MÜSİAD TRABZON GENEL KURULU
29 Temmuz 2021
Sayın Milletvekilim,
Trabzon İş Dünyasının, Oda, Borsa ve STK’ların Değerli Başkan ve Temsilcileri,
Değerli MÜSİAD Yönetim Kurulu Üyelerim,
Çevre İllerden ve Yurtdışından Gelen Şube Başkanlarımız,
(Rize, Gümüşhane, Bayburt, Tiflis, Batum, Münih Kurucu Başkanı, ABD geçmiş dönem başkanı)
Trabzon Şubemizin geçmiş dönem başkanları,
Trabzon Şubemizin Değerli Başkanı ve Üyeleri,
Genç MÜSİADLI Kardeşlerim,
Şubemizin genel kurulu vesilesiyle sizlerle bir araya gelmenin mutluluğuyla hepinizi saygıyla selamlıyorum; hoş geldiniz.
Değerli Misafirler,
2020 yılında başlayan Covid-19 pandemisiyle mücadele ederken, diğer yandan da bu süreçte hayatımıza giren yeni alışkanlıklara uyum sağlamaya çalıştık.
Pandemiyi kontrol altına alabilmek adına uygulanan kısıtlama ve önlemler nedeniyle, uzun bir süre sizlerle bir araya gelemedik, yüz yüze hasbihal edemedik, toplantılarımızı çevrimiçi gerçekleştirmek durumunda kaldık.
Normalleşme ile birlikte çok şükür genel kurullarımızı siz değerli dostlarımızla bir arada gerçekleştiriyoruz, hasret gideriyoruz.
Memleketimizin her bir noktasına adım atarak, daha fazla insana dokunabilmek için, birçok şehrimizi ziyaret ediyoruz. Pazartesi günü Batum’da, Salı günü Artvin’de, Dün Rize’deydik; bugün de, Karadeniz’in güzel şehri, benim de memleketim olan Trabzon’dayız.
Bildiğiniz gibi Trabzon, konumu ve hinterlandı sayesinde, ülkemizde önemli bir ticaret kültürü oluşturmayı başarmıştır.
Ticaret ve gemicilik kültürü sayesinde Anadolu şehirleri açısından önemli bir pazar ve transit ticaret merkezi olan Trabzon, her yöreden tüccarların ticari faaliyetlerini gerçekleştirdiği ve uzak bölgelerle bağlantı kurabildiği önemli bir ticari merkez olarak dikkat çekmektedir.
Tabii bunda, 19’uncu yüzyıldan beri önemli bir ticaret üssü olan Trabzon Limanı’nın etkisi büyüktür.
2020 yılında Salgının etkisi İle önceki yıla göre toplam ihracatı yüzde 8,5 oranında azalmış olmasına rağmen, ülkemizin en çok ihracat yapan 16’ncı ili olmayı başaran Trabzon’un, uzun yıllardır ihracatta 1 milyar dolar sınırının altına hiç düşmediğini görüyoruz.
2015 yılında 1,6 milyar dolara kadar yükselen ilin toplam ihracatı, 2020 yılında 1,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir.
2021 yılının ilk 6 ayında, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 oranında artış kaydeden il ihracatı, bu dönemde Trabzon’un dış ticaretteki potansiyeline bir adım daha yaklaştığına işaret etmektedir.
Elbette bu noktada tarıma dayanan il ekonomisinin çeşitlendirilmesi ve bilhassa tarım dışı imalat noktasında daha fazla gayret gösterilmesi gerektiğini ifade etmeliyiz. Trabzon’un toplam ihracatının yüzde 66’sının Fındık ve Mamullerinden oluşması da bu zorunluluğu teyit etmektedir.
İl genelinde gelişime oldukça açık olduğunu gördüğümüz sanayi sektörünün, yakın gelecekte Trabzon’u önemli bir imalat merkezi hâline getirebileceğine inanıyoruz.
Kıymetli Dostlar,
Geçtiğimiz ay içinde, ekonomi müdürleri İle ülkemizin yeni dünya düzenine uygun yatırım stratejilerini ve şehirleri özgün değerleriyle kalkındırma ve markalaştırma projemizi anlatmak üzere bir araya geldik. Projemiz, hem basın mensuplarınca hem de kamuoyunda güzel bir karşılık buldu.
Bildiğiniz üzere Türkiye, son yıllarda özellikle doğrudan dış yabancı yatırımlar konusunda kısmen zorlandığı bir dönemden geçiyor. Pandemi sonrası açılan ticari ve ekonomik aktivite doğrultusunda yatırımlar, gelişmekte olan ülkelere doğru kaydı. Gelişmiş ülkeler bu pastadan istedikleri payı alamadılar.
