VİZYONER MAHMUT ASMALI KONUŞMA METNİ
Sayın bakanım,
Sayın milletvekillerim,
Sayın protokol,
Sivil toplum kuruluşlarımızın kıymetli temsilcileri,
Basınımızın değerli mensupları,
Hanımefendiler, beyefendiler
ve geleceğimize ışık tutan sevgili gençler,
Her birinizi saygıyla, sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum…
Hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Öncelikle Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği olarak 4’üncüsünü gerçekleştirdiğimiz, “FARK ET” temalı MÜSİAD Vizyoner Zirvemizin hayırlara vesile olmasını yüce Allah,dan niyaz ediyorum.
Kıymetli misafirler, her şey fark ederek başlar…
Müslüman bilim adamı El-Cezeri; yapmış olduğu mühendislik harikası çalışmalarıyla ilk robotik, basit makinelerin yapılabileceğini fark etti, günümüz yazılım sisteminin temellerini atmış oldu.
Astronom Ali Kuşcu, kafasını uçsuz bucaksız semaya kaldırarak güneş sistemini ve yıldızları fark etti, bilime ışık tutan uzay çağının açılmasına vesile oldu.
Tıbbın dahisi Avicenna, bizim bildiğimiz ismi ile ibn-i Sina narkozu icat etti, modern çağın ameliyatları ağrısız bir şekilde başlamış oldu.
Hz. Mevlâna yediden yetmişe herkese ulaşmanın gönül dili ile olacağını fark etti, eseri olan Mesnevi, günümüzde dahi ilmi bir kaynak olarak birçok dünya üniversitesinde okutulmaktadır.
Nobel ödüllü Türk Bilim İnsanımız Aziz Sancar, DNA’daki o küçük ayrıntıyı fark etti, kanser araştırmalarında yeni bir dönem başladı.
Onlar öncüler… Cesaret ettiler, geliştirdiler ve dünyayı değiştirdiler… Çünkü onlar fark ettiler!
21. yüzyılda insan hayatındaki dönüşüm ve gelişim hızla yol alırken, her birimizde de farklı etkiler bırakmıştır. Teknoloji, dijital, küresel, inovasyon gibi kavramlar artık hayatımızın bir parçası haline gelmiş, etkileri yaşamımıza yansımıştır. Bu etkiler de bizlerin, yeni kurulan dünya düzenini Fark Etmesine aracı olmuştur.
Kıymetli Katılımcılar,
Hz. Adem’in erdemi …
Nuh’un dayanıklılığı…
İbrahim’in vefası…
İsmail’in sadakati…
Musa’nın ihlası…
Eyüp’ün sabrı…
Muhammed’in cömertliği…
Ebubekir’in inceliği…
Ömer’in cesareti…
Osman’ın hayası…
Ali’nin ilmi ile…
tasavvur ediyor, fütüvvet ruhu ile her cana hizmeti kendimize görev ediniyoruz.
İşte, bu mana ve anlayış ile MÜSİAD Vizyoner’in 4. Zirvesinde birlikteyiz!..
MÜSİAD Vizyoner olarak bu yılki yılı programımızın başlığını “Fark Et” olarak belirledik. Çünkü biliyoruz ki fark etmek geleceği inşa etmek demektir.
Dijitali…
İklimi…
Girişimi…
Dönüşümü, Fark Ederek hayata katkı sağlamak için buradayız.
Kıymetli Katılımcılar,
Konvansiyonelden siber aleme, diğer bir değişle dijital çağa hızla geçildiği bir dönemin içindeyiz. Bilgi teknolojisi ve küreselleşmenin etkisiyle, pazarlama uygulamalarında geleneksel stratejiler, yerini dijital stratejilere bırakmıştır.
Elektronik ticaretin ekonomi dünyasına sunduğu avantajlar, siber alanda yapılan alışverişin gelişmesi ve yaygınlaşması arzularını artırmaktadır. Bugüne kadar elektronik ticaretin gelişimine zemin hazırlayan en önemli faktör bilişim teknolojileri olmuştur. Bilişim teknolojilerindeki yenilik, hayatlarımıza yepyeni kavramların girmesine vesile olmuştur; e-ticaret, e-devlet, e-nabız, e-kitap, e-okul, e-arşiv ve benzeri terimler ile dijital insan olma yolunda adımlar atılmıştır.
