Türkiye-Azerbaycan İş Dünyası

100 Yılın Zirvesi Programı

Değerli misafirler,

Türkiye ve Azerbaycan İş dünyamızın kıymetli temsilcileri,

MÜSİAD’ımızın değerli üyeleri,

Kıymetli Basın mensupları,

Saygıdeğer hanımefendiler, beyefendiler,

Hepinizi saygıyla, muhabbetle ve hürmetle selamlıyorum.

“Türkiye-Azerbaycan İş Dünyası 100 Yılın Zirvesi Programı” na hoş geldiniz, safalar getirdiniz…

Değerli konuklar, kıymetli MÜSİAD Ailesi,

Türkiye ile Azerbaycan 30 yılı aşan bir süredir, “tek millet, iki devlet” şiarıyla, dostluğunu ve kardeşliğini her geçen gün daha sıkı bir bağla güçlendirmek suretiyle devam ediyor.

Dinimiz bir, dilimiz bir, Ayımız bir, ilimiz bir, Eşqimiz bir, yolumuz bir

Bir milletiz, iki devlet Aynı arzu, aynı niyet. Azerbaycan Türkiye.

Bizi ne güzel anlatmış Bahtiyar Vahapzade, Allah rahmet eylesin. Şiirleri ile hem dilimizin hem de kardeşliğimizin simgesiydi. Ortak değerimiz…

Bugün, iki ülke arasındaki kardeşlik hukuku sadece dil ve kültür düzeyinde değil, aynı zamanda ekonomik, ticari ve diplomatik anlamda da büyük mesafeler kat etmiş durumdadır.

Değerli misafirler,

Ülkemizin doğusunda yaşanan Kahramanmaraş Depremlerinde ülkemiz asrın felaketi ile sarsılmıştır. Binlerce insanımızın enkaz altında kaldığı bu depremde, yardıma koşan ilk ülkelerden biri dost ve kardeş ülke Azerbaycan olmuştur.

Azerbaycan Girişimciler Konfederasyonu, MÜSİAD Azerbaycan, Gençliğe Yardım Fonu, ATİB, TUİB, MİB, TUMİB, AEK, KOBSKA, TMZİAP, TOHGMB yetkilileri, destekçi kurum olan KOBİA'nın temsilcisinin de katılımıyla “Seninleyim Türkiyem” sloganıyla “Qardaş Köməyi” (Kardeş Yardımı) Platformu kurulmuştur. MÜSİAD Azerbaycan Yönetim Kurulu Başkanı Reşad Cabirli ise platformun başkanı seçilmiştir.

Depremden hemen sonra, çok süratli bir şekilde yardım faaliyetlerine girişen kardaşlarımız, Bakü'de 4, bölgelerde ise 8 toplama merkezi ile yardımları kabul etmeye başlamışlardır. Bakü Büyükelçimiz Sayın Cahit Bağcı’nın verdiği bilgiler ışığında, ihtiyaç listeleri ve nakit destek hesapları güncel olarak paylaşılmıştır.

Depremin üzerinden bir ay geçmişken, Kardeş Yardımı Platformumuz sayesinde 5 uçak dolusu malzeme ve 166 tır dolusu ihtiyaç malzemesi deprem bölgesine ulaştırılmıştır. Sonraki aylarda yardım malzemeleri gönderilmeye devam etmiştir. Ayrıca, Deprem bölgesi olan Kahramanmaraş’ın Türkoğlu bölgesinde ilk etapta 200 konteynerlik Azerbaycan mahallesi oluşturulmuştur.

İki dost ve kardeş devletin, adeta tek millet olarak kucaklaştığı en önemli yardımlaşma faaliyetlerinden biri olmuştur. Bir kez daha Allah hepinizden razı olsun. Allah gönülden yaptığınız yardımlarınızı kabul etsin.

Kahramanmaraş depremleri gerçekten de bizleri derinden sarstı. Annesini, babasını, evladını, kardeşini, hatta tüm ailesini kaybeden kardeşlerimiz oldu. Büyük bir imtihandı bu... Ben bu vesileyle bir kez daha hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, geride kalanlara sabır ve metanet diliyorum.

