MÜSİAD AKSARAY GENEL KURULU

3 Ağustos 2021

Sayın Milletvekillerim,

Sayın Belediye Başkanım,

Sayın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanım,

Aksaray İş Dünyasının, Siyasi Partilerin, Oda, Borsa ve STK’ların Değerli Başkan ve Temsilcileri,

Değerli Yönetim Kurulu Üyelerim,

Çevre illerden Gelen Şube Başkanlarım, (Konya, Kırşehir)

Aksaray Şubemizin Değerli Başkanı ve Üyeleri,

MÜSİAD Kadın Komitesi üyeleri, Genç MÜSİADLI Kardeşlerim,

Değerli Basın Mensupları,

Şubemizin Genel Kurulunda sizleri saygıyla selamlıyorum; hoş geldiniz.

Değerli Misafirler,

Pandeminin zorunlu kıldığı önlem ve kısıtlamaların büyük ölçüde ortadan kalktığı günden itibaren siz değerli dostlarımızla bir araya gelmeye, toplantılarımızı yüz yüze yapmaya başladık.

Memleketimizin her bir noktasından haberdar olabilmek adına her fırsatı değerlendiriyoruz, ülkemizi karış karış geziyoruz. Daha fazla insana dokunabilmek için gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerimize, geçen hafta 7 günde 7 ilimizi ziyaret ettik, bugün ise Aksaray ile devam ediyoruz.

Sosyo-ekonomik yapısı tarım ve hayvancılığa dayanan Aksaray’da faal nüfusun %70’i tarım ve hayvancılıktan geçimini sağlamaktadır.

Bu bakımdan, il ekonomisinde tarımın ağırlığını hafifletmek için, sanayi ve hizmet sektörünü geliştirmenin elzem olduğu görülmektedir.

Zira, il ekonomisinin muhtemel gelişimi, hâlihazırda istihdamın yalnızca %7’sini oluşturan sanayi sektörüne ilişkin yatırım ve üretimin artırılmasıyla mümkün olacaktır.

Bilhassa Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren tesislerin tam kapasiteye ulaşabilmesi, sanayi sektöründe üretim ve istihdamın artırılabilmesi noktasında ehemmiyet arz etmektedir.

Böylece bölgede otomotiv, otomotiv yan sanayi, tarım alet makinaları ve plastik sanayinde olduğu gibi, birçok ilave sektörde daha ihracat potansiyeli ortaya çıkacaktır.

Ülke genelinde ihracatın azaldığı 2020 yılında; ihracat hacmi önceki yıla göre yüzde 5,9 oranında daralarak 110 milyon dolar seviyesinde gerçekleşen Aksaray, aynı dönemde 40 milyon dolar ithalat yaparak dış ticaret fazlası vermeyi başarmıştır.

İl ihracatının yüzde 51’ini kapsayan Makine ve Aksamları sektörü ve %12’lik payı ikinci sırada gelen Çelik ihracatı, Aksaray’ın imalat sektöründeki potansiyelini ortaya koyması adına oldukça önemlidir.

2021 yılının ilk 6 ayında önceki yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 64,0 oranında artış kaydetmesi, Aksaray ekonomisi adına sevindirici bir gelişme olmuştur. Üretim, istihdam ve ihracatta gözlenen toparlanmalar hızlandıkça, Aksaray’ın gerçek ekonomik potansiyelinin gün yüzüne çıkacağına inanıyoruz.

Şehrin, ülke ekonomisi içerisindeki payını artırabilmesi adına, yeni yatırımlarla ve mevcut potansiyeli maksimum düzeyde kullanarak, elimizden geleni ortaya koymalıyız.

Biz MÜSİAD olarak, bu noktada elimizi taşın altına koymaya her zaman hazırız.

Değerli Misafirler, Kıymetli Kardeşlerim,

1 yılı aşkın süredir devam eden pandemi, tüm ülkeleri toparlanma sürecine girebilmek adına büyük bir çabaya zorluyor.