Dünyayı etkisi altına alan Covid-19’un tetiklediği yeni dünya düzeni, dijitalleşme sürecini, tüm endüstrilere uyarlayarak dönüştürdüğü net biçimde görüldü. Dünyada hızla büyüyen e-ticaret sektörü, artık hepimizin hayatında önemli bir yere sahip. 2020 yılında dünya perakende e-ticaret hacmi, son 10 yılda 15 kat artarak 4.2 trilyon dolar olarak gerçekleşti. Bu hacimde ülkemizin de büyük bir paya sahip olmasını istiyoruz, o yüzden e-ticareti Fark Et, kısacası Dijitali Fark Et diyoruz.
Kıymetli Katılımcılar,
Sevdiğimize bakıp “bir bahar akşamı rastladım size” diyebilecek miyiz?..
Ya da “tadı yok sensiz geçen ne baharın ne yazın” dizeleri ile ruhumuzun derinliklerine akabilecek miyiz… Mevsimler değil mi?.. İnsan ruhuna işler, ilham olur, sanat olur, hayatın renklerini oluşturur… Fakat ne yazık ki, ülkemiz günden güne 4 mevsim olma özelliğini kaybediyor, İstanbul’un ortasında hortum çıkabiliyor ya da Antalya’ya görülmemiş bir şekilde kar düşebiliyor, kısacası iklimler değişiyor, küresel ısınma hayatımızı etkiliyor.
Bildiğiniz gibi Paris İklim Anlaşması, iklim krizi ile mücadele kapsamında bir dizi uygulama ile iş dünyamıza önemli sorumluluklar yüklemektedir.
Bizler MÜSİAD olarak, yaratılmış her canlının kaliteli ve adil yaşam hakkı olduğuna, dünya ikliminin geleceğinin birkaç ülkenin menfaatinden daha önemli olduğuna inanıyoruz. Bu kapsamda İklimi Fark Et diyerek, 11 binin üzerindeki üye sayımız ile Türkiye’nin iklim politikasında rol üstlenmek için, öncü olmayı hedefliyoruz. İklimi korumak, dünyamıza sahip çıkmak adına Yönetim kurulumuz olarak, elimizi taşın altına koyuyor ve bir ilki gerçekleştiriyoruz. MÜSİAD olarak İklim Manifestomuzu sunuyoruz…
Kıymetli akademisyenlerimiz ve danışma kurulumuz ile oluşturduğumuz, İklim manifestomuzu kısmet olursa Vizyoner’21 Fark Et Zirvemizin sonunda sizlerle paylaşacağız. Hayata katkı sağlamak, yeşili sürdürülebilir kılmak için, bir araya gelerek iklim manifestomuzun oluşmasında katkı sağlayan, Sayın Büyükelçimiz Prof. Dr. Kerem Alkin’e, Enerji Uzmanı Doç. Dr. Sohbet Karbuz’a, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde okutmanlık yapan Prof. Dr. İsmail Ekmekçi’ye, Enerji mühendisi Doktor Cihad Terzioğlu’na teşekkürlerimi sunuyorum, sağ olun, var olun.
Değerli misafirler…
Bu devirde Fark Eden başarıyor. Peki nerede başarıyor? Ticarette başarıyor, dijitalde başarıyor, inovasyonda başarıyor, dönüşümde başarıyor, sağlık alanında başarıyor; kısacası fark eden insan, yeni kurulan dünya düzeninin başrolünde yerini alıyor.
