MÜSİAD EXPO 2020 AÇILIŞ KONUŞMASI
Sayın Bakanım,
Valilerim, Milletvekillerim, Belediye Başkanlarım,
Oda Borsa ve Meslek Örgütlerinin Değerli Başkan ve Temsilcileri,
Sivil Toplum Kuruluşlarının, Siyasi Partilerimizin, Kurum ve
Kuruluşların Değerli Başkan ve Temsilcileri,
Dünyanın Dört Bir Yanından Gelen Değerli İş İnsanları,
Değerli MÜSİAD Üyeleri ve Dostları, Genç Müsiadlı kardeşlerim
Kıymetli Basın Mensupları,
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Artık bir MÜSİAD geleneği halini alan ve bu yıl 18.’sini gerçekleştirdiğimiz MÜSİAD EXPO’ya iştirakleriniz için teşekkür eder, sizleri saygı ve muhabbetle selamlarım. Pandemi sürecinin bizlere öğrettiği yeni normaller çerçevesinde, ekonomik hayatın gidişatını aksatmamak ve ülkemiz ekonomisinin üretim ve ihracat ağırlıklı politikasına katkıda bulunmak adına titizlikle planlayıp düzenlediğimiz ve Küresel Ticaret Burada sloganı ile yola çıktığımız, EXPO 2020’ye hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Bu yıl ilk kez, Türkiye’nin en büyük fuar organizatörü TÜYAP ve Türkiye’nin en geniş sermaye Platformu olan MÜSİAD’ın, güçlerini birleştirerek gerçekleştirdiği, 10 salonda ve 70 bin metrekarelik bir alanda binlerce şirketin temsil edileceği ve 100 bine yakın ziyaretçiyi ağırlamayı hedef alan; aynı zamanda Türkiye’nin ilk hibrit fuarı olma özelliğiyle sanal ortamdan da katılımların ve ziyaretlerin gerçekleşeceği EXPO 2020’nin ülkemiz ekonomisi adına hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Sosyal mesafe kuralları ve ciddi sanitasyon önlemleri çerçevesinde yapılan hazırlıklarla 8 binin üzerinde B2B iş görüşmesinin hedeflendiği fuarımız, dünyanın dört bir yanından gelecek sanayici ve iş insanının da katılacağı Uluslararası İş Forumu - International Business Forum (IBF) ile önemli toplantılara ev sahipliği yapacaktır.
50 ülkeden 400 alım heyetinin ağırlanacağı EXPO 2020 kapsamında, 95 ülkede irtibat noktası ile geniş teşkilat ağına sahip bir platform olan MÜSİAD, fuara yurt dışından bakanlar, üst düzey bürokratlar, basın mensupları ve seçkin iş insanlarının yoğun katılımını da geniş saha yaygınlığı ile gerçekleştirmektedir.
MÜSİAD EXPO 2020, ticaretin iletişim dili olan fahri konsolosları da bir araya getirecek, başta ABD, Avrupa ve Asya bölgeleri olmak üzere tüm dünyada etkin rol oynayan fahri konsoloslar, buralarda edindikleri tecrübe ve birikimleri ,iş insanlarıyla paylaşarak ülkemizin ihracatının gelişmesine katkıda bulunacaktır.
Ayrıca fuarda, 4 kıtadan 20 yeni kuruluşla MOU anlaşması imzalanarak, ülkelerimiz arasındaki ihracatın ve ticari ilişkilerin gelişmesi noktasında önemli bir adım atılmış olacaktır. Dünyada etkili olan pandemi nedeniyle MÜSİAD EXPO hazırlıkları titizlikle yapılmıştır. Pandemi sonrası fiziksel ağırlıklı yapılan en büyük fuar etkinliği olmak hedefi ile yola çıkan MÜSİAD EXPO, bu yıl ilk kez katılımcılara bir ‘hibrit fuar’ deneyimi sunacaktır. Fiziki olarak gelen binlerce iş insanı ve sanayici sosyal mesafe kuralları çerçevesinde ağırlanırken, katılımcılar, TÜYAP’ın sağladığı teknolojik alt yapı sayesinde fuar ziyaretçileri ile yalnızca fuar alanında değil, fuar sona erdikten sonra dahi, dijital platformda bir araya gelerek ticaret yapabileceklerdir.
