Yurtiçi İftar Programları - Genel Konuşma
12 Mart 2024
Kıymetli MÜSİAD Ailesi,
Saygıdeğer misafirler,
1445 senesinin Ramazan-ı Şerifini idrak ediyoruz. Hayırlı ve mübarek olsun.
Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennem azabından kurtuluş olan, Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in indirilmeye başlandığı ve içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini barındıran bu mübarek ay; 11 ayın sultanı Ramazan ayı, inşallah hayrı ve bereketiyle hepimize huzur ve sıhhat getirir.
Bu güzel Ramazan akşamında, bu anlamlı iftar vesilesiyle bir arada olduğumuz için kendi adıma çok mutlu olduğumu belirtmek isterim.
Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyoruz. Hoş geldiniz, safalar getirdiniz.
Biz Müminler, birliğimizi ve beraberliğimizi iftar programlarıyla ve böylesi toplantılarla her daim tazelemeliyiz. Ve bir araya geldiğimiz bu toplantıları birer hayır vesilesine dönüştürmeliyiz. Çünkü, hepimiz çok iyi biliyoruz ki; Mümin, Müminin kardeşidir ve bizler kardeşlerimizin müşkülünü gidermekle mükellefiz.
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir hadisinde şöyle buyuruyor:
“Müslüman, Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, haksızlık yapmaz, onu düşmana teslim etmez. Müslüman kardeşinin ihtiyacını gideren kimsenin Allah da ihtiyacını giderir. Kim bir Müslümandan bir sıkıntıyı giderirse, Allah Teâlâ o kimsenin kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim bir Müslümanın ayıp ve kusurunu örterse, Allah Teâlâ da o kimsenin ayıp ve kusurunu örter.”
Bereket ve mağfiret ayı olan Ramazan-ı Şerif, inşallah bizleri hayırda yarışan birer kul haline getirir.
Çok değerli MÜSİAD’lılar,
Gazze’de büyük bir soykırım yaşanıyor. Emsalsiz bir mücadele veren Gazzeliler, kendi öz topraklarında, Siyonist İsrail rejiminin katliamı altında zulüm görüyor. İsrail’in tüm dünyanın gözleri önünde, pervasızca sürdürdüğü bu katliamı bir kez daha lanetliyorum. Bu mezalime ses çıkarmayan, gözlerini kapatan, yüzünü farklı taraflara dönen gafilleri de asla unutmayacağız. İsrail’in bu barbarca katliamları karşısında İslam Dünyası’nın birlik ve beraberlikle hareket etmesinden başka çıkar yol yok. Onun için kamuoylarının tepkisinin bitmemesi, konunun sürekli gündeme tutularak bu tepkilerin artarak devam etmesi şart.
Türkiye, Gazze konusunda ve Filistin davasında her kademede net bir duruş sergileyerek diplomatik çözüm önerilerini ve insani yardım çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Biz de MÜSİAD olarak krizin başından beri somut adımlar atıyor ve Gazze’ye yönelik sürekli yardım kampanyaları düzenliyoruz ve bu yöndeki tüm çalışmalara bütün teşkilatlarımız ve üyelerimizle destek veriyoruz.
Bildiğiniz gibi önce Gazze için bir müzayede düzenledik ve bölgeye yardımlarımızı gönderdik. Gazzeli kardeşlerimize sıcak yemek dağıtım yardımımızı da başlattık. En son 7 Mart’ya Kızılay’la birlikte “Bir koli de senden olsun” kampanyasını başlattık; halen bu çalışmamız devam ediyor.
Bu vesileyle bir kez daha altını çizelim: Filistin konusunda tavrımız açıktır ve kararlılığımız asla değişmeyecektir. Kardeşlerimizin güven ve hürriyeti için, Filistin’in bağımsızlığı için ve bu soykırımın faillerinin yargılanması için hükümetimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz.
Çok değerli MÜSİAD Ailesi,
Türkiye, birçok badireye ve felakete rağmen ayakları üzerinde duran, siyasi ve ekonomik istikrarı yakalayan ve sürekli büyüyen bir ülke olarak bölgesinde güvenli bir liman olmaya devam etmektedir.
Son yirmi yılda atılan adımlar artık sonuç veriyor ve savunma sanayiinden enerjiye, sağlıktan turizme ülkemiz devasa hamleler yapıyor. Yetişmiş insan gücü, esnek üretim kapasitesi ve lojistik kapasitesi ile Türkiye, büyük bir sıçrama döneminin arifesinde. Sabırlı ve kararlı olursak bu tarihi hamleleri de hep beraber yaşayacağız ve adım adım Türkiye Yüzyılı vizyonuyla hedeflerimize birer birer ulaşacağız inşallah.
Dünya kritik ve tarihi bir dönemden geçiyor. Artık iki kutuplu dünya yok. Tek kutuplu bir dünya da mevcut değil. Çok kutuplu bir dünyada yeni bir düzen arayışının olduğu günümüzde Türkiye, düzen kurucu ülke olarak temayüz ediyor. Elbette bunun bir bedeli var. Terör örgütlerine, bölgesel aktörlere ve küresel güçlere rağmen bu adımları atmak büyük ve yetişmiş kadrolara, sağlam bir ekonomiye ve güçlü bir siyasi iktidarla ancak mümkün.
Bizler MÜSİAD aile olarak ülkemizi bu hedeflere ulaşmasında ticari ve ekonomik kapasitesini artırmasına katkıda bulunuyoruz. Onun için omuzladığımız davamız ve sorumluluğumuz çok büyük ve hayati.
MÜSİAD olarak sabırla, kararlılıkla ve samimiyetle bu tarihi dönemde devletimizin ve milletimizin yanında olmaya devam edeceğiz.
Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Değerli kardeşlerim,
Bu vesileyle, son zamanlarda sıkça vurguladığımız bir şeyi yeniden hatırlatmak istiyorum…
Bizleri güçlü kılacak en önemli şey “bir ve beraber” olmamızdır. Sen, ben, o değil; ancak “Biz” olursak kendi gücümüzü ortaya çıkarabiliriz. Ancak “biz” olursak hiçbir güç önümüzde duramaz ve gerçek söz sahibi bizler oluruz.
İnşallah, mübarek Ramazan ayının birleştiriciliği ve bereketi de beraberliğimizi güçlendiren bir maya olur.
Çünkü MÜSİAD demek; Allah’ın rızasından ayrılmamak demektir.
Çünkü MÜSİAD demek; Türkiye’nin güçlü bir ülke olarak dünya arenasında olması gereken yeri alması için çalışmak ve Müslümanlar için mücadele etmek demektir.
Çünkü MÜSİAD demek; bir olmak, birlik olmak ve beraber olmak demektir.
Değerli MÜSİAD Ailesi,
İçinde bulunduğumuz Ramazan ayının; hayrın çoğalmasına vesile olmasını ve kalplerimizdeki iyilikleri arttırmasını Yüce Mevla’dan dilerim…
Allah hepimizin oruçlarını ve hayırlarını kabul etsin…
Katılımınız için çok teşekkür ediyor ve hepinizi saygı ve hürmetle selamlıyorum.
Allah’a emanet olunuz.
Mahmut Asmalı
MÜSİAD Genel Başkanı