Lojistik Sektör Kurulu - “Sürdürülebilirlik Odağında Lojistik Sektörü ve Gelecek Trendleri”
(İzmir, 24 Şubat 2023)
Sayın Bakanım, Sayın Valim,
Değerli MÜSİAD Ailesi,
İş dünyasının kıymetli temsilcileri,
Değerli basın mensupları, kıymetli misafirler,
MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulumuzun İzmir Şubemiz ile birlikte düzenlemiş olduğu “Sürdürülebilirlik Odağında Lojistik Sektörü ve Gelecek Trendleri” temalı Türkiye İstişare Toplantımıza hoş geldiniz, safalar getirdiniz.
Değerli konuklar, kıymetli MÜSİAD Ailesi,
Günümüz ekonomilerinde, katma değerli üretim yapmanın yanında, üretilen mal ve hizmetlerin hedef kitleye ulaştırılması da son derece önemli bir hal almıştır. Üretim yapan firmalar, bu sürece katılarak organizasyon kabiliyetlerini geliştirmekte ve çağın gereksinimlerini de en etkili ve doğru biçimde kullanarak fark oluşturmaktadır.
İçinde bulunduğumuz zaman diliminde ise şirketler ve ülkeler, ürettikleri değerlerin yanı sıra bunları dünyaya ne kadar ve ne şekilde ulaştırdıklarıyla da bilhassa öne çıkmaktadırlar. Lojistik ve taşımacılık sektörü de bu bağlamda ülkemizde önemli bir alanı oluşturmaktadır.
Ülkemiz, coğrafi konumu itibariyle lojistikte avantajlı bir konumda olduğu gibi, aynı zamanda teknolojiye uyum sağlama kapasitesi bakımından lojistik sektörünün gelişimine de büyük katkıda bulunmaktadır.
Küresel ekonomideki düşüş eğilimine ve lojistik sektöründe izlenen zayıf performansa rağmen; 2023 yılında taşımacılık gelirlerinin 34,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmesi, ülkemizin bilhassa son 20 yılda ulaştırma hizmetlerine yönelik yaptığı yatırımların ehemmiyetini gözler önüne sermektedir.
Yine 2023 yılında, yolcu gelirlerinin 20 milyar dolara, seyahat gelirlerinin ise 47,7 milyar dolara yükselmesi; uzun vadeli ulaşım ve altyapı politikalarının birer çıktısı olarak dikkat çekmektedir.
2024 yılında küresel ticarete yönelik toparlanma beklentileri, lojistik sektörüne ilişkin aşağı yönlü riskleri dengeleyebilecek en önemli faktörlerden biri olacaktır. 2024 ve 2025 yıllarında yıllık bazda ortalama %3,5 oranında artacağı tahmin edilen küresel ticaret hacmi, ülkemizin lojistik sektöründe uluslararası alandaki konumunun güçlendirilmesi için önemli fırsatlar içermektedir.
Söz konusu gelişmelere paralel olarak; 12. Kalkınma Planı’nda da Türkiye’nin lojistik kapasitesini genişletmenin yanı sıra, içinde yer aldığı ulaştırma koridorlarının etkinliğini ve çeşitliliğini artırma çalışmalarının devam edeceği vurgulanmaktadır. Bu sayede, ülkemizin mal ve hizmet ihracatındaki artışı, içinde bulunduğumuz Türkiye Yüzyılı’nda daha üst seviyelere yükselecektir.
Diğer yandan ise, 2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması ile birlikte birçok sektörü derinden etkileyen bir kavram olarak “sürdürülebilirlik” ön plana çıkmaktadır. Bugün bildiğiniz gibi sürdürülebilirlik, yalnızca iklim değişliğine dair bir kavram değildir. Enerjiden otomotive, tekstilden lojistiğe kadar neredeyse tüm iş yapış biçimlerimizi etkileyen ve daha da önemlisi geleceğimizi biçimlendiren son derece kapsamlı bir kavram haline gelmiştir.
Dolayısıyla, birçok sektörde olduğu gibi, lojistik sektöründe de sürdürülebilirliğe dair çalışmalar büyük bir önem kazanmaktadır.
Bizler de MÜSİAD olarak, üyelerimizin bu alanda gelişimlerini teşvik ediyor ve destekliyoruz. Bu doğrultuda MÜSİAD Lojistik Sektör Kurulumuz; gerçekleştirdiği bu toplantıyla birlikte küresel trendleri çok yakından takip ettiğini bir kez daha ortaya koymuştur. Arkadaşlarımıza katkıları için bir kez daha teşekkür ediyorum.
Değerli MÜSİAD Ailesi,
Bizler, iş insanları olarak helal kazancın yanında ülkemizi ekonomik olarak daha yukarılara taşımanın sevdasıyla çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği “Türkiye Yüzyılı” hedefiyle çalışmalarımızı 2024 yılında da hız kesmeden sürdüreceğiz inşallah.
2022 yılında %5,6’yla G-20’nin en çok büyüyen 3’üncü ülkesi olma başarısı gösteren Türkiye, 2023 yılına da bu motivasyonla girmişti. Nitekim Ocak ayında yıllık bazda ihracatta %10,3, sanayi üretiminde %4,5, perakende satışlarda %33,9, toplam ciroda ise %94 düzeyinde artış kaydedilmiş; işsizlik oranı da %9,7 seviyesine gerilemişti.