Ülkemiz ise, gelişmekte olan ülkeler sınıfında üst sıralarda olmasına ve yatırım noktasında elverişli koşullara sahip olmasına rağmen, istediği doğrudan dış yabancı yatırımı çekemedi.
Türkiye'ye yapılan yabancı yatırımlar Bu yılın son aylarında ise, maalesef düşük değerleri yatırımcıların ülkemize ilgisinin azaldığını görüyoruz.
Değerli Misafirler, Kıymetli Kardeşlerim,
1 yılı aşkındır devam eden pandemi sürecinin etkilerini ortadan kaldırmak için çabalayan ülkeler, ekonomik ve elbette sosyal anlamda toparlanabilmek adına yoğun çalışmalar yürütüyor.
Diğer yandan biz artık şunu net şekilde görebiliyoruz; pandeminin hastalık ile ilgili etkileri bitse bile, dünya artık yeni bir iktisadi düzeni, yepyeni kuralları uygulamanın eşiğinde.
Dolayısıyla bizler artık gelişimin ve büyümenin yeni modellerini yani, yeni dünya düzeninin yeni iş geliştirme modellerini takip etmek durumundayız.
Bunun için yatırımların doğru şekilde çekilmesini, doğru yerlere aktarılmasını, yatırımcılara ulaşılarak yönlendirilmelerini sağlamak gerekiyor. Bunun yanında tabii bir de ülkemizin her şehrinin kendine has değerlerinin çok daha iyi anlatılması da elzemdir. Bu da ancak, dünyanın her yanına yayılmış ve her bir noktadan yatırım –üretim ve ticaret bilgisi çeken, yatırım ortamlarını bilen ve yatırımcıları Türkiye’deki firmalar ile buluşturacak sistemi kuran yeni bir yatırım ağı ile mümkündür.
Biz her fırsatta şunu ifade ediyoruz; “gelecekte devletler değil, şehirler yarışacak”. Bu nedenle bölgesel ekonomilerin şehir ekonomilerinin oluşturulması esastır. Böylece kendi kendine yeten ve kendi varlıklarını değere dönüştürebilmiş kentlerimiz olacaktır.
Şehirlerin markalaşması ve mevcut varlıklarının değere dönüşmesi yani potansiyellerinin tespit edilerek bu potansiyellere uygun yatırımlarla illerin değerlerinin artırılması son derece mühim bir konu.
Bizler, Türkiye’nin her bir noktasını gezdiğimiz seyahatlerimizde birtakım veriler elde ediyoruz. İşte bu veriler ve sizlerle doğrudan temas etmenin getirdiği tecrübe ile bir proje oluşturduk ve şehirleri eşleştirmek, bu projemizin temel çıkış noktası oldu. Bu çalışmaya “Şehirleri Özgün Değerleriyle Kalkındırma ve Markalaştırma” adını verdik.
Doğru bir sanayileştirme politikası belirlemek, şehir ekonomileri oluşturmak için bu ekonomiyi ayakta tutacak gelecek vadeden firmaları bulmak, desteklemek, ölçeklerini büyütmek, sermaye güçlerini artırmak ve yerli-milli üretim hamlesi İle hem şehirleri markalaştırmak, hem de firmaları güçlendirmek şeklinde yapmaktan geçer. Ben buna, sanayileştirmenin icrası için şehir ekonomilerini çalıştırmak diyorum.
Bu kapsamda Trabzon’un GSYH’sı 6,1 milyar dolar, • Trabzon ilinin ekonomisi tarıma dayanırken, faal nüfusun %75’i tarım, hayvancılık, balıkçılık, avcılık ve ormancılıkla geçinmektedir. Başlıca tarım ürünleri fındık, çay, patates, mısır dır. Ticaret, sanayi, el sanatları, taşımacılık, inşaat ve diğer hizmetler alanında istihdam edilenler ise nüfusun %35'ini oluşturmaktadır. İl genelinde sanayi son senelerde hızla gelişirken, yakın gelecekte sanayi merkezi olmaya aday bir il olarak görülmektedir.
Trabzon için belirlediğimiz marka il, İngiltere’nin önde gelen ticaret ve sanayi şehirlerinden biri olan Liverpool’dur.
İngiltere'nin en büyük şehirlerinden olan Liverpool’da, tarihsel olarak dünyanın en önemli ticaret limanlarından birinin bulunması dolayısıyla; deniz nakliyat şirketleri, sigorta şirketleri, bankalar ve büyük şirketlerin idare binaları inşa edilmiştir.
Devasa sahil kongre ve sergi merkezi, şehirdeki iş turizmindeki güçlü büyüme ile ekonominin temelini oluşturmaktadır.
Bunlara ilaveten futbol stadyumu, kruvaziyer terminali, ofisler, oteller ve eğlence mekânlarına ev sahipliği yapması, şehrin büyümesinde hayati önem taşımaktadır.