MÜSİAD EXPO’nun bu yılki ilklerinden bir diğeri ise ilk kez açılacak “Girişimcilik Alanı”dır. Türkiye’nin önemli gücü haline gelen ve dünyada ses getiren yatırımlar, ziyaretçilerle bu holde buluşacaktır.
Yatırımcı ile girişimciyi bir araya getirecek organizasyonda, yeni iş alanlarının oluşması sağlanarak Türkiye’deki istihdama doğrudan katkı yapılması hedeflenmektedir. Dünyanın önemli yatırımcılarının da fuara katılarak girişimcilik salonunda önemli görüşmeler yapması beklenmektedir.
Bu yılki EXPO’da farklı olarak ayrıca Karavan Turizmini desteklemek amacıyla her gelir düzeyine hitap edecek karavanlar da fuarımızda yer alacaktır. Biliyorsunuz karavan turizmi, Yeni Turizm Kaynakları Geliştirme ve Turizm Yatırımlarını çeşitlendirme stratejimiz kapsamında ilk kez MÜSİAD tarafından ortaya konmuş ve oldukça geniş bir zeminde rağbet görmüştür. Bu itibarla biz de bu yılki EXPO’da Karavan Üreticilerine yer verdik. Bunun dışında bu yıl EXPO kapsamında milli elektrikli araçların da gösterimi gerçekleşecektir. Milli gurur kaynağımız olan ve Yeşil mutabakatın destekleyicisi olarak da algılanması gereken, bu girişime MÜSİAD olarak Fuar bünyesinde yer vermekten dolayı çok mutluyuz Bugün Allah’ın izni ve sizlerin teşrifleriyle açılışını yaptığımız fuarımıza, 24 sektörden yüzlerce firmanın katılıyor olması Pandeminin bu zorlu sürecinde bile ülkemiz ekonomisin çarklarını döndürmek adına bizleri ümitlendirmektedir.
Venezuela’dan Özbekistan’a, Azerbaycan’dan Kıbrıs’a, Endonezya’dan Almanya’ya kadar pek çok ülkeden stantlı katılımın gerçekleşeceği fuarımıza, Avrupa, Asya-Pasifik, Avrasya, Afrika ve MENA ülkelerinden yoğun talep 125 ülkeden 15 bine yakın ziyaretçinin gelecek olması, üretim-ticaret-yatırım ve istihdam adına milli makro politikalarımızı tazelediğimiz şu günlerde, bizleri ayrıca mutlu etmektedir.
Sayın Bakanım, Kıymetli katılımcılar,
Pandemi sürecinin dünya ekonomik ve ticari hayatına getirdiği yeni kavramlar ve yeni normaller ekseninde bizlerin de artık başlayan yeni sürece ve onun yeni kurallarına uyumlu bir ekonomi ve ticaret mantığına adapte olmamız ve bu çerçevede kendimizi dünya konjonktürü içinde konumlandırmamız gerekmektedir.
Pandemi ile başlayan dönem, adeta eski köye yeni adetler getirmiş olabilir ve lakin biz bunun ayak seslerini 2019 yılının ilk çeyreğinden itibaren duymakta ve dile getirmekteydik. 2018 yılının ikinci çeyreğinden itibaren Gelişmiş 20 ülkenin çeyreklik periyodlar itibariyle büyüme trenleri aşağı yönlü bir seyir izlemekte, buna karşın Gelişmekte olan 20 ülkenin, özellikle 2019 ikinci çeyrekten itibaren büyüme yönlü bir seyre oturmaktaydı. Sözün özü, Dünya ekonomisi doğuya doğru kayarken üretim üsleri el değiştiriyor ve sermaye yeni üretim alanları buluyordu. Ulusal ekonomilerin yeniden güç kazandığı bir dünyada büyük şirketlerin hâkimiyeti altındaki, gelişmiş ülkelerin üretim kapasiteleri azalırken, dünyanın yeni yatırım ve üretim alanı gelişmekte olan 20’nin oluşturduğu bloklardı. Arz fazlasına rağmen sürekli değerlenen para, klasik para politikalarının açıklayamadığı bir hale gelmişti.
Yeni kapitalizm, bize yeni bir para kavramı ve bu kavram etrafında yeni değer ve tedarik zincirleri geliştirmemiz gerektiğini gösteriyordu.