Değerli misafirler, kıymetli MÜSİAD Ailesi,

Türkiye’nin Azerbaycan’la ilişkileri her zaman çok boyutlu ve stratejik düzeyde olmuştur. İki ülkenin ilişkilerini olumlu etkileyen en önemli unsurlar liderler arası ilişkilerdir. İki ülke liderleri arasında 90’lı yıllardan itibaren kurulan dostluk, özellikle 2010 yılından sonra büyük bir ivme yakalamıştır.

İki ülke arasında gelişen ilişkiler sayesinde Bakü-Tiflis-Ceyhan, Bakü-Tiflis-Erzurum enerji hatları hayata geçirilmiştir. Ayrıca, Azerbaycan-Türkiye arasında askeri ilişkilerin yanı sıra ortak dış politika adımları yine gelişen ikili ilişkiler sayesinde atılmıştır.

İkili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi amacıyla 2010 yılında Cumhurbaşkanları düzeyinde Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) mekanizması tesis edilmiştir. 33 yıllık Karabağ işgalinin tarihi ve şanlı bir zaferle sona ermesinin üzerinden bir sene geçmeden, Sayın Cumhurbaşkanımızın Azerbaycan’ı ziyareti vesilesiyle 15 Haziran 2021 tarihinde imzalanan Şuşa Beyannamesi, ikili ilişkilerimizi müttefiklik düzeyine yükseltmesi açısından son derece önemli bir belgedir.

Şuşa Beyannamesi güvenlik ve askeri alanda olduğun kadar; ekonomik, enerji ve taşımacılık alanında da ilişkilerin geleceğinin ana hatlarını belirleyen bir yol haritasıdır.

Sayın İlham Aliyev’in, cumhurbaşkanı seçildiği 2003’te yemin töreninde söylediği şu cümle iki devletin diplomatik ilişkileri bağlamında son derece önemlidir: “Türkiye neredeyse Azerbaycan oradadır.” Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ile Sayın Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in dostlukları, iki ülkenin ilişkilerini stratejik ortaklıktan stratejik müttefiklik seviyesine çıkarmıştır.

Enerji alanında TANAP, taşımacılık alanında ise Bakü-Tiflis-Kars demiryolu projeleri iki ülkenin stratejik değerine değer kattı. Üstelik bu projeler, Avrupa’nın enerji güvenliğinde önemli rol oynamaya başladı. İki liderin ortak çabası ile Türk Dilli Konuşan Ülkeler Konseyi kuruldu ve daha sonra bu yapı, Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) dönüştü.

İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin bu derece yakın olmasının en önemli nedenlerinden biri de elbette birçok ortak çıkarın bulunmasıdır. Azerbaycan açısından, enerji kaynaklarını Batı piyasalarına ulaştırmanın en güvenli yolu Türkiye olmuştur. Ayrıca Türkiye’nin Güney Kafkasya’da etkin bir güç olması Azerbaycan’ın bölgesel çıkarlarıyla da son derece uyumludur.

Her iki ülkenin son dönemlerde izlediği bağımsız dış politika ile birlikte enerji ve taşımacılık hatlarının geliştirilmesi, Türk Devletleri Teşkilatı’nın daha aktif şekilde sürece katılması, bölge devletleriyle olumlu ilişkilerin kurulması ve bölgesel projelerin gerçekleşmesi; iki ülke ilişkilerindeki yoğun iş birliğinin de bir sonuçlarıdır. Bildiğiniz gibi, Azerbaycan ile Türkiye arasındaki 30 yılı aşan köklü diplomatik ilişkilerin çok yönlü ve stratejik birçok aşaması bulunmaktadır.

Değerli misafirler,

Seçimlerin hemen ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ilk ziyaret ettiği ülke, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’den sonra Azerbaycan olmuştur. İki ülkenin diplomatik ve ekonomik ilişkilerine vurgu yapan bu önemli ziyaretle birlikte "tek millet, iki devlet" anlayışıyla bağlar çok daha fazla güçlenmiştir.