Ancak, yılın hemen başlarında yaşadığımız yüzyılın faciası ile birlikte büyük bir kriz ortamı ile baş başa kaldık. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş merkezli gerçekleşen iki büyük deprem büyük bir can kaybına yol açtığı gibi, Doğu bölgesindeki 11 ilimizde ekonomik faaliyetleri tümüyle kesintiye uğrattı.
Fakat, Allah’a şükürler olsun, “asrın felaketi” olarak nitelendirilen bu depremlere karşın, yılın ilk çeyreğinde %4 büyüyerek büyük bir direnç gösteren Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde de bu performansını sürdürmüş ve %3,9 oranında büyüyerek küresel ekonomi içerisinde pozitif yönde ilerlemiştir.
Nihayet yılın üçüncü çeyreğinde %5,9 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi, bu dönemde de G-20’nin en çok büyüyen ikinci ülkesi olmayı başarmıştır.
Öte yandan öncü ekonomilerle birlikte ülkemizin de enflasyon sorunuyla yüzleştiği ve parasal sıkılaşma sürecinde olduğu böyle bir dönemde, Türkiye ekonomisinin büyüme hızının artması takdir edilmesi gereken bir gelişmedir. Nihayetinde fiyat artışlarının da, 2024 yılının özellikle ikinci yarısı itibariyle çok daha makul düzeylere gerileyeceği tahmin edilmektedir.
Üçüncü çeyrekte hizmetler sektörünün %4,3, sanayi sektörünün %5,7 ve inşaat sektörünün %8,1 oranında genişlemesi; topyekûn bir büyümeye işaret etmiştir. %5,9’luk büyüme performansı, yılın sonuna yaklaştığımız şu günlerde, 2024 yılı için de çok büyük bir motivasyon kaynağı olacaktır.
Ekonomik büyümede gözlenen söz konusu pozitif görünümün işgücü piyasalarına da oldukça olumlu yansıdığını görmekteyiz. Aralık 2023 yılına ilişkin açıklanan %8,8’lik işsizlik oranı son 11 yılın en düşük Aralık ayı seviyesi olurken, son 1 yılda kaydedilen 716 bin kişilik istihdam artışı dikkat çekici olmuştur. Toplam istihdamın tarihin en yüksek seviyesi olan 32,1 milyona yükselmesi, GSYİH büyümesinin “istihdam dostu” yapısını ispat eder nitelikte olmuştur.
2023 yılı dış ticarette de olumlu izler bırakmıştır. 255,8 milyar dolarlık rekor seviyeye ulaşan yıllık ihracat hacminin yanı sıra, ithalattaki azalışla birlikte önceki yıla göre %3,2 oranında daralan dış ticaret açığı da olumlu bir görünüm arz etmiştir. Önceki yıla göre %8 oranında azalarak 45,2 milyar dolar seviyesine gerileyen cari işlemler açığı, 2023 yılına ilişkin bir diğer sevindirici gelişme olmuştur.
Bu noktada 2023 yılında Türkiye’nin enerji faturasında kaydedilen daralma da dikkat çekmektedir. 2022 yılında 96,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen enerji ithalatı, geçtiğimiz yıl 69,1 milyar dolara gerilemiş ve böylece 2023 yılında “enerji hariç cari denge” 7,6 milyar dolar fazla vermiştir.
Özetle 2023 yılı; makro-finansal dengelenme adına, Türkiye ekonomisi için önemli ve başarılı bir başlangıç yılı olmuştur. Dengelenme sürecinin devam edeceği 2024 yılıyla birlikte Türkiye ekonomisi; enflasyonu kalıcı bir şekilde düşürme, kurda istikrarı sağlama, kamu mali dengeleri ve dış ticarette sürdürülebilirliğe ulaşma hedeflerine adım adım yaklaşmayı sürdürecektir.
İhracat bayrağını 200’den fazla ülkeye ulaştıran, ekonomiden altyapı ve şehirleşmeye, eğitimden sağlığa kadar birçok sahada oldukça büyük atılımlar yapan ülkemizin, bu başarısını önümüzde dönemde de sürdüreceğine ve “Türkiye Yüzyılı”nda dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına gireceğine olan inancımız tamdır.
Toplantımızın sektörümüzü ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.
Bu önemli hedefi gerçekleştirmek adına, MÜSİAD olarak her zaman elimizi taşın altına koymak konusunda irade gösteriyoruz. Lojistik Sektör Kurulu Başkanımızın da vurguladığı gibi, tüm sektörlerde katma değer oluşturmak adına bizler hiç durmadan, yorulmadan çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz.
Çünkü MÜSİAD demek; Türkiye’nin güçlü bir ülke olarak dünyada yerini alması için çalışmak ve mücadele etmek demektir.
Çünkü MÜSİAD demek; bir olmak, birlik olmak ve beraber olmak demektir.
Çabalarıyla, emekleriyle ve alın teriyle MÜSİAD’ımıza katkıda bulunan; ülkemizin ekonomisine katma değer sağlayan tüm iş insanlarını saygı ve hürmetle selamlıyorum…
Allah’a emanet olunuz.
Mahmut Asmalı
MÜSİAD Genel Başkanı