Bizler artık şunu net şekilde görebiliyoruz; pandeminin hastalık ile ilgili etkileri bitse bile, dünya artık yeni bir iktisadi düzeni, yepyeni kuralları uygulamanın eşiğinde.

Dolayısıyla bizler, artık gelişimin ve büyümenin yeni modellerini yani, yeni dünya düzeninin yeni iş geliştirme modellerini takip etmek durumundayız.

Bunun için yatırımların doğru şekilde çekilmesini, doğru yerlere aktarılmasını, yatırımcılara ulaşılarak yönlendirilmelerini sağlamak gerekiyor. Bunun yanında tabii bir de ülkemizin her şehrinin kendine has değerlerinin çok daha iyi anlatılması da elzemdir. Bu da ancak, dünyanın her yanına yayılmış ve her bir noktadan yatırım –üretim ve ticaret bilgisi çeken, yatırım ortamlarını bilen ve yatırımcıları Türkiye’deki firmalar ile buluşturacak sistemi kuran yeni bir yatırım ağı ile mümkündür.

Biz her fırsatta şunu ifade ediyoruz; “gelecekte devletler değil, şehirler yarışacak”. Bu nedenle bölgesel ekonomilerin şehir ekonomilerinin oluşturulması esastır. Böylece kendi kendine yeten ve kendi varlıklarını değere dönüştürebilmiş kentlerimiz olacaktır.

Şehirlerin markalaşması ve mevcut varlıklarının değere dönüşmesi yani potansiyellerinin tespit edilerek bu potansiyellere uygun yatırımlarla illerin değerlerinin artırılması son derece mühim bir konu.

Bizler, Türkiye’nin her bir noktasını gezdiğimiz seyahatlerimizde birtakım veriler elde ediyoruz. İşte bu veriler ve sizlerle doğrudan temas etmenin getirdiği tecrübe ile bir proje oluşturduk ve şehirleri eşleştirmek, bu projemizin temel çıkış noktası oldu. Bu çalışmaya “Şehirleri Özgün Değerleriyle Kalkındırma ve Markalaştırma” adını verdik.

Doğru bir sanayileştirme politikası belirlemek, şehir ekonomileri oluşturmak için bu ekonomiyi ayakta tutacak gelecek vadeden firmaları bulmak, desteklemek, ölçeklerini büyütmek, sermaye güçlerini artırmak ve yerli-milli üretim hamlesi İle hem şehirleri markalaştırmak, hem de firmaları güçlendirmek şeklinde yapmaktan geçer. Ben buna, sanayileştirmenin icrası için şehir ekonomilerini çalıştırmak diyorum.

Bu kapsamda Aksaray için belirlediğimiz marka il, Almanya’nın endüstri başkenti olarak kabul edilen Nürnberg olmuştur.

30,9 milyar dolar büyüklüğünde olan Nürnberg; Siemens ve MAN gibi şirketlerin merkezlerinin yer almasından dolayı, Almanya'nın "endüstriyel kalbi" olarak anılmaktadır. Tarihi yerleşimleri ve binaları ile turistik cazibe merkezi olan, kişi başı gelirin 50 bin doların üzerinde yer aldığı Nürnberg, merkezi bir şehir konumundadır.

2,7 milyar dolar büyüklük ve 7 bin dolara yakın kişi başı geliriyle Aksaray’ın da bu potansiyele ziyadesiyle sahip olduğuna inanıyoruz.

Değerli Misafirler,

Şehir Ekonomilerinin Geliştirilmesi projemizi aslında Türkiye’nin yeni yatırım politikası belirlemesinde bir yol haritası olarak da görmekteyiz.

Bu zor gibi görünen fakat sağlam bir örgütlenme ve sıkı bir çalışmayla hayata geçebilecek çalışmaların Türkiye’de gerçekleşmesine destek verebilecek tek sermaye kuruluşu MÜSİAD’dır.

Çünkü hem sanayicinin, hem KOBİ’nin dilinden anlayan, hem proje geliştiren, yenilenen yapısıyla daha dinamik ve yaygınlığıyla dünya İle Türkiye arasındaki ticari ekonomik diplomasi ve yatırım diplomasisini en etkin şekilde yürütebilecek kuruluş da yine MÜSİAD’dır.