Tehdit, bir gerçeklik olgusundan ziyade kimi zaman siyasi bir algı yönetimi aracı haline gelmekte, ekonomik olgular finansal parametreler ile açıklanırken, reel ekonominin temel kavramlarından uzaklaşılmaya başlanmıştı.
COVID-19 salgını öncesinde OECD ve WB büyüme tahminleri dünyada bir üretim daralmasına işaret etmekteydi. Kasım ayında revize edilen öngörüler ise ,ticaret savaşlarının etkileri simüle edilerek hesaplanmıştı.
Pandemi süreci, bir bakıma bu kadar sıkışan dünya sisteminin bir patlama noktası oldu. Covid-19 krizinin; Avro Bölgesinin uzun süredir derin bir krizle boğuştuğu, Japonya’nın içinde bulunduğu durgunluğu bir türlü aşamadığı, diğer BRICS ülkelerinin Çin’in dinamizminin oldukça gerisinde kaldığı, Çin-ABD gerginliğiyle yön alan küresel ticaretin gün geçtikçe, daha da gerildiği bir ortamda patlak verdiğini göz önünde bulundurmalıyız. Çin ile ABD arasındaki gerginliğin kriz sonrası dönemde nereye evrileceği, uzlaşmacı bir yol mu yoksa gittikçe şiddetini artıran bir ekonomik çatışmaya mı döneceği meselesi, henüz gündemdeki yerini korumaktadır.
Brexit sonrası ağır bir yara alan Avrupa ise, Covid-19 sonrasında sadece siyasi olarak değil, ekonomik açından da tehlikeli bir yola savrulmaktadır.
Özetle, her kriz sonrası ortaya atılan “Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” söyleminin, bu krizin ardından çok daha farklı ve güçlü bir anlam taşıdığını ifade edebiliriz. Bugün geldiğimiz noktada ,artık Pandemi sonrası yeni dünya düzeninin yeni paradigmalarını konuşur haldeyiz. İlk dönemin sancılı şoklarını üzerimizden yavaş yavaş atarak, yeni normalin yani yeni üretim-ticaret-yatırım ve tedarik sistemlerinin, Türkiye açısından konumlandırmasını yapmaktayız.
Ülkemiz ekonomisinin makro politikalar ve hukuksal reformlar düzleminde tazelenme ve yeni bir yol haritası belirleme sürecine girmiş olması bizleri memnun etmektedir. Ancak bir gerçeği de unutmamak gerekir. Devlet, politikalarını belirlerken, alınan kararların sürdürülebilirliği, bu kararların tabana iyi anlatılması ve elbette uluslar arası düzlemde kendimizi iyi ifade edebilmemiz ile mümkündür.
İletişim ve etkileşim bu açıdan yani ekonomik politikaların kabul görmesi ve güven unsurunu harekete geçirmesi açısından hayati önem arz etmektedir.
Devletin kamusal reformlarının; sermaye, hammadde ve emek piyasalarında hem kabul görmesi hem de yankı bulması adına, sadece kamu kurum ve kuruluşlarının çabaları yetmez. Bizler sivil toplum kuruluşları olarak üzerimize düşen vazifeyi yerine getirmeli ve kendi saha derinliğimizde her bir bölgeye, ile ve üyeye dokunarak bu dönüşümün sinir ağlarını test etmeli ve elde tutmalıyız.
Sayın Bakanım, Kıymetli misafirler,
MÜSİAD bu amaç doğrultusunda hem kendi yapısındaki tazelenme sürecini tamamlamış ve böylece yeni dünya sistemine uyumlu ve proje bazlı hızlı ve çevik işleyen bir sistemi kendi bünyesine adapte etmiştir; hem de bu sayede saha yaygınlığını sadece bir örgütlenme unsuru olmak mantığından çıkararak yatırım-üretim ve ticaretin senkronize işletilebileceği bir ağ ekonomisi sistematiğine oturtmuştur.
Bu hususta emeği geçen herkese huzurunuzda teşekkür ederim. Bizzat şahsım, gerek pandemi öncesi gerekse pandemi sürecinde üye ziyaretleri başta olmak üzere Anadolu’yu gezerek iş insanlarının beklenti ve görüşlerine birebir tanık olmakta ve bunları birer mikro saha bilgisi olarak derlemekteyim. Aynı mantık MÜSİAD’ın yeni işleyişinin de temel prensiplerinden biri halini almıştır.
