MÜSİAD ADIYAMAN GENEL KURULU

6 Ağustos 2021

Sayın Milletvekillerim,

Sayın Belediye Başkanım,

Sayın Rektörüm,

Adıyaman İş Dünyasının, Siyasi Partilerin, Oda, Borsa ve STK’ların Değerli Başkan ve Temsilcileri,

Değerli MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyelerim,

Çevre İllerden Gelen Şube Başkanlarım (K.Maraş, Diyarbakır, Şanlıurfa)

Adıyaman Şubemizin Geçmiş Dönem Kadim Başkanları,

Adıyaman Şubemizin Değerli Başkanı ve Üyeleri,

Genç MÜSİADLI Kardeşlerim,

Değerli Basın Mensupları,

Adıyaman Şubemizin Genel Kurulunda sizleri saygıyla selamlıyorum; hoş geldiniz,sefalar getirdiniz.

Değerli Misafirler,

Bir süredir genel kurullarımızı ve toplantılarımızı yüz yüze yapabilmenin, siz değerli dostlarımızla bir araya gelerek hasbihal edebilmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Aşılama oranlarının artışı ve tedbirlere uyumun yüksek olması sebebiyle normalleşme sürecine girmemizin hemen ardından memleketimizin her bir noktasından haberdar olabilmek adına her fırsatı değerlendiriyoruz, ülkemizi karış karış geziyoruz. Daha fazla insana dokunabilmek için gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerimiz kapsamında geçen hafta 7 ilimizi ziyaret ettik, bu hafta ise Aksaray ve Kırşehir’deydik, bugün de Adıyaman’dayız.

Adıyaman, ekonomisi ağırlıklı olarak tarıma dayalı olmakla birlikte son yıllarda özelikle tekstil, gıda ve mermer sektörü yatırımlarında sanayileşme eğilimi gösteren bir şehrimiz.

İlde sanayi büyük, orta ve küçük ölçekli işletmeler şeklinde şekillenirken, özel sektör kamu sektörüne göre daha fazla katma değer meydana getirmektedir. Bilhassa özel sektör üretimleri ile birlikte ülkemizin ham petrolünün yaklaşık %20’sinin bu bölgede çıkarılması, Adıyaman ekonomisi için ciddi bir değer oluşturmaktadır.

Tarımdan hayvancılığa madencilikten çeşitli sektörlere kadar farklı yatırım fırsatlarına sahip olan Adıyaman, ülke genelinde ihracatın azaldığı 2020 yılında, bir önceki seneye kıyasla ihracatını %60,2 oranında artırarak önemli bir başarıya imza atmıştır.

106 milyon dolarlık ihracatına rağmen 67 milyon dolar ithalat yapan Adıyaman, bu dönemde dış ticaret fazlası veren illerimizden biri olmuştur.

Toplam il ihracatındaki payı %68 olan Hazır giyim ve Konfeksiyon grubu, Adıyaman’ın dış ticaretinin bel kemiği konumunda bulunmaktadır.

Bununla birlikte; buğday, arpa, nohut, mercimek, pamuk, tütün, fıstık ve üzüm gibi birçok ürünün yetiştirildiği Adıyaman’ın, tarım ihracatında da önemli bir potansiyel taşıdığına inanıyoruz. Zira il ihracatında ürün çeşitliliğinin sağlanması, riski dağıtarak tek bir ürün grubuna olan bağımlılığı azaltacak ve Adıyaman’ı kırılgan bir yapıdan kurtaracaktır.

2015 yılında yaklaşık 550 milyon dolara kadar yükselen il ihracatı, Adıyaman’ın gerçek potansiyelini göstermesi adına, oldukça önemli bir göstergedir. Bu kapsamda Adıyaman’ın 2021 yılının ilk 6 ayında, önceki yılın aynı dönemine göre ihracatını %72,1 artırmasını, bu potansiyele doğru atılan önemli bir adım olarak görüyoruz.

