MÜSİAD AKILLI TARIM KENTLERİ PROJESİ LANSMANI
HİBRİT (MÜSİAD GENEL MERKEZ - ONLINE)
14 EKİM 2020
Sayın Bakanım,
Değerli MÜSİAD Üyeleri ve Dostları,
Kıymetli Basın Mensupları,
Bizler için ayrı bir değeri olan, ülkemizin kalkınması noktasında çok önemli gördüğümüz Akıllı Tarım Kentleri Modelimizin lansmanında hepinizi saygıyla selamlıyorum; hoş geldiniz. Sayın Bakanım, Değerli Katılımcılar,
Bildiğiniz gibi, ülke düzeyinde ekonomik ve toplumsal kalkınmanın gerçekleşmesi, ancak bölgeler arası ekonomik ve sosyal dengesizliklerin giderilmesiyle mümkündür. Bu da yerel ve bölgesel kalkınma neticesinde elde edilebilecek bir sonuçtur.
Bu tespiti yapmak önemli; fakat bu noktada artık harekete geçmemiz, vakit kaybetmeden çalışmamız gerekiyor. Ülkenin üreten güçleri olarak hem sanayici ve iş insanlarının hem de çalışan nüfusumuzun, artık yüzünü kırsala dönme zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
Artık tüm kentlerimizi, ellerinde bulundurdukları avantajları kullanarak, ulusal ve uluslararası arenada rekabet gücü yüksek, güçlü birer konuma yükseltmemiz elzemdir.
Bunu başardığımız takdirde, ülkemiz adına, milletimiz adına büyük bir kırsal hamleyi başlatacağımıza inanıyoruz.
Tüm projelerimizi, bu düşünceyle geliştiriyoruz.
Uzun bir fizibilite çalışmasının ardından ortaya koyduğumuz MÜSİAD Akıllı Tarım Kentleri de bu projelerimizden biri.
MÜSİAD Kırsal Kalkınma Komitesi tarafından koordine edilen projemizin, ülkemizin kırsal, bölgesel ve topyekün kalkınması noktasında önemli bir görevi üstleneceği kanaatindeyiz.
Malumunuz, Covid-19 salgını, tüm dünyada etkisini gösteren bir ekonomik sıkıntılar sürecini de beraberinde getirdi.
Kriz sonrası dönemde ortaya çıkacağına inandığımız fırsat ortamının, birçok sektör için büyük avantaj sağlama potansiyeli taşıdığını söyleyebiliriz. Bu sektörler arasında gıda sektörü daha fazla ön plana çıkmaktadır.
Nitekim yaşanan son gelişmeler; küresel ölçekte tarımsal üretimin verimli olmasının beklendiği 2020 yılında, virüs salgınına yönelik alınan tedbirler nedeniyle, bazı ülkelerde gıda sektörüne yönelik ciddi sıkıntılar yaşanabileceğini göstermektedir.
Gıda ürünlerine yönelik yaşanabilecek küresel tedarik sorununa ilişkin, ülkemizin ciddi anlamda avantajlı bir konuma sahip olacağını ifade edebiliriz.
Gıda sektöründe yaşanacak muhtemel bir küresel talep artışında, Türkiye’nin dünya genelindeki tüketim algısındaki olumlu imajını çok iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyoruz.
Gıda, tarım ve hayvancılık alanında ortaya çıkacak olan bu fırsat ortamının, kısa süreli olmayacağının da altını çizmek istiyorum. Çünkü basit bir matematikle, sizden hâlihazırda üretim bakımından geride kalan ülkeleri geçtiğinizde ve dünyada gıda alanında oluşacak açığı doldurduğunuzda eliniz güçlenecek, bu da sürdürülebilir bir gücün önünü açacaktır.
Müsaadenizle, Türkiye olarak tarımda göstermiş olduğumuz performansa yönelik birtakım rakamsal verileri paylaşacağım.