Bizler de MÜSİAD Vizyoner ailesi olarak, ülkemizin küresel arenada başrolde olmasını istiyoruz, bu nedenle de Girişimciliği- Start-up ruhunu Fark Et diyoruz…
Üretim odaklı sektörlerimiz, Sanayi 4.0 vizyonuyla şekillenen teknolojik atılımlarımız, yapay zekâ, arttırılmış gerçeklik, büyük veri, sanal gerçeklik gibi ileri teknolojileri merkeze alan, girişimci ve yatırımcılarımız, nitelikli ve eğitimli gençlerimizden oluşan istihdam gücümüz, iş hayatına katma değer sağlayan kadınlarımız ile çok daha ferah ve aydınlık bir geleceğe yürüyoruz. Bu açıdan da Start-up’larımızın Türkiye’den çıkarak dünyaya yayılmalarını, bir marka değerini oluşturmalarını istiyoruz.
Kıymetli misafirlerimiz…
İlmin sultanı Hz.Ali " Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin" der; çünkü değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Diğer bir ifade ile her şey dönüşüme muhtaçtır. Bu noktada çocuklarımızın yaşayacağı çağın her anlamda farklı olacağıdır. Şu an sahip olduğumuz tüm teknolojik, maddi, manevi, iş şartları gelecekte bambaşka olacak.
Biz yetişkinler, ne yazık ki geçmiş anılardan günümüze geçemeyebiliyoruz. Sürekli geçmiş güzellemesi yaparak “bizim zamanımızda böyleydi… eskiler daha mı bir güzeldi…” gibi genel cümle yapıları dilimize pelesenk olmuş durumda. Bu açıdan da günümüzü, yarınlarımızı fark etmemiz için kelimelerimizi ve sonrada düşüncelerimizi değiştireceğiz. “Bizim zamanımızda böyleydi” demeyeceğiz, “çocuklarımızın zamanında nasıl olacak veya nasıl daha güzel olurdu” diyeceğiz; kısacası dönüşeceğiz, dönüşümü fark edeceğiz.
Bizim zamanımızda Jetgiller diye bir çizgi film vardı, Jetgiller’de evde çalışan robotlara, cep telefonlarına, saatiyle görüntülü konuşma yapan karakterlere veya uçan arabalara bakıp hayaller kurardık. Şimdi ise Jetgiller çizgi filminde gördüğümüz ütopya dünyasının gerçekliği içinde yaşıyoruz. Yani dünya olarak da teknolojik, dijital, inovatif anlamda dönüşüyoruz…
Metaverse diye bir söylem artık hayatımıza girdi, Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg, Facebook’u artık meta dünyası olarak tanımlıyor. Karayipler'in Ada ülkesi Barbados, Metaverse'te büyükelçiliği olan ilk ülke olmak için adım attı. Dünyanın dev moda markaları kıyafetlerini metaverse dünyasında satışa çıkarıyor, belki de gelecekte Matrix filmindeki gibi bir kablo ile metaverse’teki avatarlarımıza bağlanıp bambaşka dünyalara gideceğiz… Ya da ilerleyen zamanlarda Vizyoner buluşmalarını metaverse dünyasında yapacağız; çünkü “gelecek bir gün gelecek” … Bu nedenle de dönüşümü ülke olarak fark etmemiz bizim ve çocuklarımız için elzemdir.
Değerli misafirler…
Hz. Mevlana’nın pergel metaforu gibi bir ayağımızla tüm dünya ile bir arada olurken bir ayağımızla da Anadolu’da sabit manevi değerlerimize sahip çıkan bir ocak şeklindeyiz. Bu nedenle de “Yüksek Teknoloji Yüksek Ahlak” mottomuz ile daha güçlü, daha sürdürülebilir, daha üretken ve daha aydınlık bir Türkiye hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz.
