MÜSİAD ve LETVEN CAPITAL
TARS (Tarım Gıda ve Teknolojileri) Girişim Sermayesi Yatırım Fonu
Online Basın Lansman Toplantısı / 23 Temmuz 2020 Perşembe
Değerli MÜSİAD Üyeleri ve Dostları,
Tarım ve Gıda Sektörü Başta Olmak Üzere, İş Dünyasının Değerli Temsilcileri, Değerli Basın Mensupları,
Güzel bir iş birliğini sizlere ilan edeceğimiz toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.
Değerli katılımcılar,
Pandemi sürecinin ilk günlerinden itibaren, krizin ortaya çıkardığı olumsuzlukları orta ve uzun vadede fırsata çevirebilme imkânını hep birlikte ifade ediyoruz.
Nitekim yılın ilk yarısında arz ve talep şoklarının yanı sıra, finansal piyasalarda büyük bir dalgalanmaya neden olan bu sürecin; yılın ikinci yarısından itibaren nispeten normalleşeceğini, muhtemel toparlanmanın ise, ancak yılın son çeyreğinde gerçekleşeceğini tahmin ediyorduk.
Salgın sürecinin negatif etkilerinin zirve yaptığı ikinci çeyrek verileri olumsuz bir grafik izleyecektir. Ancak piyasalara sağlanan desteklerin, 1 Haziran itibariyle başlayan normalleşme sürecinin de etkisiyle, önümüzdeki dönemde daha da belirginleşeceğini ve üçünçü çeyrekle birlikte yılın son çeyreği itibariyle Türkiye ekonomisinde ivmenin pozitife döneceğini tahmin ediyoruz.
Öncü verilere göre toplam ihracatın Haziran ayında %15,8’lik bir artışla performans kaydetmesi, önümüzdeki döneme ilişkin cari denge verilerinde toparlanma gözleneceği beklentisini artırmaktadır.
Bütün bu gelişmeler ışığında; mevcut geçiş sürecinde ortaya koyacağımız performansın, 2021 ve sonrasında elde edebileceklerimizi belirleyecek, oldukça kritik bir dönemeç olacağına inanıyoruz.
Bizler öncelikle salgın sürecinin sanayide millileşmenin önemini bir kez daha gösterdiğine inanıyoruz. Zira sadece hizmetler sektörüne dayanan ekonomilerin doğal olarak bu süreçte çok daha ağır hasar aldığını, ülkemizin ise mevcut sanayi kapasitesiyle diğer ülkelerden olumlu bir şekilde ayrıştığını görüyoruz.
Bu kapsamda; esnek üretim kapasitemiz ve büyük piyasalara yakınlığımız ve yenilenen lojistik tedarik Hattı sayesinde, çevre ülkelerle kıyaslandığında, Türkiye’nin büyük bir üretim üssü olmaya aday olduğunu ifade edebiliriz.
Değerli Katılımcılar,
Türkiye’nin tarım ve gıda sektörleri için hem üretim tarafında, hem de küresel olarak rekabetçi bir sektörün oluşumunda önemli bir potansiyeli bulunmakta, ancak bu potansiyel yeteri kadar değerlendirilmemektedir. Ülkemizin, 2023 hedefleri kapsamında 150 milyar dolarlık üretim ve 40 milyar dolarlık ihracat boyutuna erişebilmesi için tarım ve gıda sektörü stratejik öneme sahiptir.
Biyolojik çeşitliliği, zengin iklim ve coğrafi koşulları, yeterli miktarda tarım arazisi, 7 üründe dünyada ilk 3’te, 55 ürünün üretiminde ise ilk 10’da yer alması, gelişmekte olan tarım ve gıda endüstrisi, entellektüel sermayesi, iklim çeşitliliği, ürüne bağlı bölgesel yetiştirme tekniklerinin farklılık göstermesi, toprak kültürü ve özellikleri ile 7 bölgede 7 farklı deneyim sunabilme avantajları, Türkiye’yi tarım ve gıda sektörlerinde öne çıkarmaktadır.
Türkiye; tarım girişimciliği konusunda uzmanlaşmış insan kaynağı, katma değeri artıracak dijitalleşmeyi ve teknolojiyi geliştirecek girişimcisi, gastro ekonomi ve Agro turizm odaklı iş modelleri, lojistik ve değer zincirini geliştirme çabası ile organik, fonksiyonel, endemik, coğrafi işaretli ürünleri ; katma değerle sunmayı hedefleyen girişimcileri ile, varlığı katma değere çevirme konusunda isteklidir.
Gıda Tarım sektörleri, Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve sürdürülebilir büyümesi, kaynakların gelecek ve teknoloji odaklı, verimli alanlara yönlenmesinde, sermaye piyasasının serveti sermayeye çevirmesi için önemli bir misyona sahiptir.
