MÜSİAD İSVİÇRE

AKŞAM YEMEĞİ ORGANİZASYONU

11 ARALIK 2019

PROTOKOL (?)

Sayın Büyükelçim,

İş Dünyası ve STK’ların Değerli Başkan ve Temsilcileri,

Değerli MÜSİAD Üyeleri ve Dostları,

Kıymetli Basın Mensupları (?),

Bugün, MÜSİAD İsviçre’nin yeni hizmet binası açılışı vesilesiyle bulunduğumuz Zürich’te, siz dostlarımızla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyorum.

Bu duygularla hepinizi saygıyla selamlıyorum; hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Değerli Misafirler,

İsviçre’de, Avrupa’nın refah seviyesi en yüksek ülkelerinden birindeyiz. Sık kullanılan tabirle, stratejinin ve uzmanlığın başkenti burası.

İsviçre ve Türkiye, mesafe bakımından çok yakın değil belki; ama iki ülke, fiziki

şartların aksine oldukça yakın.

Ülkelerimiz arasındaki ilişkilere baktığımızda siyasi ilişkilerin, iki ülkenin de tarihi duruşuna yakışır şekilde ilerlediğini görüyoruz.

İsviçre ile ilişkilerimizin önemli bir boyutunu, bu ülkede yaşayan yaklaşık 130 bin vatandaşımız oluşturuyor.

Geçmişte ve bugün, her iki ülkenin siyasi iradesi tarafından yürütülen karşılıklı ilişkiler, ticaretimize de yansıyor.

Türkiye’nin İsviçre’ye olan ihracatı, dönemsel olarak inişli çıkışlı bir grafik izlese

de, özellikle 2002 yılı sonrasında, ciddi bir ilerleme kaydetmiştir.

2002 yılında sadece 289,1 milyon dolar düzeyinde olan Türkiye’nin İsviçre’ye

ihracatı, 2018 yılı itibariyle 1,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir.

Çok önemli bir artış olsa da, bu rakamların bize anlattığı daha önemli bir konu var değerli misafirler;

Özellikle 2015 yılında ulaşılan 5,7 milyar dolarlık ihracat düzeyi, iki ülke

arasındaki potansiyelin mevcuttan çok daha üst seviyelerde olduğuna işaret etmiştir.

İthalat rakamları da bu potansiyeli teyit ediyor.

2002 yılında Türkiye’nin İsviçre’den ithalatı 2,1 milyar dolar düzeyindeyken,

2013’te 10 milyar dolar sınırına yaklaşmış, 2018 yılı itibariyle ise 2,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.

2002-2018 döneminde İsviçre’nin ülkemizdeki yatırımlarının toplamı 2,6 milyar dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde İsviçre’deki Türk yatırımlarının toplamı ise 874 milyon

dolardır. Bu bakımdan şunu rahatlıkla söyleyebiliyoruz; İsviçre, sadece ticarette değil aynı zamanda yatırımlar tarafında da Türkiye için önemli bir partnerdir.

Ülkemizde faaliyet gösteren İsviçre sermeyeli veya ortaklı firma sayısının 900’e

yaklaşması, aslında bu durumu açıkça ortaya koyuyor.

Türkiye’nin, Avrupa geneliyle olan ticaretine göz attığımızda da yine memnuniyet verici bir tabloyla karşılaşıyoruz.

En büyük ihracat pazarımız konumunda bulunan AB ülkelerine olan ihracatımız, önceki yıla göre %13,7 oranında artış kaydetti ve 2018 yılında 84,1 milyar düzeyine

ulaştı.

Bugün Avrupa Birliği’nin ülkemizin toplam ihracatındaki payı %50’dir.

Yalnızca dış ticaret rakamlarında değil, doğrudan yatırımlarda da Avrupa

ülkelerinin önemli bir ağırlığı bulunuyor.

Avrupa ülkelerinden Türkiye’ye yapılan doğrudan yatırım miktarı, 2002 yılında

yalnızca 468 milyon dolarken, 2018 yılında 4,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.

Bu da bu dönemde Türkiye’nin yurt dışından aldığı doğrudan yatırımların

%74’ünün Avrupa ülkeleri tarafından gerçekleştirildiği anlamına geliyor.

Sonuç itibariyle Türkiye, 80 milyonu aşan nüfusuyla AB ülkeleri için önemli bir

pazar konumundadır. Ve Avrupa’ya uzanan enerji yollarının güvenliği için önemli bir aktördür.