2018 yılında 22,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen toplam tarım ihracatı, 2019 yılında 23,4 milyar dolar seviyesine yükselmiştir. 2020 yılının Ocak-Eylül döneminde ise 17,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen tarım ihracatı, önceki yılın aynı döneminde 16,3 milyar dolar seviyesindeydi. Böylece Covid-19 etkisiyle gerileyen toplam ihracata rağmen, tarım sektörüne yönelik ihracatın artış kaydettiği görülmektedir.
Buna göre, gıda ve tarım sektöründe ithalat, 2019'da bir önceki yıla göre yüzde 4,06'lık düşüşle 11,51 milyar dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret dengesinin ise önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,16'lık artışla, 4,7 milyar dolara yükseldiği görülmüştür.
2020’nin ilk 8 ayında sektörün dış ticaret dengesi, önceki yılın aynı dönemine kıyasla %33,1’lik önemli bir artışla 2,13 milyar dolara yükselmiş, 2020’nin ilk 7 ayında sektörün dış ticaret dengesi %11,6 artışla 2,11 milyar dolar düzeyine çıkmıştır. İhracat birim değeri 2020 yılının ilk 8 ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %5,8 artışla 1.027 dolar/ton olarak gerçekleşirken, ithalat birim değeri %1’lik bir artışla 488 dolar/ton olarak gerçekleşmiştir.
Toplam tarım ihracatına bakıldığında, 15,4 milyar dolar düzeyindeki bitkisel ürün ihracatının ağırlığı dikkat çekmektedir. Ağaç ve orman ürünleri ihracatı 5,5 milyar dolarla bitkisel ürün grubunu takip ederken, hayvansal ürün ihracatı 2,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir.
Türkiye’nin ihracatının %30’unu tarıma dayalı sanayiciler gerçekleştirilmektedir. Esasen Türkiye’ye net döviz kazandıran, yani ticaret açığı vermeyen sektörler, sadece tarım ve tarıma dayalı sanayi kategorisinde yer almaktadır.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayınlanan yeni rapora göre, Gıda ve tarımsal ürünlerde küresel ticaret son yirmi yılda iki kattan fazla artmıştır. Rapor, küresel tarım ve gıda ihracatının yaklaşık üçte birinin küresel değer zinciri içinde işlem görmekte ve sınırları en az iki kez aştığını tahmin etmektedir. Küresel değer zincirlerinin yükselişi, pazarları ve ticaret süreçlerini dönüştüren, çiftçileri bölge ve ülkelerdeki tüccarlar ve tüketicilere bağlayan gelir artışı, düşük ticaret engelleri ve teknolojik ilerlemelerden kaynaklanmaktadır.
FAO Raporuna göre; 1995'ten 680 milyar dolar olan Küresel tarım ticareti, 2015 fiyat düzeyi baz alınarak yapılan hesaplamada, 2018 yılında 1,5 trilyon dolara ulaştı. Bu artışta, dünya toplamının üçte birinden fazlasını oluşturan gelişmekte olan ülkelerin yükselen ihracatı da etkili oldu.
Önümüzdeki tablo bu şekildeyken, yani Türkiye için avantajlı bir seyir söz konusuyken, bizler yeni projeler ve atılımlarla, Türkiye’nin tarımda yakalamış olduğu yukarı yönlü hareketini, daha da hızlandırmayı, güçlendirmeyi hedefliyoruz.
Bu hedef doğrultusunda hayata geçireceğimiz MÜSİAD Akıllı Tarım Kentleri projesi; Tarım,
hayvancılık ve endüstriyel tarım alanları başta olmak üzere kırsal kalkınma hedefine uygun
çalışmaları ve kırsal yaşamı teşvik edebilmek adına geniş çaplı bir dönüşümü içeriyor.
Kırsal kalkınma ve kırsal dönüşümü temel alan Akıllı Tarım Kentleri; kırsal yaşamı, şehir standartlarında yeniden yapılandırmayı hedefliyor.