Değerli Misafirler, Kıymetli Kardeşlerim,

1 yılı aşkın süredir devam eden pandemi, tüm dünyada bir panik ve şok dalgası oluşturdu ve bugün ülkeler, hızla toparlanma sürecine girebilmek adına çabalıyor.

Bizler artık şunu net şekilde görebiliyoruz; pandeminin hastalık ile ilgili etkileri bitse bile, dünya artık yeni bir iktisadi düzeni, yepyeni kuralları uygulamanın eşiğinde.

Dolayısıyla bizler, artık gelişimin ve büyümenin yeni modellerini yani, yeni dünya düzeninin yeni iş geliştirme modellerini takip etmek durumundayız.

Bunun için yatırımların doğru şekilde çekilmesini, doğru yerlere aktarılmasını, yatırımcılara ulaşılarak yönlendirilmelerini sağlamak gerekiyor. Bunun yanında tabii bir de ülkemizin her şehrinin kendine has değerlerinin çok daha iyi anlatılması da elzemdir. Bu da ancak, dünyanın her yanına yayılmış ve her bir noktadan yatırım –üretim ve ticaret bilgisi çeken, yatırım ortamlarını bilen ve yatırımcıları Türkiye’deki firmalar ile buluşturacak sistemi kuran yeni bir yatırım ağı ile mümkündür.

Biz her fırsatta şunu ifade ediyoruz; “gelecekte devletler değil, şehirler yarışacak”. Bu nedenle bölgesel ekonomilerin şehir ekonomilerinin oluşturulması esastır. Böylece kendi kendine yeten ve kendi varlıklarını değere dönüştürebilmiş kentlerimiz olacaktır.

Şehirlerin markalaşması ve mevcut varlıklarının değere dönüşmesi yani potansiyellerinin tespit edilerek bu potansiyellere uygun yatırımlarla illerin değerlerinin artırılması son derece mühim bir konu.

Bizler, Türkiye’nin her bir noktasını gezdiğimiz seyahatlerimizde birtakım veriler elde ediyoruz. İşte bu veriler ve sizlerle doğrudan temas etmenin getirdiği tecrübe ile bir proje oluşturduk ve şehirleri eşleştirmek, bu projemizin temel çıkış noktası oldu. Bu çalışmaya “Şehirleri Özgün Değerleriyle Kalkındırma ve Markalaştırma” adını verdik.

Doğru bir sanayileştirme politikası belirlemek, şehir ekonomileri oluşturmak için bu ekonomiyi ayakta tutacak gelecek vadeden firmaları bulmak, desteklemek, ölçeklerini büyütmek, sermaye güçlerini artırmak ve yerli-milli üretim hamlesi İle hem şehirleri markalaştırmak, hem de firmaları güçlendirmek şeklinde yapmaktan geçer. Ben buna, sanayileştirmenin icrası için şehir ekonomilerini çalıştırmak diyorum.

GSYH hesaplamalarına göre 3 milyar dolar büyüklüğünde olan Adıyaman’la eşleştirmiş olduğumuz marka il Atlantik ile Fas arasında bir geçiş noktası oluşturan ve “Kırmızı Şehir" olarak bilinen Marakeş ili olmuştur.

12 milyar dolar büyüklüğündeki ekonomisi turizm, tekstil, ticaret ve el sanatlarına dayanan Marakeş'te, lüks ve butik otel deneyimi, şehirdeki turizm altyapısının iyileştirilmesine yardımcı olmuştur. Güçlü turizm altyapısının sürdürülmesi, turistler ve ünlüler için favori bir yer haline gelmesine ve uluslararası etkinlikler için bir mekân haline getirilmesine neden olmuştur.

Doğru bir stratejiyle ele alındığında, Adıyaman’ın da bu potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz.

Değerli Misafirler,

Şehir Ekonomilerinin Geliştirilmesi projemizi aslında Türkiye’nin yeni yatırım politikası belirlemesinde bir yol haritası olarak da görmekteyiz.

Bu zor gibi görünen fakat sağlam bir örgütlenme ve sıkı bir çalışmayla hayata geçebilecek çalışmaların Türkiye’de gerçekleşmesine destek verebilecek tek sermaye kuruluşu MÜSİAD’dır.