Aynı zamanda, sahip olduğu ekonomik ve siyasi istikrarıyla, birliğin iç

çatışmalar yaşadığı devletlerle arasında set oluşturan önemli bir partnerdir.

AB ülkelerinin Türkiye ekonomisindeki payı da göz önüne alındığında; taraflar arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, her iki tarafın da lehine sonuçlar

doğuracaktır.

Biz MÜSİAD’lı iş insanları olarak her zaman ilişkilerimizi daha da ileri taşımak

için çalışıyoruz. Yalnızca ticareti geliştirmeye yönelik bir hedef değil bu değerli misafirler.

Temas ettiğimiz insan sayısını artırmak, bulunduğumuz ülkelerin ticari,

ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sunmak için çabalıyoruz.

Bugün, Avrupa’da 24 noktada, dünyada 95 ülkede, 225 noktada faaliyet gösteren bir sermaye platformu olarak, bunu başardığımızı görüyoruz. Fakat elbette

bu başarı bizim için yeterli değil; daha ileri taşıyacağız. Hep beraber.

Değerli Misafirler,

MÜSİAD olarak, ülkemizin üreterek büyüyen bir yapıya kavuşması için var gücümüzle çalışıyoruz.

Enerjimizi, Türkiye’nin geleceğini en iyi şekilde inşa edebilmek için harcıyoruz. Bütün çabamız, derdimiz ve gayemiz budur.

Yurt içindeki ve yurt dışındaki üyelerimiz ve tüm dostlarımızla birlikte üretmek,

birlikte büyümek için çalışıyoruz.

MÜSİAD’lı iş insanları olarak, kurulduğumuz günden bu yana hiçbir zaman

sadece kişisel servetlerimizi artırmaya odaklanmadık.

Gayemiz hiçbir zaman öncelikle para kazanmak olmadı. Bireyin değil,

toplumun, ülkemizin kalkınmasını önceliğimiz olarak gördük.

Bizler bu sorumlulukla, dünyanın dört bir yanında iş insanlarıyla bir araya gelerek, ülkemizin ortak hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz.

Malcom X’in ifade ettiği gibi, “Benim samimiyetim, benim kimliğimdir.”

Bizler, bütün bu çabalarımızı samimiyetle yürütüyoruz; çünkü kimliğimiz bu.

Güçlü teşkilat ağımız ve üyelerimiz arasındaki kuvvetli bağ, bizlere büyük bir ayrıcalık sunuyor. Bu bağı, her geçen gün daha da güçlendirmek için gayret

gösteriyoruz.

Ticari faaliyetlerimizi güçlendirirken, birçok farklı alanda projeler ortaya

koyuyoruz.

Projelerimizin çıktılarını ekonomi yönetimimiz, politika yapıcılar ve kamuoyuyla

paylaşıyoruz.

Bugün, dünyada güçlü bir dönüşüm yaşanıyor. Ülkeler, devletler, şirketler ve

bireyler, gelecekteki yönlerini bu dönüşüme göre belirliyor.

Biz de MÜSİAD olarak, kendi kurumsal ve yapısal dönüşümlerimizi başlattık.

Tazelenme adını verdiğimiz değişim sürecimizi, 30 yıldır bağlı olduğumuz değerlere ve kuruluş amaçlarımıza sadık kalarak sürdürüyoruz.

Uzun bir yolculuğu ifade eden tazelenme sürecini, kendi yönetim ve uygulama

alışkanlıklarımızı değiştirmek olarak özetliyoruz.

Tazelenme, MÜSİAD’ın etki ve güç alanını, daha etkin ve verimli hale getirmek

için başlatılmıştır.

Bizler, tazelenmeyle birlikte önümüze koyduğumuz hedeflere daha kararlı yürüyeceğiz.

Yeni dönemde de, sahanın nabzını tutarak toplamış olduğumuz tüm verileri,

üyelerimizin ve ülkemizin menfaatleri doğrultusunda işlemeyi ve üretmeyi

sürdüreceğiz.

Üreterek büyüyen bir Türkiye hedefine, hep beraber ulaşacağız.

Kıymetli Misafirler,

Sözlerimi tamamlarken, bir araya geldiğimiz organizasyonlarının sayısının

artmasını, sizlerle daha fazla birlikte olabilmeyi temenni ediyorum.

Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sizleri saygı ve

muhabbetle selamlıyorum.

Abdurrahman Kaan

MÜSİAD Genel Başkanı