SEKTÖREL BULUŞMALAR: ASELSAN

21 Şubat 2020

MÜSİAD GENEL MERKEZ

Sayın ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanım,

Sayın Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanım,

İş Dünyası ve STK’ların Değerli Başkan ve Temsilcileri,

Değerli MÜSİAD Üyeleri ve Dostları,

Savunma Sanayisinin önemli temsilcileri ile bir araya geldiğimiz toplantımızın açılışında sizleri saygıyla selamlıyorum; hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Değerli Misafirler,

Savunma, tarih boyunca insanlığın hayatta kalma, devletlerin var olma mücadelesinin bir parçası olmuştur.

Bizler, istiklal mücadelesi ve vatan savunması söz konusu olduğunda, sadece gelişmiş silahlarla, güçlü donanmalarla zaferin elde edilemediğini tecrübe eden bir ecdadın evlatlarıyız.

Biz, göğsümüzdeki iman, vatanımıza duyduğumuz bağlılıkla, ileri teknolojiyle donatılmış orduların karşısında durabildiğimizi tüm dünyaya kanıtlamış bir milletiz. Dolayısıyla bugün dünyanın geldiği noktada, Türkiye’nin teknolojik gelişmelerle birlikte devasa bir sektöre dönüşen savunma sektöründeki varlığı da bambaşka anlamlar içeriyor. Hem bizim için hem de bizleri iyi tanıyan dünya ülkeleri için.

Artık güçlü inancımızın yanında güçlü bir savunma sanayimiz, ileri teknolojili savunma araçlarımız var. Kendimiz tasarlıyoruz, kendi insanımızın emeğiyle üretiyoruz.

MÜSİAD olarak, ülkemizin yüksek katma değerli ürünlerin üretimini artırması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor, bu yolda çalışıyoruz.

Bunu başarabilmek için, AR-GE ve İnovasyona, mühendislik bilgisinin daha fazla öne çıktığı, teknoloji yoğun ürünlere ağırlık vermek gerektiği açıktır.

Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayii, hem yüksek teknoloji içeren, hem de ulusal güvenlik açısından stratejik önemi yüksek olan sektörler olarak ön plana çıkmaktadır. Bu sektörü diğer sektörlerden ayıran bir diğer konu da, bilim ve teknolojinin en son yeniliklerinden yararlanması, ürünlerin genel olarak en ileri ürün ve üretim teknolojilerinin birer örneği olmasıdır.

Dolayısıyla sektör, ülkelerin teknolojik altyapısının gelişimi açısından önemli bir rol oynamaktadır.

MÜSİAD olarak hedefimiz, bu sektörleri, yalnızca ulusal güvenlik açısından değil, ulusal ekonomi bakımından da stratejik sektörler haline getirmektir.

Bugün, özellikle son 10 yıl içinde müthiş bir ilerleme kaydederek, teknolojinin gelişim hızıyla orantılı olarak ilerleyen ve gelişen bir sektörü konuşacağız.

Savunma Sanayii, gelişme hızını, Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını karşılamanın bir adım ötesine taşıyarak, yurt dışında da hatırı sayılır bir varlık göstermeye başlamıştır. Sektör son yıllarda, savunma sanayisinde öncü sayılabilecek ülkelerle rekabete girebilme gücüne erişmiştir.

Toplantımız boyunca detaylı bilgiler sunulacaktır; fakat ben de kısaca birkaç rakamsal veriyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

2018 yılı sonu itibariyle, savunma firmalarımızın tüm savunma ve havacılık satışlarını içeren ve sektörün büyüklüğünü gösteren Toplam Savunma ve Havacılık Sektör Cirosu, 8,8 milyar dolara ulaşmıştır.

2006 yılında yalnızca 248 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatı ise 2019 yılında 2 milyar 741 milyon dolara ulaşmıştır.

63 üyemizin katkılarıyla elde ettiğimiz veriler neticesinde, MÜSİAD Üyesi firmalarımızın yıllık savunma sanayii cirosunun, toplamda 230 milyon dolara ulaştığını görüyoruz.