İki ülke ilişkisini müttefiklik seviyesine yükselten Şuşa Beyannamesi'nin önemine dikkat çeken liderlerimiz, bu belgede yer alan konuların süratle hayata geçirileceği konusunda mutabık kalmışlardır. Türkiye’nin Şuşa Başkonsolosluğunu açma hazırlığı, uzun zamandır üzerinde çalışılan Azerbaycan-Türkiye ortak üniversitesinin kurulması konusunda bir iradenin ortaya çıkması, dış politikada ortak tutum sergilenmesi, bölgenin barış ve istikrarı, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin geliştirilmesinin Türk Dünyasına yansıması, enerji ve savunma sanayi alanındaki işbirlikleri, dış ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkartılması, tercihli ticaret anlaşması, tarım ve hayvancılık alanında ortak çalışma ile ulaştırma alanında işbirliği konuları ve nihayetinde ikili ilişkilerin her alanda geliştirilmesi konuları üzerinde durulmuştur.

Sonuçta bu ziyaret, Türkiye’nin dış politikasında ilerleyen dönemlerde Azerbaycan’ın, bundan önce olduğu gibi bundan sonraki dönemlerde de ilk sırada yer alacağını göstermektedir. İlerleyen dönemlerde, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin "ortak bir gelecek vizyonu" doğrultusunda ilerleyeceğini söylemek mümkündür.

Değerli arkadaşlar,

Türkiye ile Azerbaycan arasında 30 yılı aşkın süredir devam eden diplomatik ilişkilerin yanında, esas olarak ekonomik ve ticari ilişkiler de çok önemli bir yerde durmaktadır. Her geçen gün artış gösteren ticaret hacmi gelecekte çok daha iyi seviyelere ulaşacaktır.

Yeri gelmişken kısaca ikili ekonomik ilişkilere de kısaca değinmek isterim:

Türkiye’nin Azerbaycan’a ihracatı; ihraç ürünlerinin bu ülkede tanınmaya başlaması, Türk şirketlerinin Azerbaycan piyasasında şube açmak suretiyle Türkiye’den ithalat yapması ve bu malları iç piyasada pazarlaması gibi nedenlerle 1993 yılından bu yana yükselme eğilimi göstermektedir. 2022 yılında Azerbaycan’a ihracatımız önceki yıla göre % 6,9 oranında artarak 2,5 milyar dolara yükselmiştir. Aynı dönemde Azerbaycan’dan ithalatımız ise yıllık bazda % 20,7 oranında artış kaydederek yaklaşık 836,4 milyon dolar seviyesine çıkmıştır. Bu rakamlara baktığımızda, ikili ticaret hacminin 3,3 milyar dolay düzeyinde gerçekleştiğini görmekteyiz.

2023 yılının Ocak-Mayıs döneminde ise; Türkiye’nin Azerbaycan’a ihracatı önceki yılın aynı dönemine göre % 10,5 oranında artış kaydederek yaklaşık 1,1 milyar dolara yükselmiştir. Bu dönemde Türkiye’nin Azerbaycan’dan ithalatı ise % 19,5 artışla 535,5 milyon dolara yükselmiştir. Azerbaycan’a ihraç ettiğimiz başlıca ürünler; ilaçtan demir veya çelik aksama, temizlik ürünlerinden yangın söndürme cihazlarına kadar birçok farklı alana dağılmaktadır. Belli başlı ithal kalemlerini ise petrol gazları ve diğer gazlı hidrokarbonlar, ham petrol, pamuk, petrol yağları ve bitümenli minerallerden elde edilen yağlar ve işlenmemiş alüminyum oluşturmaktadır.

Değerli misafirler,

MÜSİAD’ımızın değerli üyeleri,

Bugün gerçekleştirmekten büyük bir memnuniyet duyduğumuz “Türkiye-Azerbaycan İş Dünyası 100 Yılın Zirvesi Programı” da konuşmam boyunca bahsettiğim dostluğu, ilerleyen günlerde daha güçlü hale getirmek, kardeşlik bağımızı daha fazla güçlendirmek adına atılmış adımlardan biridir.

Umuyorum ki bu toplantımız, ilerleyen dönemlerde daha güzel işlerin ortaya çıkmasında bizlere güç verir.

Sözlerimi bitirirken, hepinizi en samimi duygularla selamlıyor ve çabamızın hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum.

Allah’a emanet olunuz.

Mahmut Asmalı

MÜSİAD Genel Başkanı