MÜSİAD EXPO 2024 / Diplomatik Misyonlar Resepsiyonu
26 Kasım 2024
Değerli Bakanlarımız,
Saygıdeğer Büyükelçiler, Başkonsoloslar ve Diplomatik Temsilciler,
Kıymetli İş İnsanları ve MÜSİAD Ailemizin Değerli Üyeleri,
Hanımefendiler, Beyefendiler,
Sizleri en derin saygılarımla ve muhabbetle selamlıyorum.
Bugün, MÜSİAD EXPO’nun 20. kez kapılarını açtığı bu özel günün gururunu hep birlikte yaşıyoruz.
Türkiye’nin ve bölgemizin en büyük ticaret fuarlarından biri olan bu etkinlik, yalnızca MÜSİAD’ın değil, aynı zamanda ülkemizin dünya ticaretindeki artan rolünün ve ekonomik gücünün bir göstergesidir.
MÜSİAD EXPO, bir hafta boyunca ticaretin kalbinin İstanbul’da atmasını sağlayacak ve hem Türkiye’nin ekonomik hedeflerine hem de küresel işbirliği anlayışına önemli katkılar sunacaktır. Bu anlamlı etkinliğe teşriflerinizle verdiğiniz destek için teşekkür ediyor, her birinizi saygıyla selamlıyorum.
Kıymetli Misafirler,
Türkiye, tarih boyunca ticaretin ve kültürün kesişim noktası olmuştur. Bu kadim topraklar, İpek Yolu’ndan bugüne, her dönemde üretimin, işbirliğinin ve inovasyonun merkezi durumundadır. MÜSİAD olarak, bu mirası modern dünyanın ihtiyaçlarıyla buluşturuyor; Türkiye’nin küresel ticaretteki stratejik konumunu daha da güçlendirmek için çalışıyoruz.
Bu yıl, “Küresel Ticaret Burada” mottosuyla gerçekleştirdiğimiz MÜSİAD EXPO, 94 ülkeden katılımcıyı ve 24 sektörden 300’den fazla firmayı bir araya getiriyor. Tekstil, makine, inşaat, gıda ve savunma sanayii gibi stratejik sektörlerin temsilcileriyle böylesine kapsamlı bir buluşmayı organize etmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz.
Bu başarı, MÜSİAD’ın azim, kararlılık ve dünya iş dünyasıyla kurduğu sağlam ilişkilerin bir sonucudur.
Değerli Katılımcılar,
MÜSİAD EXPO, yalnızca ticaret konuşulan bir platform olmanın ötesine geçiyor. Köklü değerlerimizden ilham alarak geleceğe yön veren bir vizyon da sunuyor bizlere...
MÜSİAD olarak biz, fuarımız başta olmak üzere gerçekleştirdiğimiz birçok çalışmada ve etkinlikte; adil, güvene dayalı ve insan odaklı bir işbirliği anlayışını temsil eden “Medine Pazarı” felsefesini esas alıyoruz.
Medine Pazarı anlayışı, dayanışma, paylaşma ve adaletin bir arada yaşandığı bir ticari modeldir. Bu felsefeyi modern iş dünyasına taşıyarak, yerli ve yabancı iş insanlarını güven temelli ortaklıklar ve güçlü işbirlikleriyle bir araya getirmeyi sürdürüyoruz. Dolayısıyla, MÜSİAD EXPO boyunca yalnızca ticari anlaşmalar yapılmayacak; aynı zamanda uzun vadeli dostluklar ve işbirlikleri kurulacaktır diye düşünüyoruz.
Değerli misafirler,
Fuarımızın uluslararası boyutu, MÜSİAD EXPO’nun küresel ticaretteki marka değerini ortaya koymaktadır. 20’den fazla ülkeden katılımcı firmaların yanı sıra, 94 farklı ülkeden gelen ziyaretçilerle Türkiye’nin ticari gücünü ve iş dünyasının dinamizmini uluslararası ölçekte sergileyeceğiz.
Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle düzenlenen alım heyetleri, firmalarımızı dünyanın dört bir yanından gelen yatırımcılarla buluşturuyor. Malezya’dan geniş bir yatırımcı grubu, Irak’tan Bakanlık düzeyindeki temsilciler ve İngiltere ile Cezayir’den gelen büyük heyetler, Türkiye’nin küresel iş dünyasındaki önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
MÜSİAD EXPO, katılımcılarına yalnızca iş fırsatları sunmakla kalmıyor; aynı zamanda geleceği inşa etmek için yeni ufuklar açıyor. Bu minvalde hedefimiz, inşallah, fuar sonunda 1 milyar dolarlık ticaret hacmine ulaşmaktır.