2.2 milyon üreticisi ve 45 binin üzerinde küçük veya büyük ölçekli firma ile Türkiye gıda - Tarım sektöründe son 20 yıldır, net ihracatçı ve yıllık ortalama ihracat büyüme oranı %7.5 ile dünyada ilk sıralarda yer almaktadır.
Bugün, %2’lik paya sahip büyük şirketler, tüm tarım ve gıda ürünlerinin %45’ini üretiyor. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO), Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde gıda sektörü 100 şirketle birinci gelmektedir ve bu şirketlerin net satışları 143,5 milyar liradır. Sektör, 5 milyon istihdam sağlıyor ve ihracatın %12’si tarım ürünleri ile gerçekleşiyor.
Dünya tarım ve gıda sistemlerinin 2030-2050 arasında değişimini göç, şehirleşme, küçük çiftçi aileler, gıda güvenliği, iklim değişikliği, çevre ve doğal kaynaklar, beslenme ve diyet belirleyecektir. Teknolojik yenilikler, biyo ekonomi ve sürdürülebilir kaynaklar ile tarım ve gıda da bu dönüşümün menzilini belirleyecektir.
Hijyen, sulama, su teknolojileri, toprak yönetimi, israf yönetimi, organamineral gübre teknolojileri, sıfır atık ve enerji üretim teknolojileri, yöresel ürünler, fonksiyonel gıda, tıbbi aromatik ürünler, ülkelerin yurt dışına bağımlı kalmasını engelleyen göstergeler olacaktır. Tüm dünya tarım ve gıda sektörlerinde maliyetleri düşürüp üretimi ve verimliliği artırmak için ortak hareket ederek, ekosistem ruhuyla ortak akıl oluşturmak için mücadele verecek.
Değerli Katılımcılar,
Gıda güvenliği, gıdaların işlenmesini, hazırlanmasını ve depolanmasını kapsayan geniş alandır. Dünyada gıda güvenliği riski nedeniyle ve açlık çekenler ile birlikte 2 milyar kişi güvenilir gıdaya ulaşamıyor. Diğer yandan kötü beslenmenin ekonomik maliyeti ise sarsıcı boyutlarda.
Ekonomik yavaşlama ve gerilemenin son yıllarda gıda güvenliği ve beslenme üzerindeki olumsuz etkilerinin en sert yaşandığı 65 ülkeden 52’sinde ekonomi, ithalata dayanıyor. Günde 7 milyar dolarlık bir üretim değeri oluşturan 7.8 trilyon dolarlık gıda sektörü, dünya nüfusunun %40’ına istihdam sağlıyor. 6 milyar insan konvansiyonel, 2 milyar insan fonksiyonel tarımla besleniyor.
Dünyada üretilen gıdanın 1.3 milyar tonu israf ediliyor. Gıda kaybının %14’ü üretim – tedarik aşamasında yaşanıyor. Gıdanın 3’te biri de , son satış noktası ve tüketim aşamasında israf oluyor.
Türkiye’nin gıda kayıp oranına baktığımızda, hasat sırasında, ürünün Pazar’a ve hale taşınmasında,depolamada,tüketicinin bilinçsiz kullanımı İle birlikte %15 İle 25 arasındadır.
Gıda israfını önlemeyi ve azaltmayı, israf edileni kurtarmayı ve yeniden dağıtmayı, çöpe gitmeden hayvan yemi olarak değerlendirmeyi, çöpe gideni elektrik enerjisine dönüştürmeyi başarabilecek bir Türkiye’de, gıdada sadece %5 kayıp verilerek ve israfı engelleyerek, 900 bin insanın iyi beslenmesine vesile olabiliriz.
Türkiye’de yılda 33 milyon ton çöp toplanıyor, bunun 14.5 milyon tonu gıda atığı, ülkemizin Gıda-tarım ihracatı kadar, gıda israf ediliyor, tahmini bedel 14.5 milyar dolar seviyesinde. Türkiye’nin varlığını değere, servetini sermayeye çevirmeye ihtiyacı var.
Gelecek dönem ,daha çok empati, dayanışma ve ekip çalışması gerektiriyor ancak bunları yerine getirmek için odaklanmaya, öncelikleri doğru belirlemeye ve analitik yaklaşıma gerek var.
Gıda-Tarım ve teknolojileri alanında hammaddeye dayalı ihracat modelinden, inovatif, sağlıklı fonksiyonel ürünlere ve satışa yönelik üretime dayalı hale çevirmek gerekiyor. Sektörü sanayileştirerek büyük veri analizine dayalı yönetebilmek için dijitalleştirmek gerekiyor.