Bir şey açıktır: Dokunamadığınız yer sizin değildir. Çok şükür MÜSİAD gerek yurt içinde gerekse yurt dışında eşine nadir rastlanan bir saha yaygınlığı ile geniş sektörel ve bölgesel yelpazesini ekonomik iletişimin bir unsuru olarakişletmektedir.
MÜSİAD EXPO 2020 Fuarı da bu misyonumuzun somut kanıtlarından biridir. “İçine kapanıp kapalı devre çalışmalarla makro dönüşümlere katkı sağlanmaz” felsefesi doğrultusunda yola çıktığımız ve meyvelerini inşallah fuar kapsamında ve sonundaki süreçte de göreceğimiz bu girişimimizin ülkemiz ekonomisine hayırlar getirmesini temenni ederim. Sayın Bakanım, Kıymetli misafirler,
Ekonomik yeterlilik, günümüz yeni dünya düzeninde kilit faktördür. Bu kapsamda sanayi kapasitemizi yeni bir makro üretim planlaması doğrultusunda şekillendirerek milli ve yerli üretim hedeflerimizin sektörel anlamda çeşitlendirilmesi en büyük temennimizdir. Kilit sektörlerimiz başta olmak üzere, katma değeri yüksek sektörlere yapacağımız milli yatırımların, bilhassa orta ve uzun vadede fiyat istikrarı politikamıza sağlayacağı katkının hayati önem taşıdığı yadsınamaz.
Bu süreçte sadece ölçek büyüklüğü ile avantaj sağlayan firmaların değil; Türkiye ekonomisinin lokomotif unsuru, KOBİ’lerimizin de yatırıma teşvik edilerek ve onların başta mekân ve finansmana erişim olmak üzere, yatırım yapma iştahlarını olumsuz etkileyecek faktörlerin iyileştirilmesi, hem onların zamanla büyüyerek çok daha yüksek volümlü üretim hacimlerine ulaşmalarını sağlayacak hem de istihdam politikalarımıza olumlu dönüşler sağlayacaktır.
Bu amaç çerçevesinde bilhassa KOBİ’lerimizin markalaşma ve büyüme serüveninde onlara gerek komitelerimiz gerekse MÜSİAD Markalarımızca geliştirilen projelerimizle her zaman destek olmaya hazırız. Bu çerçevede MÜSİAD çalışmaları ve markalarını yine Fuar alanımızda bulunan MÜSİAD holünde bulabilir ve ziyaret edebilirsiniz.
Stratejik kaynakların gelecek planlamasının yapılması ve değişime anında tepki verebilme kapasitesi yani “ekonomik refleks” bizlerin iktisadi mücadele kabiliyetinin bir göstergesidir. Bu da ancak etkileşimi ve uluslararası çapta iletişimi en üst düzeyde ve diplomasinin her alanında etkin bir şekilde kullanarak mümkün olacaktır.
MÜSİAD olarak yola çıkış şiarımız hatırlarsanız beraber idi. İyi günde kötü günde meselesi Türkiye olan herkesle beraber demiştik. Şimdi bir motto daha ekliyoruz yolculuğumuza ve varız diyoruz. Devletle omuz omuza varız. Millet içinde millet için varız. Bu ülke için varız. Sözlerimi noktalarken COVID 19’a yakalanan siyaset ve iş dünyamızdan sanayicilerimiz ve oda başkanlarımıza ve tüm vatandaşlarımıza Allah’tan acil şifalar; Vefat edenlere de Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Bu süreçteki can siperane çalışmalarından dolayı başta Sayın sağlık Bakanımız olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımıza da yürekten şükranlarımızı sunarım.
Bu organizasyonun gerçekleşmesinde katkılarını esirgemeyen başta Yönetim Kurulumuza, Yerel ve Global Üst Kurullarımıza, Genel Sekreterliğimize ve sponsorlarımıza yürekten teşekkür ederim.
Teşrifleriniz ve sabrınız için teşekkür eder, bu büyük organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen herkesi yürekten kutlarım. Allah yolumuzu açık eylesin. Fuarımızı memleketimiz için faydalı ve hayırlara vesile kılsın.
Sizleri saygı ve muhabbetle selamlarım.