Bize düşen birincil görev, öncelikle zihniyet değişimi olmalıdır. Yani yatırımı, sadece belli ülkelerdeki şirketleri buraya ortak olarak çağırmak şeklinde değil; Türkiye’yi bir yatırım pazarı olarak lanse etmek şeklinde ele almaktır. Ve iç üretimin lokomotifi olan KOBİ unsurlarını sağlıklı bir şekilde büyüterek ölçek ekonomisinin avantajlarıyla, yabancı ortaklar ve fon sahipleriyle buluşturmak yani bir çeşit eşleştirmek olmalıdır.

Doğrudan dış yatırımcı için, Türkiye’yi bir yatırım ve ticaret pazarı olarak tanıtmak ve MÜSİAD’ın dış saha yaygınlığını, bir ticaret ve yatırım sistemi gibi çalıştırmak için CB Yatırım Ofisi ile birlikte kurguladığımız MÜSİAD TIA (MÜSİAD TİCARET ve YATIRIM AJANSLARI) sistemi bu amaca hizmet edecek ve bu sayede hem yatırım diplomasisini işletecek hem de yurt dışında aktif yatırım diasporasını ülkemize çekecektir.

Değerli Dostlar,

Yeni dünya sistemine önceden hazırlık yapmak amacıyla, MÜSİAD olarak tazelenme sürecimizi başlattık ve yola çıkış mottomuzu “beraber” olarak belirledik.

Bir sonraki döneme ise “VARIZ” sözünü bırakıyoruz.

Türkiye için, üretimde, ticarette, yatırımda, sanattan kültüre toplumun her alanında, yardımlaşmada, ülkemizin gelişmesi ve refahı için her daim “varız” diyoruz.

MÜSİAD olarak, ülke ekonomisine yapılan katkıyı artırmaya ve üyelerimiz arasındaki ortaklık kültürünü geliştirmeye yönelik projeler geliştiriyoruz.

Komitelerimiz, kendi tematik ya da sektörel alanlarına uyumlu projeler ile Anadolu’daki potansiyel yatırımcı ve sanayicileri belli projeler etrafında toplamaya başladılar.

Bu projeler, Anadolu’daki sermaye gücünü, projelere yatırım yapmak veya ortak olmak adına teşvik etmeye başladı.

Örneğin Yatırım ve Üretim Üsleri Projemiz ile dar alanlarda üretim yapmakta zorlanan ve bu nedenle ölçek büyüklüğüne erişemeyen küçük ölçekli firmalarımıza, tüm ihtiyaçlarının aynı ortamda karşılanacağı bir yaşam ve üretim bölgeleri inşa ederek onları zamanla OSB’lere geçmeye hazır ve kurumsallaşmış firmalar haline getirecek bir model oluşturduk. Bu modelin ilk prototipini tamamladık, ikincisinin de inşasına da yakında başlanacaktır.

Diğer yandan Akıllı Tarım Kentler Projemiz ile kırsal kalkınmayı teşvik etmek ve bu şekilde tersine göçü desteklemek ve homojen bir nüfus yapısına kavuşmak adına bir girişim başlattık. Bunu bir model olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’na sunduk.

Bunlar gibi daha pek çok projemiz komitelerimiz tarafından üretilip tabana yayıldılar.

Sizler, Allah’ın izni ile şubelerdeki bu entegrasyon sürecimiz İle MÜSİAD’ımızın çok daha ileriye taşınmasına vesile olacaksınız.

Değerli Misafirler, Kıymetli Dostlar,

Pandeminin oluşturduğu güçlü sarsıntı ile tüm dünyada 2020, ekonomik, sosyal ve toplumsal anlamda zor bir yıl oldu.

Türkiye bu sarsıntının ilk şokunu yaşadı ve ardından başarılı bir toparlanma grafiği çizdi.

