları konusunda dışa bağımlılığı tarihsel olarak yüksek seyreden Türkiye için büyüme trendinin getirdiği enerji talebi, dış ticaret kalemlerindeki en büyük yüklerin başında geliyor.
Birincil enerji tüketiminin yaklaşık %75’inin ithal olduğu Türkiye için büyüme demek enerji talebi demek ve enerji talebi de dış ticaret ve cari işlemler açığı demek. Bu sebeple, küresel
enerji fiyatlarını etkileyen ya da etkileme ihtimali bulunan riskler, ülkenin finansal varlıkları ve genel kırılganlığı üzerinde önemli bir etkiye sahip.
Bildiğiniz gibi Türkiye, doğalgaza yıllık ortalama 12-13 Milyar dolar ödüyor.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vermiş olduğu 320 milyar metreküp ve ardından 85 milyar metreküplük doğalgaz müjdesinin, enerji bağımsızlığı açısından Türkiye’ye önemli kazanımlar sunması bekleniyor.
Yıllık tüketilen miktar göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin 9-10 yıllık doğalgaz tüketimini karşılayacak büyüklükte olan söz konusu keşfin, Türkiye’nin cari açığının finansmanında çok önemli bir rol oynaması beklenmektedir.
Türkiye, yenilenebilir enerji yatırımları sıralamasında, 2018 yılında yaptığı 2 milyar doların üzerindeki yatırım ile dünyada 19. sırada yer alıyor.
Bu alanda yatırımlarımızın günden güne arttığını göz önüne aldığımızda, yenilenebilir enerji yatırımlarında yakın gelecekte ülkemizin çok daha üst sıralara çıkacağını söyleyebiliriz.
Yenilenebilir enerji alanında yapılan yatırımlar artarken diğer yandan bilinirliğini artırmak ve yatırımcılarımızın bu alana yönelmesini sağlamak da bizlerin bir görevi.
Biz MÜSİAD olarak bu konudaki sorumluluğumuzun farkında olarak hareket ediyoruz.
Üyelerimiz ile birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarına verdiğimiz önem ve yatırım kadar, geleceğin enerji kaynakları olarak nitelendirilen; batarya teknolojisi, karbon yakalama ve depolama teknolojisi ve hidrojen teknolojisini de önemsiyor ve takip ediyoruz.
Bu vesileyle, MÜSİAD üyelerinin bu konudaki hassasiyetini ve başarısını tebrik ediyor, teşekkürlerimi sunuyorum.
MÜSİAD olarak bizlerin, birçok ülkenin enerji alanında gelecek hedefleri arasında yer alan yenilenebilir enerji yatırımlarını artırmak noktasında elimizi taşın altına koymaktan çekinmeyeceğimizi ifade etmek isterim.
Değerli Katılımcılar,
Sözlerimi tamamlarken, ülkemiz için stratejik sektörlerden biri olan enerji konusunu etraflıca ele aldığımız bu güzel toplantının son derece verimli geçeceğini umuyorum.
Başta MÜSİAD Enerji Yönetimi ve Yatırımları Komitesi başkanımız Cihad Terzioğlu olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
Abdurrahman Kaan
MÜSİAD Genel Başkanı