Yüksek refahlı yaşamı esas alan modelde; akıllı tarım kentlerindeki ana üreticilerin ve üretimde çalışan kişilerin aileleri ile birlikte yaşayabilecekleri müstakil ev ve dairelerin yanı sıra, tüm ihtiyaçların karşılanabileceği dev bir yaşam alanı inşa edilecek.
İnşa edilecek olan yaşam alanında; Eğitim Kurumları, Sağlık Kuruluşları, Tarım Meslek Yüksekokulu, Kafe ve Lokantalar, Sinema ve Tiyatro, Kent Meydanı, Parklar, AVM, Spor Alanları, El Sanatları Merkezi, Butik Otel ve Cami yer alacak.
Toplam 40 bin dekar alanda konumlandırılacak olan AKILLI TARIM KENTLERİ, içinde bulunduracağı Mesleki Kurslar, Sürekli Eğitim Merkezi ve Dijital ve İnovasyon Merkezi ile hedeflenen köklü ve sürdürülebilir değişimin beslendiği kaynaklar olacak.
Yıllık ortalama 400 Milyon Lira ticaret hacmine ulaşması planlanan Akıllı Tarım Kentlerinde, tarımsal ve kırsal üretim, her bölgenin kendine özgü ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda, “üretim çeşitliliği” temelinde gerçekleşecek.
Proje, halkımızın şehir hayatının tüm imkânlarına erişerek yaşayabilmesini hedefliyor.
Dolayısıyla bu imkânlar, birçok insanımızı kır hayatına özendirecek ve sürdürülebilir kırsal kalkınmayı mümkün kılacaktır.
Kendi kendine yetebilen; üreten, geliştiren aynı zamanda sosyal yaşamdan ödün vermeyen, doğal ve akıllı yaşam kültürünü oluşturmayı hedefleyen Akıllı Tarım Kentleri, beş ana başlığı kapsıyor:
Dijital ve Akıllı Tarım Üretim Ekosistemi, Ortak Akıl Üretim Ekosistemi, Yüksek Refah ve Yaşam Ekosistemi, Üreten ve Değiştiren Sosyal Ekosistemi, Orta Akıl Yönetim Ekosistemi.
İçerisinde; Soğuk Hava Deposu, Tır Parkı, Paketleme - Dağıtım, Laboratuvar, Seracılık, Organik ve Doğal Ürün Pazarı, Botanik Bahçesi bulunan, Modern ve fonksiyonel yaşam alanları oluşturan Akıllı Tarım Kentleri, gençler ve kadınları önceleyen bir istihdam modeli üzerinde inşa edilecek.
Projeleri kabul edilen 40 yaş altı genç girişimcilere yer verilecek olan projede; 500 aile, 1000 çalışan, toplam 3 bin kişiye, kırsalda şehir hayatı sunulacak.
Devlet tarafından genç çiftçilere yönelik gerçekleştirilen teşvik ve desteklere ek olarak, bizler de MÜSİAD olarak genç girişimcilerimizin her zaman yanında olacağız. Nitelikli eğitimli kişilerin istihdam edileceği Akıllı Tarım Kentleri, bilgi, teknoloji ve yenilik üretecek.
Türkiye olarak dünya çapında hedeflerimize ulaşmak için, stratejik sektörlerden olan gıda, tarım ve hayvancılıkta ülkemizin sahip olduğu gücü tümüyle ortaya koyacağız.
Sayın Bakanım, Değerli Katılımcılar,
Bizler gelişmeye, ülkemizi geliştirmeye devam edeceğiz. MÜSİAD olarak her fırsatta ifade ettiğimiz gibi, Beraber üreteceğiz, beraber satacağız, hep beraber kazanacağız. Akıllı Tarım Kentleri Projemizin, bu hedefimizde inşallah bizlere çok büyük bir ivme yaşatmasını temenni ediyorum. Bu modelin oluşturulmasında başta sayın Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli Beyefendi olmak üzere kırsal kalkınma komitemize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Abdurrahman Kaan
MÜSİAD Genel Başkanı