Bu durum, kapasite kullanım oranlarımıza yansıdı. İmalat sanayimiz ise son iki çeyrekte kayda değer bir gelişim seyrine oturdu.

Burada, önemli bulduğum bir noktaya değinmek istiyorum:

Türkiye olarak enflasyonist baskıyı zorlayan iki temel etkeni, mutlaka en yakın zamanda bertaraf etmemiz gereklidir.

Birincisi kendi kendine yetmek. Yani, ithal edilen 175 milyar $ a yakın ara malı üretimini de içeride gerçekleştirip, dışa bağımlılığı minimize etmek ve elbette parayı bir emtia aracı olarak görmekten vazgeçmek.

İkincisi ise, yerleşik tasarruf sahiplerine, elde tuttukları dövizi, altını, faiz yada katılım payındaki paralarını değerlendirebilecekleri yeni ve güvenilir yatırım olanakları sağlamak.

Projelerin menkulleştirileceği girişim sermayesi fonları kurmak ve bu fonlar üzerinden ortaklık kültürünü pekiştirerek Türkiye’de üretimi teşvik etmek de, yine bizlerin mutlaka ilgilenmesi gereken bir husus olmalıdır.

İlk çeyrekte %7’lik bu büyümeyi, pandemiden çıkışın habercisi olarak değerlendirebiliriz. Hatta baz etkisiyle ikinci çeyrekteki büyüme oranını %15’lerin üzerinde bile görebiliriz. Ancak bu durumun sürdürülebilir olması, yatırım-üretim-ticaret senkronizasyonunu gerçekleştirmek ve üretimi temel iktisadi politika olarak ortaya koymaktan geçmektedir.

Şu an içinde bulunduğumuz enflasyonist ortam ve yüksek kredi maliyetleri, hala riskli bir yatırım alanı olduğumuzu göstermektedir.

Kıymetli Misafirler, MÜSİAD’lı kardeşlerim

Kısa bir süre sonra MÜSİAD Genel Başkanlığı görevini devredeceğim.

Görev sürem boyunca, iş dünyasının ve sahanın nabzını tutan bir başkan olmaya gayret ettim.

Üyelerimizle temas, onlarla istişare ve muhabbet, Anadolu’daki şubelerin Genel Merkez’de sürekli ağırlanması ve böylece, merkez ile SAHA arasındaki yakınlaşmanın en üst düzeye çıkarılması, temel hedefim oldu.

Her fırsatta ifade ediyoruz; MÜSİAD bir okuldur, bir yuvadır. Bizler ise maraton koşucularıyız. Ben inanıyorum ki görevi devralarak bu maratona devam edecek olan arkadaşlarımız, MÜSİAD’ımızı bizden çok daha ileriye taşımak için ellerinden gelen gayreti gösterecektir.

Bu vesile ile sizlerden, haklarınızı helal etmenizi istiyorum.

Bu duygularla konuşmamı tamamlamadan önce, ülkemizin birden fazla noktasında meydana gelen yangınlarda mücadele eden başta milletimize, görevli ekiplere ve devlet görevlilerine kolaylıklar diliyorum.

Rabbim, bir an evvel yüreğimizi yakan bu yangınların son bulmasını nasip etsin. MÜSİAD olarak, ilk günden bu yana yangınlardan zarar gören bölgelere ulaşarak, şubelerimiz aracılığıyla bölge halkına destek oluyoruz. Bu zor günleri atlatana kadar da elimizden ne geliyorsa yapmaya her zaman hazır olacağız.

Değerli Misafirler,

Şubemizin genel kurulunun hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, Görevini devreden Şube başkanımız Eyüp dağdaş beye ve yönetimine teşekkür ediyorum.Görevi devralacak olan Aksaray şube başkanımıza ve yönetim kuruluna başarılar diliyorum.

Şubemizin, çalışmaları ile iş dünyasına ve ülkemize sunduğu katkıları artırarak devam ettirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz ediyorum.

Bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Allaha emanet olun.

Abdurrahman KAAN

MÜSİAD Genel Başkanı