Sayın Ticaret Bakanımız Dr. Mehmet Muş,
Değerli MÜSİAD Şube Başkanları ve MÜSİAD Üyeleri,
Saygıdeğer Medya Mensupları,
Öncelikle 2021 yılında, 225 milyar 368 milyon dolar ihracata imza atarak,
Cumhuriyet tarihimizin en yüksek, yıllık ihracat rakamına ulaşmış olmamızın verdiği gururla, söze başlamak istiyorum.
Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; siz değerli Bakanımız özelinde bütün ekonomi yönetimini
ve Türkiye’nin bu başarıya ulaşma noktasında emeği geçen tüm sanayicilerimizi, üreticilerimizi ve girişimcilerimizi tebrik ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.
Hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Covid-19 pandemisininin getirdiği zorluklarla geçen 2021 yılını değerlendirmek,
ve 20 Aralık 2021’de Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı Türk Lirasını Özendirme Paketi’nin ardından, her açıdan pozitif bir algıyla başlayan 2022 yılı projeksiyonumuzu . paylaşmak amacıyla bir araya geldik.
Türk Lirasını Özendirme Paketi sonrasında döviz karşısında hızlı bir değer kazanan Türk Lirası, iç piyasada fiyatlar üzerindeki maliyet enflasyonu baskısını ciddi oranda azalttı. Bu sürecin Türkiye ekonomisi için bir milat olduğuna inanıyoruz.
Türkiye ekonomisinin 2022 yılına yönelik negatif beklentiler, 20 Aralık akşamı açıklanan Özendirme Paketi’nin ardından pozitif bir beklentiye döndü. Üreticilerimiz, sanayicilerimiz, ve girişimcilerimizden oluşan üyelerimiz ile yaptığımız Ekonomi anketinde de gördük ki 2022’den herkes çok daha umutlu.
Değerli katılımcılar;
MÜSİAD yurtiçinde 89 şube ve 12.000 işadamından oluşan üyeleri ile , Türkiye’nin ekonomik ve sosyal gelişmesine verdiği katkı yanında,
yurtdışındaki 81 irtibat noktasında bulunan örgütlü yapısı ile , küresel bir oyuncu olarak çok önemli bir konuma sahip olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu büyük potansiyelimizle ,Türkiye’nin kalkınmasına katkıda bulunacak ve halkımızın refah seviyesini yükseltecek her türlü çalışmaya destek vereceğiz.
Son iki yıla geri dönüp baktığımızda, Çin’in Wuhan şehrinden başlayıp tüm dünyaya yayılan pandeminin iş dünyasında farklı bir dönüşümü de beraberinde getirdiğini gözlemliyoruz.
Tedarik zincirlerinde yaşanan bozulma, ‘yakından tedariğin’ önemini hızla artırdı. Yakınlığın sağladığı avantajı; dijitalleşen üretimle birleştirebilen ülkeler, rekabet yarışında açık ara öne çıktı.
Bu süreci en başarılı şekilde yöneten ülkeler arasında yer alan Türkiye;
geniş çeşitliliğe sahip endüstriyel üretim kapasitesi, uluslararası ve yerli oyuncuların küresel tedarik zincirlerine entegrasyonu ve gelişmiş teknik altyapısı ile ,
tüm dünyanın, özellikle de Avrupa’nın yakın markajında olmaya devam ediyor.
Türkiye; son 20 yılda ulaştırmadan enerjiye, dış politikadan milli savunmaya kadar pek çok alanda önemli ilerlemeler kaydetti. Özellikle sağlık alanında yapılan akılcı yatırımlar ve büyük dönüşümle, Covid-19 salgınını dünyada en iyi yöneten ülkelerden biri oldu. Gelişmiş ülkelerin bile büyük sıkıntılar yaşadığı pandemi döneminde Türkiye, salgının ekonomi üzerindeki etkisini sınırlı tutmayı başardı.
Değerli Katılımcılar;
Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre Türkiye ekonomisi, yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 7,4 büyüdü. Bu büyümenin yüzde 92’sinde ihracat potansiyelimizin önemli bir katkısı bulunuyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 83,1’e yükseldi. Bu perspektiften bakıldığında ihracat; 2022 yılında da Türkiye ekonomisinin itici gücü olmaya devam edecek.
Tedarik zincirindeki değişimin de etkisiyle Türkiye’ye; Çin ve diğer bölge ülkelerinden önemli bir sipariş kayması oldu.