Son dönemde özellikle Bankacılık, Finans ve Sigortacılık sektörlerinin, bölge ekonomisinin en hızlı büyüyen alanları olduğu da görülmektedir.
Yalnızca 1,2 milyonluk nüfusuyla 36,8 milyar dolarlık bir ekonomik değer üretebilen Liverpool’un, Trabzon için önemli bir emsal oluşturduğuna ve Trabzon’un da bu potansiyele ziyadesiyle sahip olduğuna inanıyoruz.
Değerli Misafirler,
Şehir ekonomilerinin geliştirilmesine yönelik projemizi, Türkiye’nin yeni yatırım politikası belirleme sürecinde bir yol haritası olarak da görmekteyiz.
Sağlam bir örgütlenme ve sıkı bir çalışmayla hayata geçebilecek bu çalışmaların, Türkiye’de gerçekleşmesine destek verebilecek tek sermaye kuruluşu MÜSİAD’dır.
Çünkü hem sanayicinin, hem KOBİ’nin dilinden anlayan, hem proje geliştiren, yenilenen yapısıyla daha dinamik ve yaygınlığıyla dünya İle Türkiye arasındaki ticari ekonomik diplomasi ve yatırım diplomasisini en etkin şekilde yürütebilecek kuruluş da yine MÜSİAD’dır.
Bize düşen birincil görev, öncelikle zihniyet değişimi olmalıdır. Yani yatırımı, sadece belli ülkelerdeki şirketleri buraya ortak olarak çağırmak şeklinde değil; Türkiye’yi bir yatırım pazarı olarak lanse etmek şeklinde ele almaktır. Ve iç üretimin lokomotifi olan KOBİ unsurlarını sağlıklı bir şekilde büyüterek ölçek ekonomisinin avantajlarıyla, yabancı ortaklar ve fon sahipleriyle buluşturmak yani bir çeşit eşleştirmek olmalıdır.
Doğrudan dış yatırımcı için, Türkiye’yi bir yatırım ve ticaret pazarı olarak tanıtmak ve MÜSİAD’ın dış saha yaygınlığını, bir ticaret ve yatırım sistemi gibi çalıştırmak için CB Yatırım Ofisi ile birlikte kurguladığımız MÜSİAD TIA (MÜSİAD TİCARET ve YATIRIM AJANSLARI) sistemi bu amaca hizmet edecek ve bu sayede hem yatırım diplomasisini işletecek hem de yurt dışında aktif yatırım diasporasını ülkemize çekecektir.
Değerli Dostlar,
MÜSİAD olarak, yeni dünya sistemine önceden hazırlık yapmak amacıyla, tazelenme sürecimizi başlattık ve “beraber” mottosuyla yola çıktık. Bizden sonraki döneme ise VARIZ sözünü bırakıyoruz.
Türkiye için, üretimde, ticarette, yatırımda, sanattan kültüre toplumun her alanında, yardımlaşmada, ülkemizin gelişmesi ve refahı için her daim “varız” diyoruz.
MÜSİAD bilhassa tazelenme süreci sonrası yeni dünya düzenine karşı kendi yapısını düzenleyerek ve özgün bir yönetim-organizasyon modeli geliştirerek dünyanın sayılı örgütlenmeleri içindeki yerini almaktadır.
Ben ve ekip arkadaşlarım, görev süremiz boyunca daha iyiye ulaşmak adına bunun mücadelesini verdik, bundan sonra gelecek olan kardeşlerimizin de aynı şuur ve şiar içinde bu davayı ve bayrak yarışını devralıp devam ettireceğinden şüphemiz yoktur.
MÜSİAD olarak, ülke ekonomisine yapılan katkıyı artırmaya ve üyelerimiz arasındaki ortaklık kültürünü geliştirmeye yönelik projeler geliştiriyoruz.
Komitelerimiz, kendi tematik ya da sektörel alanlarına uyumlu projeler ile Anadolu’daki potansiyel yatırımcı ve sanayicileri belli projeler etrafında toplamaya başladılar.
Bu projeler, Anadolu’daki sermaye gücünü, projelere yatırım yapmak veya ortak olmak adına teşvik etmeye başladı.
Örneğin Yatırım ve Üretim Üsleri Projemiz ile dar alanlarda üretim yapmakta zorlanan ve bu nedenle ölçek büyüklüğüne erişemeyen küçük ölçekli firmalarımıza, tüm ihtiyaçlarının aynı ortamda karşılanacağı bir yaşam ve üretim bölgeleri inşa ederek onları zamanla OSB’lere geçmeye hazır ve kurumsallaşmış firmalar haline getirecek bir model oluşturduk. Bu modelin ilk prototipini tamamladık, ikincisinin de inşasına da yakında başlanacaktır.