Sektörün personel istihdamı, toplamda 67 bin 239 kişi seviyesinde. Üyelerimizin sektöre sunduğu katkılardan biri de yaklaşık 5 bin kişilik bir istihdam alanı oluşturmak oluyor.

Üyelerimizin ASELSAN ile çalışma oranı ise yüzde 30.

Bu rakamlar memnuniyet verici elbette; fakat tabii bu oranları daha da yukarı taşımak için çalışmalarımızı yoğunlaştıracağız.

Sektörde, % 24 oranında mühendis çalıştığını göz önünde bulundurduğumuzda, teknolojik üretim, tasarım ve geliştirme faaliyetlerinin yoğunluğuna bir işaret olarak yorumlamamız mümkün.

Bildiğiniz gibi, Sayın Cumhurbaşkanımızın titizlikle üzerinde durduğu bir konu var: yerli ve milli üretim.

Özellikle savunma sanayisinde yerlilik, uluslararası arenada ülkelerin elini güçlendiren yegâne unsurlardan biri. Bu alanda elde ettiğiniz güç, hem katma değeri yüksek, ileri teknolojili ürün üretiminde hem de öz savunma gücümüzü ortaya koymak bakımından son derece önemli bir nokta olarak karşımıza çıkıyor.

Atak Helikopteri, Altay Tankı, Hisar Hava Savunma Sistemi, Milli Muharip Uçağı gibi göğsümüzü kabartan projeler, Türkiye’nin bu alandaki gücünü ortaya koyuyor. Tamamen Yerli ve Milli olacak Sivil Uçağımızı yapmayı dert edinen, çoğu MÜSİAD Üyelerinden oluşan 27 iş insanının girişimi ve Teknopark İstanbul’un da desteği ile, 17 Mart 2015 tarihinde SAHA İstanbul Savunma Havacılık ve Uzay Kümelenmesi Derneği kurulmuştur.

Bu yapı, beş yıl içerisinde, 400’ü aşan üye sayısı ile ülkemizin her alanda en büyük, Avrupa’nın ise ikinci en büyük kümesi haline gelmiştir.

Bilhassa KOBİ’lerimizin üretimlerini, katma değeri yüksek teknoloji üretiminin çıkış noktası olan ve ülkemiz için kritik bir öneme sahip Savunma Havacılık ve Uzay Sektörlerine kaydırmalarını amaç edinen SAHA İstanbul bugün, Sektörün Ana Oyuncuları, Hükümet, Bürokrasi ve Üniversiteler ile, diğer ülkelerin Sanayi ve STK’ları nezdinde önemli bir ara yüz ve istişare organı konumundadır.

Biz MÜSİAD olarak her fırsatta ifade ediyoruz; yerli üreticiler desteklenmeli, müteşebbisler cesaretlendirilmeli ve özel sektörün her bakımdan önü açılmalıdır. “Savunma elektroniği” diye tanımlanan alanda Türkiye’nin öncü kuruluşu olan ASELSAN’ın, savunma sanayisindeki rolü, yalnızca bu alanla sınırlı değil elbette. Sektörü bütünüyle harekete geçirebilecek güce sahip olan bir kuruluştan söz ediyoruz aslında.

Burada, son derece mühim gördüğümüz bir konuyu da ifade etmek isterim:

Üreticilerimiz desteklenmeli, sanayicimiz cesaretlendirilmeli dediğimiz noktada, elbette sektörün hâkim kuruluşu olarak ASELSAN’ın güçlü rolünü özellikle vurgulamak gerekiyor. ASELSAN’ın iş birliği yaptığı, ortak üretim gerçekleştirdiği özel sektör firmalarının öne çıkarılarak, ulusal ve uluslararası bilinirliğini artırmak, ülkemizi yurt dışında temsil edebilmeleri bakımından son derece elzemdir.

Firmalarımız ne kadar fazla tanınırsa, o kadar çok talep alacak, o kadar çok üretim artışı sağlanacaktır.

Çünkü hâlihazırda zaten kaliteli ve dünyadaki üreticilerle yarışabilen üretimimiz mevcut. Dolayısıyla firmalarımıza daha fazla alan açabilirsek eğer, aradaki iş birliği güçlenirken, küresel pazarda elde ettiğimiz başarıları katlamamız için de önümüzde hiçbir engel bulunmuyor.