Değerli Konuklar, MÜSİAD’ın kıymetli üyeleri,
MÜSİAD EXPO boyunca dolu dolu bir program bizleri bekliyor. G20 Paneli’nde dünya ekonomisinin geleceğini tartışacak, Türkiye-Irak İş Forumu’nda iki ülke arasındaki ticari bağları güçlendirecek, MÜSİAD INVEST programı ile uluslararası yatırımcıları Türk girişimcilerle bir araya getireceğiz. Gala yemeğimizde ise iş dünyasının kıymetli temsilcileriyle dayanışmamızı bir kez daha pekiştireceğiz.
29 Kasım’da fuarımızı, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle taçlandıracağız. Bu özel an, MÜSİAD EXPO 2024’ün sadece Türkiye için değil, küresel ticaret için de bir dönüm noktası olmasını sağlayacaktır.
Değerli misafirler, kıymetli MÜSİAD Ailesi,
MÜSİAD EXPO’da yaptığımız her iş, ülke ekonomilerine olduğu kadar aynı zamanda uluslararası ticaret ve geleceğe yaptığımız da bir yatırımdır. Bu fuarla birlikte, geleceği dönüştürmek adına bir kapı açmayı da hedeflemekteyiz.
Bu kapı elbette sadece ticarete açılmıyor… Aynı zamanda kardeşlik hukukuna ve barışa da açılıyor.
Bugün burada, iş dünyasının küresel ticaretin geleceğini şekillendirdiği bu platformda, yalnızca ekonomi ve ticareti konuşmuyoruz. Böylesi toplantıları ve etkinlikleri birer vesile kılarak dünyanın farklı köşelerinde yaşanan insani trajedilere dikkat çekmek ve adaletin sağlanması için hep birlikte bir çağrı yapmak amacıyla da bir araya geliyoruz.
Hepimizin bildiği üzere, bir yılı aşkın süredir, Gazze’de meydana gelen insani kriz, hepimizin vicdanını derinden yaralamaktadır. Masum sivillerin, kadınların ve çocukların hayatını kaybettiği bu trajik süreç, uluslararası hukukun ve insan haklarının korunması açısından ciddi bir sınav oluşturmuştur. Gazze halkı, ağır insani koşullar altında yaşam mücadelesi verirken, yaşananlar sadece bir coğrafyanın sorunu değil, tüm insanlığın ortak meselesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlar nezdinde yapılan açıklamalar ve çağrılar önemli olmakla birlikte, bu krizin çözümü için daha somut ve etkili adımlar atılması gerektiğine inanıyoruz. Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin İsrail Başbakanı Netanyahu hakkında verdiği yakalama kararı, önemli bir gelişmedir ve uluslararası sistemin insan hakları ihlalleri karşısındaki sorumluluğunu hatırlatmaktadır. Ancak bu kararın alınmasında oldukça geç kalındığı gerçeği de göz ardı edilmemelidir.
Çünkü İsrail-Filistin meselesi, barış ve adaletin sağlanması adına uluslararası toplumun kararlılıkla çözmesi gereken bir krizdir. Bölgedeki sorunların, uluslararası hukuk çerçevesinde, kalıcı bir barışla çözüme kavuşturulması elzemdir. Filistin halkının temel insan haklarının korunması, bölgesel ve küresel barışın tesisi açısından hayati bir önem taşımaktadır.
Buradan uluslararası topluma, özellikle de etkili küresel aktörlere bir çağrıda bulunuyoruz: Gazze’de yaşanan insani trajediye son verilmesi için somut adımlar atılmalı, adaletin tesis edilmesi sağlanmalıdır. Bu süreçte, insan haklarının evrensel değerleri temel alınmalı ve kimse mağdur edilmemelidir.
Biz ülke olarak, tarih boyunca mazlum coğrafyaların sesi ve vicdanı olduk, olmaya da devam edeceğiz. Filistin halkının yanında olmak, insani ve ahlaki bir sorumluluktur. Ancak bunun sadece Türkiye’nin değil, tüm uluslararası toplumun ortak çabasıyla mümkün olabileceğinin de farkındayız. Üstelik, iş dünyası olarak, insani değerlerin savunulmasına katkı sunmanın sadece bir görev değil, aynı zamanda bir erdem olduğuna inanıyoruz.
Hepimizin ortak hedefi, Gazze’de barışın ve adaletin bir an önce sağlanmasıdır. Üstelik; adalet, barış ve insan hakları yolunda çaba sarf etmek, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Değerli Katılımcılar,
Bu fuar, MÜSİAD’ın “Yerel Değerler ile Küresel Vizyon” ilkesi doğrultusunda geliştirdiği güçlü stratejilerin bir yansımasıdır. Sizleri bu önemli organizasyona katkıda bulunmaya ve küresel ticaretin geleceğini birlikte şekillendirmeye davet ediyorum.
Sözlerimi bitirirken, bu büyük organizasyonun hayata geçmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. MÜSİAD EXPO 2024’ün; ülkemize, milletimize ve tüm iş dünyasına başarı getirmesini temenni ediyorum.Ve tüm katılımcılarımızı saygıyla selamlıyorum.
Allah’a emanet olunuz.
Mahmut Asmalı
MÜSİAD Genel Başkanı