Medeniyetimizin temel değerlerini inşa etmiş olan manevi şahsiyetlerinin düşüncelerinden yola çıkarak; içinde bilgiyi, ilimi, geleneği ve yeniliği barındıran bir anlayışımız var. Bu nedenle de MÜSİAD Vizyoner21’e özel olarak “Değerlerimizi de Fark Edelim” diyoruz ve Psikiyatrist Profesör Doktor Kemal Sayar’ı; şehir ve medeniyet, özellikle de İslâm medeniyeti konularındaki konuşma ve çalışmaları ile tanınan Profesör Doktor Sadettin Ökten’i ağırlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Saygıdeğer misafirler…
MÜSİAD olarak 31 yıldır gücümüzü üyelerimizden alarak ilerliyoruz. Şubelerimizi ve irtibat merkezlerimizi büyük bir hızla açtık, açmaya da devam ediyoruz. Yurt içinde 88 şubeye, yurt dışında ise 74 ülkede 81 irtibat noktasına ulaştık. Değişik sektörlerde faaliyet gösteren 11 bin üyemiz ve 60 bin firmamız ile 1 milyon 800 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. Oluşturduğumuz katma değer ile, Türkiye ekonomisinin gelişmesine yön veriyoruz. MÜSİAD olarak, üyeleri dünyanın dört bir yanına yayılmış büyük bir aileyiz. İşte, bu güçle büyüyor, değerlerimizden aldığımız ilham ve sinerjiyle, hem bugünümüzü, hem de yarınımızı inşa ediyoruz.
MÜSİAD’ımız bir ocaktır, bir okuldur, bir gönüllü teşekküldür. Kapımız ise, ülkemize ve halkımıza hizmet etmek isteyen herkese açıktır…
Kıymetli konuklar…
Hepimizin bildiği üzere ülke olarak son dönemde dar kapılardan geçiyoruz. Üzülerek görmekteyiz ki son dönemde, makroekonomik temellere dayanmayan suni bir güvensizlik ortamı oluşturulmaya çalışılmaktadır.
MÜSİAD olarak bizler, reel ekonomik göstergeler değil algılara yön verilen her türlü ekonomik iklimin karşısındayız. Türkiye ekonomisi gerek iç gerekse dış kaynaklı bütün algı manipülasyonlarına karşı, geçmişte olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır.
Son 20 yıldır serbest piyasa koşullarından ödün vermeden yıllık ortalama %5,3 büyümeyi başaran ekonomimizin, bu süreci de en hafif hasarla atlatacağına inanıyoruz.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde temelleri atılan Yeni Ekonomik Model’in; üretim, ihracat, istihdam ve büyüme odaklı kazanımlarımızı katbekat artıracağına inandığımız “düşük faiz odaklı” yeni politikamızın destekçisi olduğumuzu yineliyoruz.
Hepimiz biliyoruz ki faiz, finansmana erişimin önüne ciddi bir set çekmekte ve yeni yatırımlara yönelik artışı büyük oranda engellemektedir. Bu çerçevede MÜSİAD olarak önerimiz; orta ve uzun vadeli yatırım fonlamaları için sıfıra, kısa vadeli oranlar için ise enflasyon oranına yakınsayan bir faiz koridoru belirlenmesidir. Böylece bir yandan mevcut yüksek faiz oranlarının ticari krediler üzerindeki baskısı son derece azalacak ve yatırımların önü açılacak, diğer taraftan da politika faizi üzerindeki spekülatif hareketlerin önüne geçilecektir.
Değerli misafirler…
Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir hakkıyla haberdar olandır. Aynı kaynaktan var olduğumuza göre gerçekte tüm mahlukat büyük bir ailedir. Tüm insanlığın bu bilince ne çok ihtiyacı var günümüzde değil mi?..
SON OLARAK…
MÜSİAD Vizyoner’21 Zirvemiz bu sene Şeb-i Arus’a yani Hz. Mevlana’nın düğün gecesi olarak yorumladığı Hakk’a kavuştuğu zaman dilimine denk geldi. Yüzlerce yıldır hoşgörü ve barışın sembolü olan Hz. Piri anmak bizlere nasip oldu. Evet konuşmamı ben kendi şahsi sözlerim ile değil, Konya’nın sultanı, gönüllerin hakanı Hz. Mevlana’nın sözleri ile tamamlamak isterim.
“Güneş gibi ol şefkatte, merhamette. Gece gibi ol ayıpları örtmekte. Akarsu gibi ol keremde, cömertlikte. Ölü gibi ol öfkede, asabiyette. Toprak gibi ol tevazuda, mahviyette. Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.”
Vizyoner’21 Fark Et zirvesine tekrardan hoş geldiniz diyor, hepinizi muhabbetle selamlıyor, programımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum.