MÜSİAD & AMAC Sektörel İş Birliği Buluşması
9 Kasım 2023
Değerli Konuklar,
Diplomatik misyonların ve iş dünyasının sayın temsilcileri,
Hanımefendiler, Beyfendiler.
Ve saygıdeğer basın mensupları,
Sizleri saygıyla selamlıyorum.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği ve Ankara Askeri Ataşeler Birliği işbirliğiyle yapılan MÜSİAD & AMAC Sektörel İş Birliği Buluşmasına hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz…
Değerli misafirler,
MÜSİAD; milli ve manevi değerleri benimsemiş, ahlak ve dürüstlüğü ilke edinen, hak ve hukukun gözetilmesi ile adil paylaşım ve dayanışma gibi evrensel değerleri bünyesinde barındıran, toplumsal gelişime katkı sağlamayı ve yardımlaşmayı öne çıkaran, bağımsız ve erdemli bir iş insanları derneğidir.
MÜSİAD; 1990 yılında özverili ve azimli 12 genç girişimcinin, “Yüksek Ahlak Yüksek Teknoloji” ufku ve Türk iş dünyasının yerli ve milli gücü olma hedefiyle kurulmuştur.
MÜSİAD’ın vizyonu; tüm dünyada güvenilen, üretim ve yenilikçilikte lider, gündem belirleyen, ülkesine ve milletine ekonomik refah sağlayan, erdemli iş yapan insanların oluşturduğu bir sivil toplum kuruluşu olmaktır.
Ayrıca sosyal sorumluluk projelerimizle bir insani diplomasi aktörü ve uluslararası yapılanmamız ve faaliyetlerimizle de bir ticari diplomasi aktörü olarak faaliyetlerimizi icra ediyoruz.
Kıymetli misafirler,
MÜSİAD tüm çalışmalarını ve etkinliklerini milli şuur ve bilinçle gerçekleştirir.
Bugün bir arada olmamıza vesile olan MÜSİAD & AMAC Sektörel İş Birliği Buluşması da yerli ve milli hedeflerimizin bir yansımasıdır.
Cumhuriyetimizin 100. Yılını idrak ettiğimiz bugünlerde, MÜSİAD camiası olarak “BİR VE BERABER” olmanın gücüne olan inancımıza vurgu yapmak istiyoruz.
Şunu çok iyi biliyoruz: Cumhuriyetimizin tüm kazanımları, ülkece “BİR VE BERABER” olmamız sayesinde olmuştur. Biz, yüz yıldır olduğu gibi bugün de “BİR VE BERABER” olmanın önemine inanıyoruz ve önümüzdeki “Türkiye Yüzyılı”nda, tüm yol haritamızı buna göre belirliyoruz.
Bu vesileyle, tüm kıymetli konuşmacılarımıza, çok değerli misafirlerimize bir kez daha katılımları ve katkıları için yürekten teşekkür ediyorum.
Değerli misafirler,
Türkiye, uluslararası siyaseti ve diplomatik kanalları çok yerinde ve verimli kullanan bir ülkedir. Çünkü bizim, bin yılı aşkın devlet geleneğimiz ve 500 yılı aşan çok köklü bir diplomasi geleneğimiz bulunuyor. Halihazırda dünyadaki en güçlü ve en yaygın beşinci diplomatik ağa sahip Türkiye’nin uluslararası sivil toplum kapasitesi de bu köklü geleneği beslemektedir.
Bugün, burada toplanmamıza vesile olan savunma sanayii ve savunma mekanizmaları da uluslararası siyaset ve devlet geleneği açısından çok hayatidir. Çünkü açık bir saldırı tehdidi karşısında her zaman caydırıcı bir unsur olarak savunma güçlü olmalıdır.
Uluslararası alanda sorunların çözümünde etkin rol almak ve küresel alanda söz sahibi bir devlet olabilmek, ancak güçlü bir savunma sanayiine sahip olmaktan geçer.
Her ne kadar, savunma sanayiinin geliştirilmesindeki temel amaç askeri güvenlik gibi görünse de sanayileşme sürecinin ekonomi üzerindeki etkisi de oldukça büyüktür. Zira savunma sanayii, ülke ekonomisi içinde yer alan diğer sektörlerle çok güçlü bağlantıları olan bir sektördür. Savunma sanayii; bir yandan imalat sanayiindeki ara ve yatırım malları sanayilerinin kaynağına olanak sağlarken, diğer yandan da yeni sanayi kollarının doğmasına ve gelişmesine de imkân sağlamaktadır.
Savunma sanayiinin adeta bir çarpan etkisi oluşturarak birçok sektörü birden etkilemesi, özellikle son yıllardaki kalkınma hedefimizde de çok önemli bir yerde durmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımızın her fırsatta işaret ettiği “Türkiye Yüzyılı” hedefimiz doğrultusunda yol alırken, savunma sanayiinde kat ettiğimiz büyük mesafe bunun göstergesidir.
Değerli misafirler,
Özellikle son 20 yılda atılan adımlar ve izlenen politikalar sayesinde; güvenlik güçlerimizin ihtiyaçları, önemli ölçüde milli teknolojiler ve yerli imkânlarla karşılanmaya başlanmıştır. Bu sayede, savunma sanayiinde yüzde 80 gibi yüksek bir yerlilik oranı yakalanmıştır.
Yerli İHA ve SİHA’lar, taarruz helikopteri ATAK, milli tankımız Altay, dünyanın ilk SİHA gemisi TCG Anadolu gibi savunma sanayiinde büyük projeler hayata geçirilmiştir.
2002 yılında yalnızca 248 dolar milyon düzeyinde bulunan savunma sanayii ticareti, 2022 yılı itibariyle 4,4 milyar dolara yükselmiştir.
2002 yılında 1,1 milyar dolar olan toplam savunma ve havacılık cirosu, 2022 yılında 12,2 milyar dolara ulaşmıştır. Benzer şekilde, yirmi yıl önce dünyanın en büyük savunma şirketleri arasında hiçbir firmamız yokken, bugün ilk ellide yer alan ASELSAN, TUSAŞ gibi büyük firmalarımız bulunuyor.
2002’de savunma sanayiine dair toplam 5,5 milyar bütçeli yalnızca 62 savunma projesi yürütülürken, 2023 yılında toplam 90 milyar dolar bütçeye sahip 850 proje yürütülüyor. İnşallah, ilerleyen dönemlerde büyük savunma projelerimiz hız kesmeden devam edecektir.
Değerli misafirler,
Savaş her zaman en son çare olmalıdır ve hiçbir zaman masum insanların hayatına kastetmemelidir. Bizler, her zaman barıştan, diplomasiden, çözümden yana olmalıyız. Yardımseverlik ve iyimserlik üzerine kurulu olan evrensel insanlık değerleri de elbette bunu gerektirir. Savaşın bile bir hukuku vardır. Uluslararası sözleşmelerle sabittir ki savaş şartlarında siviller ve sivillere hizmet veren kişi ve kurumlar asla hedef alınmaz. Bu anlamda savaş suçu işleyen aktörlerin tespit edilmesi ve uluslararası mahkemelerde hesap vermesi küresel vicdanın ve barışın tesisi için şarttır.
Bu bağlamda Türkiye’nin barış inşa edici kapasitesini sürekli büyütmesini, daha adil bir dünyayı inşa etmek amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki adil olmayan yapılanmanın değişmesi için “Dünya Beşten Büyüktür” diyerek uluslararası odaklara çağrıda bulunmasını MÜSİAD olarak destekliyoruz. Türkiye’nin girişimci ve insani dış politikasının icrasına MÜSİAD olarak biz de destek veriyoruz.
Ayrıca Gazze’deki son gelişmeler çerçevesinde Türkiye’nin ve diğer uluslararası aktörlerin ateşkes çabalarını artırmalarını ve bir an önce Gazze’de ateşkesin tesis edilmesini ve bölgeye acilen insani yardımların gitmesini diliyoruz. İsrail’in ayrım gözetmeksizin sivillere yönelik saldırılarını ve bu barbarca katliama sessiz kalan aktörleri kınıyor, bölgede adil ve kalıcı bir barışın tesisi için ilan edilecek ateşkes sonrası bir barış konferansının toplanmasını temenni ediyoruz.
Savunma sanayiini geliştirmemiz savaş hukukunu ihlal etmemizi ve sivillerin hedef alınmasına seyirci kalmamızı gerektirmez.
Allah-u Teâlâ, yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyuruyor: “Kim, (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” (Mâide, 32)
İnsanların hayatını kurtaran, insan onuruna yakışır duruş sergileyen bir anlayış, bizim insanlığımız daha da güçlendirecektir.
Sözlerimi bitirirken, katılımınız için çok teşekkür ediyor ve hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.
Allah’a emanet olunuz.
Mahmut Asmalı
MÜSİAD Genel Başkanı