Kıymetli Misafirler,

Türkiye’nin üretim gücü, birçok farklı alanda faaliyet gösteren fabrika ve üretim tesisinden, bu işletmelerin tecrübe ve birikiminden ileri geliyor.

Belirli bir alanda üretim yapmak istediğinizde, sıfırdan yatırımların yapılmasını ya da gelişmesini beklemek yerine, mevcuttaki güçleri birleştirerek ve bir ortak güç oluşturarak da bunu yapabilirsiniz.

Biz buna kümeleşme diyoruz. Kümeleşme, savunma sanayimizi kısa zamanda daha ileri taşıyabilecek yöntemlerden biridir.

Farklı sektörlerde hizmet veren firmalar, üretim güçlerinin bir kısmını savunma sanayisine aktararak, bu alanda ürünler verebilirler.

Her firmanın yetkinlik alanının doğru şekilde analiz edilerek eşleştirme yapılabilmesi yeterlidir.

Bunun için isabetli bir organizasyon ve sağlam bir altyapı çalışması gerçekleştirmek de elzemdir.

Ortak çalışma kültürünü bu şekilde yaygınlaştırabildiğimiz takdirde, hedeflerimize ulaşacağımıza inancımız tamdır.

Bizim, savunma sanayiinde yapabileceğimiz çok şey var; altyapımız ve üretim gücümüzle birçok başarılı çalışmaya imza atmamız için önümüzde hiçbir engel yok. MÜSİAD’lı iş insanları olarak bizlerin azmi de inancı da enerjisi de her geçen gün artıyor.

Çünkü biz, milli ve yerli üretimle büyüyen Türkiye’ye inandık; biz bu meseleye gönlümüzü verdik.

Bugün, gelişime açık ve sürekli yenilik peşinde olan bir profil çizen sektördeki büyüklü küçüklü bütün firmalarda müthiş bir heves ve azim olduğunu görüyoruz.

Bu, MÜSİAD olarak bizlerin hissettiği heyecandan, Türkiye’mizin geleceğini birlikte kurmak isteğinden farklı değil.

Dolayısıyla bizler, ancak güçlerimizi birleştirerek ve tecrübelerimizi, bilgi birikimimizi paylaşarak bunu gerçekleştireceğimizi çok iyi biliyoruz.

MÜSİAD olarak, Türkiye’nin ve dünyanın her noktasına ulaşan iş insanları olarak, sektörlere ve ekonomiye dair gerçekçi tespitler yapıyor, objektif bir şekilde değerlendiriyoruz.

Bugün de burada, Prof. Dr. Haluk Görgün ve Prof. Dr. Metin Yerebakan’ın kıymetli katkılarıyla sektöre yönelik güncel bilgileri paylaşacağız, sektör temsilcilerimizin sorunlarını dinleyeceğiz.

Bizler, şunu söylemekte bir beis görmüyoruz;

Her sektörün olduğu gibi savunma sektörünün de kendi işleyişi içerisinde birtakım sorunları bulunuyor.

MÜSİAD olarak, sorunların tespit edilmesi ve doğru analiz edilerek raporlanması noktasında ve çözüm önerileri geliştirme aşamalarında sektöre katkı sunmak için çalışıyoruz.

Hazırladığımız Yerli ve Milli Savunma Sanayii Sorunlar ve Çözüm Önerileri isimli raporda, sorunların tespiti ve çözüm önerilerimiz yer almaktadır.

Genel tabloyu ortaya koyması açısından önemli bulduğumuz rapor, sektörün tüm paydaşları göz önünde bulundurularak hazırlandı ve tarafımızca ilgililerle paylaşıldı.

Değerli Misafirler,

Sözlerimi burada tamamlarken, ASELSAN Yönetim Kurul Başkanı ve Genel Müdürü Sayın Prof. Dr. Haluk Görgün, Teknopark İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Metin Yerebakan ve MÜSİAD Savunma Sanayi Ortaklıkları Komitesi Başkanımız Yasir Bayramoğlu başta olmak üzere, organizasyonun gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.

Abdurrahman Kaan

MÜSİAD Genel Başkanı