Özellikle AB için Türkiye, köprü olarak öne çıkıyor. Sanayicilerimiz ağırlıklı olarak Avrupa, Orta Doğu, kısmen Orta Asya, Afrika ve Kuzey Afrika bölgelerine ihracat gerçekleştiriyor. Sanayi ve ticaret politikalarımız kapsamında özellikle ihracatta, ileri teknoloji ürün gruplarının payını hızla artırabilmeye odaklanmalıyız.
Türkiye,nin cari açık yerine sürdürülebilir boyutta cari fazlaya ulaşabilmesi için, ihracat kaleminde hem menzil, hem de ürün bazında bir değişim yaşanmalı.
Yakından tedarik sürecinin avantajını pandemi sürecinde deneyimledik. Önümüzdeki dönemde artık çok daha uzak menzillere ulaşabilmeliyiz. Bu anlamda Kanada’dan Japonya’ya, Avustralya’dan Brezilya’ya kadar çok geniş bir skala bulunuyor. Türkiye’nin 2022 yılı stratejisi de bu açıdan tümden menzil artırma yönünde olmalı...
Değerli Katılımcılar;
Türkiye; rekabetçi ve kaliteli üretim gücü, sahip olduğu teknik altyapı ve farklı sektörlerdeki nitelikli iş gücü sayesinde, bugünden çok daha aydınlık bir geleceğe ilerliyor.
İhracatımızın kalıcı bir şekilde artış kaydetmesi, dış ticaret fazlası veren bir ülke niteliğine kavuşmamız ve sürdürülebilir bir büyüme için; Avrupa’dan Amerika’ya, Asya’dan Afrika’ya bütün muhtemel yeni ihracat pazarlarına talibiz.
Bu nedenle MÜSİAD olarak yeni dönemde, ticari diploması çalışmalarına ağırlık verdik. Kurduğumuz ve kuracağımız her yeni ilişkinin, iş dünyamız adına önemli bir kazanım olacağına inanıyoruz.
Pakistanlı iş insanlarını Türk iş insanlarıyla bir araya getirdik. Endonezyalı ve Türk iş insanları, MÜSİAD’da gerçekleştirilen B2B görüşmeler çerçevesinde yeni ortaklıklara imza attı.Yine burada Çekya,da iş ve yatırım fırsatlarını konuştuk, Almanya-berlin,den gelen 10 kişilik işadalarını heyetini ağırladık. MÜSİAD Berlin’in açılmasıyla, Türk ve Avrupalı iş insanları MÜSİAD çatısı altında buluştu. Ticari diploması odaklı çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor.
Hatırlanacağı üzere 2020 yılında küresel ekonominin yüzde 3,4 azaldığı bir dönemde Türkiye, 1.8 büyüme kaydetmişti.
2021 yılında ise küresel ekonominin yüzde 5-6 bandında büyüdüğü tahmin edilirken, ülkemiz için çift hâneli bir büyüme söz konusu. İlk 3 çeyrekte ortalama %11,7 oranında büyüyen Türkiye ekonomisine, net ihracattan 5,1 puanlık katkı geldi.
En önemli ticari ortağımız Avrupa Birliği'ne (AB) ihracatımız yüzde 33 oranında artarak 93.1 milyar dolara çıktı. Dahası AB'ye karşı net 7,7 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik.
Değerli Katılımcılar;
Türkiye sanayicilerinin, ihracatta bu başarıya ulaşmasını hızlandıran faktörleri ise, pandemi sonrasında çok yoğun bir taleple karşı karşıya kalınması, üretim ve ihracatı aksatmayarak alternatif çözümler üretilmesi ve güvenilir üretici kimliğiyle öne çıkması olarak özetleyebiliriz.
Sanayicilerimiz, pandemi döneminin tetiklediği dijital dönüşüm sürecine yönelik atılımlarını hızlandırdığı ve ileri teknoloji yatırımlarına hız verdiği müddetçe; 2022 yılı için hedeflenen 250 milyar dolar ihracat rakamına kolaylıkla ulaşabiliriz.
Gündemimizde, e-ticaret odaklı faaliyetler de son derece önemli bir yer teşkil ediyor. Covid-19’un tetiklediği dijitalleşme sürecinin, tüm endüstrileri dönüştürdüğü net biçimde görüldü. Dünyada hızla büyüyen e-ticaret sektörü, hepimizin hayatında önemli bir konuma sahip.
2020 yılında dünya perakende e-ticaret hacmi, son 10 yılda 15 kat artarak 4.2 trilyon dolar olarak gerçekleşti. MÜSİAD olarak Türkiye’nin bu dev pastadan yeterince yararlanamadığını düşünüyoruz. Oysa ülkemiz, e-ihracata yönelik birçok avantaja sahip...
Ülkemizin jeostratejik konumunu, 30 milyona yaklaşan genç nüfusumuzu, bölgemizdeki istikrarlı siyasi yapıyı,
dört saatlik uçuş mesafesinde 1.6 milyar kişilik pazara
ve 28 trilyon dolar Gayri Safi Milli Hasıla’ya hitap edebilme potansiyelini
ve son olarak 1 milyar doların üzerinde ihracat yapan sanayi ve ticaret şehirlerine sahip olması. gibi avantajları doğru yönetebildiğimiz takdirde,
e-ihracatta ülke olarak çok daha farklı bir konuma ulaşabileceğimize inanıyoruz.
Bu vizyon doğrultusunda; Türkiye’nin üretici kimliği, katma değerli gücü ve inovatif büyüme hamlesini tüm dünyaya duyurmak için büyük bir heyecanla çalışıyoruz.
Değerli Katılımcılar;
Ülkemizin yerli ve milli üretim gücüne her açıdan katma değer sağlayabilmek amacıyla, 2022 yılı projeksiyonumuzu yedi ana başlık altında kurguladık.
Bu maddeleri; G-20 ülkelerinin tamamında MÜSİAD ofislerinin güçlendirilmesi ve ticari diplomasinin artırılması,
Körfez İşadamları İrtibat Ofisi’nin kurulması,
yurt dışında en az bir MÜSİAD Expo Fuarı’nın düzenlenmesi,
MÜSİAD Uluslararası Tahkim Merkezi’nin kurulması,
Mikro ihracatın desteklenmesi, bu doğrultuda her üyemizin lojistik, insan kaynakları, ödeme sistemleri gibi altyapı süreçlerinin güçlendirilmesi,
Ekonomi diplomasisi faaliyetleriyle büyükelçi ve ticari ataşelerin Anadolu’daki iş insanlarıyla bir araya getirilmesi
ve MÜSİAD Ticaret Ofisi’nin (MTO) kurulması olarak özetleyebiliriz.
Yeşil Mutabakat ve karbon emisyonu ise tüm sanayicilerin en önemli gündem konusu... Avrupa, Yeşil Mutabakat’a uyum konusunda en hızlı bölge olarak öne çıkacak.
Yeşil Mutabakat’a uyumlu davranmayan ülkelerin, Avrupa ülkelerine ticaret yapması da hayli zorlaşacak. Bu nedenle üretici, sanayici ve ihracatçılarımızın pazar paylarını kaybetmemek adına, Yeşil Mutabakat alanında hızla yol alabilmeleri gerekiyor.
Sanayicilerimiz; üretim ve ihracat dengesinde kazandıkları payı sürdürülebilir kılabilmek için, iklim krizi meselesini ciddi olarak masaya yatırarak , gerekli tedbirleri şimdiden almaları gerektiğini bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum.
MÜSİAD olarak tüm bu bilgiler ışığında ; Türkiye’yi her alanda pozitif yönde ayrıştıracak ulusal ve global hedeflerle ilerliyoruz.
2022 yılının ülkemiz, iş dünyamız ve MÜSİAD adına hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Yeni dönemde, Türkiye’yi otomotivden gıdaya, sağlıktan lojistiğe, eğitimden inşaata kadar her sektörde pozitif yönde ayrıştıracak, ürün ve hizmet kalitesini en üst seviyeye taşıyacak yatırımcı, sanayici ve girişimcilerimize inovatif bir yol haritası sunacağız.
MÜSİAD olarak yerli ve milli üretim gücümüzü çok daha ileri bir seviyeye taşımak adına 12 bin üyemiz, 60 bin firmamız ile soluksuz çalışmaya devam edeceğiz.
Sözlerime son verirken; teşriflerinizden dolayı başta Ticaret Bakanımız Sayın Dr. Mehmet Muş’a, kıymetli MÜSİAD Şube Başkanlarına ve MÜSİAD üyelerine ve değerli basın mensuplarına tekrar teşekkür ediyor,
hepinize saygılar sunuyorum.
Kalın sağlıcakla,