Çünkü hem sanayicinin, hem KOBİ’nin dilinden anlayan, hem proje geliştiren, yenilenen yapısıyla daha dinamik ve yaygınlığıyla dünya İle Türkiye arasındaki ticari ekonomik diplomasi ve yatırım diplomasisini en etkin şekilde yürütebilecek kuruluş da yine MÜSİAD’dır.

Bize düşen birincil görev, öncelikle zihniyet değişimi olmalıdır. Yani yatırımı, sadece belli ülkelerdeki şirketleri buraya ortak olarak çağırmak şeklinde değil; Türkiye’yi bir yatırım pazarı olarak lanse etmek şeklinde ele almaktır. Ve iç üretimin lokomotifi olan KOBİ unsurlarını sağlıklı bir şekilde büyüterek ölçek ekonomisinin avantajlarıyla, yabancı ortaklar ve fon sahipleriyle buluşturmak yani bir çeşit eşleştirmek olmalıdır.

Değerli Dostlar,

Yeni dünya sistemine önceden hazırlık yapmak amacıyla, MÜSİAD olarak tazelenme sürecimizi başlattık ve yola çıkış mottomuzu “beraber” olarak belirledik.

Bir sonraki döneme ise “VARIZ” sözünü bırakıyoruz.

Türkiye için, üretimde, ticarette, yatırımda, sanattan kültüre toplumun her alanında, yardımlaşmada, ülkemizin gelişmesi ve refahı için her daim “varız” diyoruz.

MÜSİAD olarak, ülke ekonomisine yapılan katkıyı artırmaya ve üyelerimiz arasındaki ortaklık kültürünü geliştirmeye yönelik projeler geliştiriyoruz.

Komitelerimiz, kendi tematik ya da sektörel alanlarına uyumlu projeler ile Anadolu’daki potansiyel yatırımcı ve sanayicileri belli projeler etrafında toplamaya başladılar.

Bu projeler, Anadolu’daki sermaye gücünü, projelere yatırım yapmak veya ortak olmak adına teşvik etmeye başladı.

Örneğin Yatırım ve Üretim Üsleri Projemiz ile dar alanlarda üretim yapmakta zorlanan ve bu nedenle ölçek büyüklüğüne erişemeyen küçük ölçekli firmalarımıza, tüm ihtiyaçlarının aynı ortamda karşılanacağı bir yaşam ve üretim bölgeleri inşa ederek onları zamanla OSB’lere geçmeye hazır ve kurumsallaşmış firmalar haline getirecek bir model oluşturduk. Bu modelin ilk prototipini tamamladık, ikincisinin de inşasına da yakında başlanacaktır.

Diğer yandan Akıllı Tarım Kentler Projemiz ile kırsal kalkınmayı teşvik etmek ve bu şekilde tersine göçü desteklemek ve homojen bir nüfus yapısına kavuşmak adına bir girişim başlattık. Bunu bir model olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunduk.

Bunlar gibi daha pek çok projemiz komitelerimiz tarafından üretilip tabana yayıldılar.

Sizler, Allah’ın izni ile şubelerdeki bu entegrasyon sürecimiz İle MÜSİAD’ımızın çok daha ileriye taşınmasına vesile olacaksınız.

Değerli Misafirler, Kıymetli Dostlar,

Pandeminin nedeniyle 2020 yılı, ekonomi başta olmak üzere birçok alanda zor bir yıl oldu.

Türkiye bu sarsıntının ilk şokunu yaşadı ve ardından başarılı bir toparlanma grafiği çizdi.

Bu durum, kapasite kullanım oranlarımıza yansıdı. İmalat sanayimiz ise son iki çeyrekte kayda değer bir gelişim seyrine oturdu.

Burada, önemli bulduğum bir noktaya değinmek istiyorum:

Türkiye olarak enflasyonist baskıyı zorlayan iki temel etkeni, mutlaka en yakın zamanda bertaraf etmemiz gereklidir.