Türkiye tarım ve gıda sanayinin eş güdümlü ve entegre şekilde çalışmasını sağlayacak değer zincirini teknoloji ve ihracat odaklı iş modelleri ile geliştirmeli ve zenginleştirmelidir.
Değerli Katılımcılar,
Türkiye 2 trilyon dolarlık gıda pazarına 4 saatlik süre içinde, 1 milyar insana ulaşabilecek bir konumda yer alıyor. 10 yıl içinde %10 pazar payı almak için önümüzde hiçbir engel yok.
Tarım ve gıda sanayinde bulunan 200 Kobiyi , heryıl büyük ölçekli işletme haline, 1.500 startup ve mikro ölçekli firmayı da KOBİ boyutuna taşımalıyız.
Türkiye, küçük çiftlikleri, fonksiyonel tarım İle endemik gıda turizmini destekleyerek, eihracat odaklı, ve yerel lezzet üreten işletmeleri ile Anadolu mutfağını öncelik haline getirmelidir.
Türkiye, dünyada yüksek fiyatlı satılan, talep edilen ürün ihracatı yapması için tarımda verimliliği artıracak teknoloji odaklı, global iş modelleri geliştirebileceği portföy yönetimine, ürün inovasyonuna, gıda güvenliğine, gıda lojistiğine, paketleme, ambalaj alanlarına ve satış noktalarında gıdanın muhafazası kısmına yatırım yapmalıdır.
Türkiye’nin tarım ve gıda yatırımlarının merkezi olması için en az 100 adet girişim sermayesi, özel fon veya kurumsal fona ev sahipliği yaparak, 1.000 adet fon yöneten uluslararası iş geliştiren profesyonele ihtiyacı vardır.
Bugün burada, MÜSİAD olarak büyük önem verdiğimiz “tarımsal kırsal kalkınma” konusunda büyük bir atılıma vesile olacağını düşündüğümüz iş birliğini hayata geçireceğiz. Tarımsal kalkınmayı desteklemek ve bu alanda büyük bir potansiyele sahip olan ülkemizin tarım sektöründe küresel ölçekte öncü güç olabilmesi hedefiyle LETVEN CAPITAL, Gıda-Tarım ve Teknoloji Girişim Sermayesi(TARS) Yatırım Fonu’nu kurmuştur.
Oluşturulan fon kapsamında, içinden geçtiğimiz dönemin gerçeklerini de göz önünde bulundurarak tarım ve gıda tedarik zincirinin gelecek nesiller için sürdürülebilir, uygun maliyetli ve besleyici bir sisteme dönüştürülmesi amacı ile ihtiyaç duyulan iş modellerinin ve iş ortaklıklarının oluşturulması ve değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Biz de Türkiye’nin küresel ölçekte en güçlü ve en yaygın sermaye platformu olarak, bu alanda LETVEN CAPİTAL ile (TARS) Girişim Sermayesi Fonu kapsamında, iş birliğine gidiyoruz.
Bu iş birliğini, MÜSİAD’ımızın hayata geçirdiği Tazelenme sürecinin vermiş olduğu meyvelerden biri olarak değerlendiriyoruz. Tazelenme sürecimizin son etabı olan MÜSİAD markalarımızın aktif olarak yer alacağı bu türden geniş kapsamlı projelerimiz İle ülke ekonomisine yüksek katma değerli çalışmalar armağan etmeyi hedeflemekteyiz. MÜSİAD
FUTURE (Gelecek)olarak tanımladığımız markamız geleceğin iş modelleri ve geleceğin sektörleri sloganıyla tarımsal ve kırsal kalkınma alanındaki Türkiye’nin yeni yol haritasında etkin bir oyuncu olarak varlık gösterecektir. Çok yakın bir tarihte MÜSİAD FUTURE markamızın bir diğer projesini daha, sizlere sunacağımızın haberini de bu vesile ile vermek isterim.
Bugün LETVEN CAPITAL’in kurucusu olduğu Türkiye’nin ilk gıda - tarım ve teknolojileri alanına yatırım yapan girişim sermayesi yatırım fonu olan TARS’a destek olmayı önemsiyoruz. Türkiye’nin ihracatını, gelecek 10 yılda 18 milyar dolardan 180 milyar dolara çıkararak, 2.000 tarım ve gıda firmasını, KOBİ ve büyük ölçekli firmaya dönüştürmesinde can suyu olmak için MÜSİAD sermaye platformu olarak, başta üyelerimizi ve tüm paydaşlarımızı TARS fonuna yatırım yapmaya davet ediyoruz.
İş birliğimizin ülkemize, üyelerimize ve gıda tarım sektörüne hayırlar getirmesini diliyor, sizleri saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
Abdurrahman Kaan
MÜSİAD Genel Başkanı