Diğer yandan Akıllı Tarım Kentler Projemiz ile kırsal kalkınmayı teşvik etmek ve bu şekilde tersine göçü desteklemek ve homojen bir nüfus yapısına kavuşmak adına bir girişim başlattık.
Bunlar gibi daha pek çok projemiz komitelerimiz tarafından üretilip tabana yayıldılar.
İnanıyorum ki sizler, şubelerdeki bu entegrasyon sürecimiz İle MÜSİAD’ımızın çok daha ileriye taşınmasına vesile olacaksınız Allah’ın izniyle.
Değerli Misafirler, Kıymetli Dostlar,
2020 yılında tüm ülkeler, pandemi nedeniyle ekonomik ve sosyal anlamda derin bir sarsıntı yaşadı.
Elbette Türkiye de bu sarsıntıdan nasibini aldı; fakat birçok ülkenin aksine, ilk şokun ardından başarılı bir toparlanma grafiği çizdi.
Yavaş yavaş toparlandık ve bu durum, kapasite kullanım oranlarımıza yansıdı. İmalat sanayimiz ise son iki çeyrekte kayda değer bir gelişim seyrine oturdu.
Burada, bir konunun özellikle altını çizmek istiyorum:
Türkiye olarak enflasyonist baskıyı zorlayan iki temel etkeni mutlaka en yakın zamanda bertaraf etmemiz gereklidir.
Birincisi kendi kendine yetmek. Yani, ithal edilen 175 milyar $ a yakın ara malı üretimini de içeride gerçekleştirip, dışa bağımlılığı minimize etmek ve elbette parayı bir emtia aracı olarak görmekten vazgeçmek.
İkincisi ise, yerleşik tasarruf sahiplerine, elde tuttukları dövizi, altını, faiz yada katılım payındaki paralarını değerlendirebilecekleri yeni ve güvenilir yatırım olanakları sağlamak.
Projelerin menkulleştirileceği girişim sermayesi fonları kurmak ve bu fonlar üzerinden ortaklık kültürünü pekiştirerek Türkiye’de üretimi teşvik etmek de yine bizlerin mutlaka ilgilenmesi gereken bir husus olmalıdır.
İlk çeyrekte %7’lik bu büyümeyi, pandemiden çıkışın habercisi olarak değerlendirebiliriz. Hatta baz etkisiyle ikinci çeyrekteki büyüme oranını %15’lerin üzerinde bile görebiliriz.
Ancak bu durumun sürdürülebilir olması, yatırım-üretim-ticaret senkronizasyonunu gerçekleştirmek ve üretimi temel iktisadi politika olarak ortaya koymaktan geçmektedir.
Şu an içinde bulunduğumuz enflasyonist ortam ve yüksek kredi maliyetleri göz önünde tutulduğunda, Türkiye hala riskli bir yatırım alanı olarak görünüyor .
Değerli Misafirler, MÜSİAD’lı Kardeşlerim
Kısa bir süre sonra, MÜSİAD Genel Başkanlığı görevimi önümüzdeki günlerde genel kurulda Mahmut Asmalı kardeşime devredeceğim.Kendisine ve yeni yönetimine başarılar diliyorum. Bu 4 yıllık görevim süresi içinde sizlerin güvenini boşa çıkarmayıp, üzerime düşen vazifeleri yerine getirmiş olmak, en büyük temennimdir.
Görev sürem boyunca, Genel Merkezde oturan değil, gezen, iş dünyasının ve sahanın nabzını tutan bir başkan olmaya gayret ettim.
Üyelerimizle temas, onlarla istişare ve sohbet, Anadolu’daki şubelerin Genel Merkez’de sürekli ağırlanması ve böylece merkez ile SAHA arasındaki yakınlaşmanın en üst düzeye çıkarılması, temel hedefim oldu.
Her fırsatta ifade ediyoruz; MÜSİAD bir okuldur, bir yuvadır. Bizler ise maraton koşucularıyız. Ben inanıyorum ki görevi devralarak bu maratona devam edecek olan arkadaşlarımız, MÜSİAD’ımızı bizden çok daha ileriye taşımak için ellerinden gelen gayreti gösterecektir.
Bu vesile ile sizlerden, haklarınızı helal etmenizi istiyorum.
Bu duygularla konuşmamı tamamlarken, şubemizin genel kurulunun hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, Görevi devredecek olan Şube başkanımız Ali Kaan beye yaptıkları çalışmalardan dolayı teşekkür ediyorum, Görevi devralacak olan Zafer Ofluoğlu kardeşimize ve yönetim kuruluna başarılar diliyorum.
Şubemizin, çalışmaları ile Trabzon iş dünyasına,Karadeniz bölgesi’ne ve ülkemize katkılarının artarak sürmesini Cenab-ı Haktan niyaz ediyorum.
Bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Allaha emanet olun.
Abdurrahman KAAN
MÜSİAD Genel Başkanı