Birincisi kendi kendine yetmek. Yani, ithal edilen 175 milyar $ a yakın ara malı üretimini de içeride gerçekleştirip, dışa bağımlılığı minimize etmek ve elbette parayı bir emtia aracı olarak görmekten vazgeçmek.

İkincisi ise, yerleşik tasarruf sahiplerine, elde tuttukları dövizi, altını, faiz yada katılım payındaki paralarını değerlendirebilecekleri yeni ve güvenilir yatırım olanakları sağlamak.

Projelerin menkulleştirileceği girişim sermayesi fonları kurmak ve bu fonlar üzerinden ortaklık kültürünü pekiştirerek Türkiye’de üretimi teşvik etmek de, yine bizlerin mutlaka ilgilenmesi gereken bir husus olmalıdır.

İlk çeyrekte %7’lik bu büyümeyi, pandemiden çıkışın habercisi olarak değerlendirebiliriz. Hatta baz etkisiyle ikinci çeyrekteki büyüme oranını %15’lerin üzerinde bile görebiliriz. Ancak bu durumun sürdürülebilir olması, yatırım-üretim-ticaret senkronizasyonunu gerçekleştirmek ve üretimi temel iktisadi politika olarak ortaya koymaktan geçmektedir.

Şu an içinde bulunduğumuz enflasyonist ortam ve yüksek kredi maliyetleri, hala riskli bir yatırım alanı olduğumuzu göstermektedir.

Kıymetli Misafirler, MÜSİAD’lı kardeşlerim

Her görevin bir müddeti, bir sonu vardır; fakat sorumluluk, bu görevden bağımsız çok daha uzun sürer. Bazı görevler vardır, süresi sona erse dahi, sorumluluğu bir ömür üzerinizde taşırsınız.

Bildiğiniz gibi kısa bir süre sonra MÜSİAD Genel Başkanlığı görevini devredeceğim. Fakat bu devir, MÜSİAD’ımıza, yol arkadaşlarımıza, ülkemize karşı duyduğum ve ömrüm boyunca taşıyacağım sorumluluğu değiştirmeyecek.

Değerli dostlar, 4 yıl boyunca iş dünyasının ve sahanın nabzını tutan bir başkan olmaya gayret ettim.

Üyelerimizle temas, onlarla istişare ve muhabbet, Anadolu’daki şubelerin Genel Merkez’de sürekli ağırlanması ve böylece, merkez ile SAHA arasındaki yakınlaşmanın en üst düzeye çıkarılması, temel hedefim oldu.

Her fırsatta ifade ediyoruz; MÜSİAD bir okuldur, bir yuvadır. Bizler ise maraton koşucularıyız. Ben inanıyorum ki görevi devralarak bu maratona devam edecek olan arkadaşlarımız, MÜSİAD’ımızı bizden çok daha ileriye taşımak için ellerinden gelen gayreti gösterecektir.

Bu vesile ile sizlerden, haklarınızı helal etmenizi istiyorum.

Bu duygularla konuşmamı tamamlamadan önce, ülkemizin birden fazla noktasında meydana gelen yangınlarda mücadele eden başta milletimize, görevli ekiplere ve devlet görevlilerine kolaylıklar diliyorum.

Rabbim, bir an evvel yüreğimizi yakan bu yangınların son bulmasını nasip etsin. MÜSİAD olarak, ilk günden bu yana yangınlardan zarar gören bölgelere ulaşarak, şubelerimiz aracılığıyla bölge halkına ve devletimize destek oluyoruz. Bu zor günleri atlatana kadar da elimizden ne geliyorsa yapmaya her zaman hazır olacağız.

Değerli Misafirler,

Şubemizin genel kurulunun hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, Adıyaman şube başkanımıza ve yönetim kuruluna başarılar diliyorum.

Şubemizin, çalışmaları ile iş dünyasına ve ülkemize sunduğu katkıları artırarak devam ettirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

Bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Allaha emanet olun.

Abdurrahman KAAN

MÜSİAD Genel Başkanı