Sayın Cumhurbaşkanım,

Sayın Meclis Başkanım

Sayın Başbakanım

Çok Kıymetli Bakanlarım

Saygıdeğer Protokol,

MÜSİAD Ailemizin Kuzey Kıbrıs’taki Temsilcisi yol arkadaşlarım,

Değerli Basın Mensupları

Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sözlerime, dün idrak etmiş olduğumuz tarihimizin en onurlu direnişlerinden birinin yıldönümünde, sizlerle birlikte olmaktan duyduğum onuru ve gururu ifade ederek başlamak istiyorum.

Kıbrıs Türk Halkı; sadece bir coğrafyada değil, tüm Türk Milletinin kalbinde ve vicdanında yaşayan bir destanın adıdır aslında.

Bu vesile ile bir kez daha, bu topraklarda şehitlerimizin aziz hatırasına sahip çıkan siz aziz Kıbrıs Halkına ülkem ve temsil ettiğim kurum adına teşekkür ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanım,

Kıymetli Hazirun,

Dünya uzun süredir alıştığı dengeleri hızla kaybetmektedir. Ekonomik istikrarı sarsan, siyasi belirsizlikleri derinleştiren ve toplumsal güven duygusunu yıpratan çok katmanlı krizler zincirinin içerisinden geçiyoruz.

Bölgemiz tüm dünyayı etkileyen ve tüm ülkelerin yakından izlediği jeopolitik dengelerin kırılma hattının tam da üzerinde. Rusya Ukrayna Savaşı, hemen yanı başımızda Suriye’de uzun süre devam eden savaş ve birçok soru işaretiyle birlikte başlayan yeni Suriye süreci, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde kronikleşmiş çatışmalar, İsrail’in zulmü, Amerika Seçimleri, Ticaret Savaşları ve Doğu Akdeniz tartışmaları gibi birçok küresel hadisenin bölge olarak tam da ortasında bulunuyoruz.

Tarihten alınacak dersler onu gösteriyor ki milletler kendi kaderlerine sahip çıkmadıkları anda o kader başkalarının hesaplarının bir aracı haline gelir. Tarihin sararmış sayfalarının özellikle bu gibi dönemlere ilişkin neler fısıldadığını en iyi biz Türkler biliriz.

Dünya haritasına baktığımızda bugün;

  • Avrupa’da savaşın ayak seslerini,
  • Ortadoğu’da derinleşen çatışmaları,
  • Uzakdoğu’da ekonomik hegemonya mücadelelerini,
  • Afrika’da kaynak ve nüfuz savaşlarını,
  • Küresel ölçekte ise iklim krizinden gıda krizine kadar zincirleme şokları hep birlikte yaşıyoruz.

Sadece ABD’nin gümrük tarifelerinin Dünya ekonomisine etkisi yıllık 3 trilyon dolara yakın olarak tahminleniyor. Bu durum dünyadaki tüm tedarik zinciri değişecek. Çin’in bu durumu dengelemek adına daha istilacı ve daha iştahlı bir tutum sergileyeceği aşikar. Bu bizim ekonomik entegrasyonumuzun en yüksek seviyede olduğu Avrupa ile mevcut ticari potansiyelimizi günden güne kaybetme riskini işaret ediyor.

İnanın, bu sadece dönemsel bir dalgalanma değil, yeni bir dünya düzeninin sancılı doğumudur.

İşte tam bu noktada, ekonomik aklın yeniden inşası, güven temelli iş birliklerinin güçlendirilmesi, ve insani değerlerle yoğrulmuş kalkınma modellerinin öne çıkarılması hayati önem taşıyor.

Yakın coğrafyamızda yaşanan her gelişme, bizim refahımızı, güvenliğimizi ve geleceğimizi doğrudan etkiliyor. Kıbrıs gibi stratejik bölgeler ise, bu denklemde hem tehditlerin en keskin yansıdığı hem de fırsatların en erken doğduğu noktalardır.

Bölge olarak biz, bu yeni dönemin hem risklerine hem de imkanlarına çok yakınız. Birlik olur, çözülmezsek bu yeni dönemin imkanlarına nail oluruz.

MÜSİAD olarak, bir iş dünyası örgütünden öte, inandığımız değerlerle yürüyen ve kalkınmayı kardeşlikle taçlandıran bir mücadeleyi temsil ediyoruz. Bu bakımdan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Şubemiz yalnızca bir temsil ofisi değil, Doğu Akdeniz’de adil refahı ve bölgesel huzuru esas alan vizyonumuzun doğal bir uzantısıdır.

Ancak bu potansiyelin hayata geçirilmesi için daha çok girişime, daha güçlü sermayeye ve daha sıkı dayanışmaya ihtiyacımız var. Tam da bu nedenle, KKTC Şubemizi sadece bir temsil birimi olarak değil, MÜSİAD'ın bölgesel kalkınma misyonunun stratejik bir ayağı olarak bugünden itibaren yeniden konumlandırıyoruz.

Bizim meselemiz yalnızca ekonomik değil; medeniyet ölçekli bir yeniden doğrulma, yeniden yükselme meselesidir.

Bugün bize düşen, günü kurtarmak değil; geleceği inşa etmektir.

Rekabetin değil, iş birliğinin; kârın değil, değerin; kısa vadeli kazancın değil, uzun vadeli kalkınmanın peşinde olmaktır.

Ve en önemlisi, bu fırtınalı çağda sığınacak en güçlü liman; ortak inanç, ortak değer ve ortak vizyondur.

Bu anlayışla Genel Kurulumuzun hayırlara vesile olmasını diliyor, MÜSİAD Kıbrıs şubemizin çalışmalarını her zaman desteklemeye devam edeceğimizi ve bu güzel adanın geleceğine değer katan her girişimin yanında duracağımızı belirtmek istiyorum. Yine bu anlamlı Genel Kurul’da bizleri teşrifleriyle onurlandıran Başta Sayın Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’a ve tüm devlet ricaline bizleri onurlandırdıkları için şahsım ve kurumum adına en derin şükranlarımı sunuyorum.

Allah birliğimizi, kardeşliğimizi daim kılsın.

Saygılar Sunuyorum