Misyon ve Vizyon
MİSYON VE VİZYON
MÜSİAD Türkiye’nin en yaygın iş dünyası örgütlerinden birisi olarak değişen dünyanın ülkeleri ve kurumları zorlayan dinamiklerinde Türkiye’nin adil ve sürdürülebilir kalkınmasını sağlamaya yönelik bir yaklaşımla vizyon belgesini hazırlamıştır.
MÜSİAD 14.000’ini aşkın üyesiyle temsil ettiği 60.000 üzerinde işletme, 78 yurt içi, 100 yurt dışı şube ve temsilcilikleriyle birlikte yaklaşık 3 milyon istihdam ile potansiyel gücünün ve ülke genelinde oluşturabileceği etkinin farkındadır.
MÜSİAD, “Türkiye’yi üretim, girişimcilik ve değer esaslı iş kültürüyle küresel ölçekte temsil eden; adil ve sürdürülebilir kalkınma ve sosyal refah yolunda çalışan öncü ve akredite bir iş insanları platformu olmak” vizyonundan hareketle bu vizyon belgesini hazırlamıştır.
Bu belge, MÜSİAD’ın 2025–2027 dönemine ilişkin stratejik hedeflerini ve önceliklerini ortaya koyan bir yol haritasıdır.
MÜSİAD; yerel ve küresel düzlemde kurumsal kapasitesini artırmak, üyelerinin üretkenliğini ve rekabetçiliğini geliştirmek, adil ve sürdürülebilir bir kalkınma anlayışı ile toplumsal katkısını derinleştirmek amacıyla yedi ana başlık altında bir stratejik çerçeve geliştirmiştir.
Bunlar:
- Adil, sürdürülebilir, istihdamı ve büyümeyi önceleyen kalkınma modelinin geliştirilmesine katkı sağlamak.
- Sosyal uyumu güçlendirecek istihdam odaklı programlar aracılığıyla gelir ve servet eşitsizliğinin azaltılmasına destek olmak.
- İkiz dönüşüm hedefleri doğrultusunda öncelikli sektörlerin verimlilik ve rekabet gücünün artırılmasına katkıda bulunmak.
- Atıl kaynakların üretime kazandırılmasını sağlayacak alternatif finansman modellerinin geliştirilmesini teşvik etmek.
- Üyelerin ticaret kapasitesini geliştirmek ve yeni iş fırsatlarına erişimlerini artırmak.
- “Erdemli Hayat” ilkesi doğrultusunda MÜSİAD’ın değerlerini ekonomik ve sosyal hayatta yaygınlaştırmak.
- Daha güçlü, daha etkin ve daha kapsayıcı bir MÜSİAD inşa etmek.
MÜSİAD’ın Adil ve Sürdürülebilir Kalkınma Modeli, yalnızca ekonomik büyümeyi değil, bu büyümenin niteliğini, kapsayıcılığını ve adalet temelinde toplumsal faydaya dönüşümünü önceleyen bir kalkınma yaklaşımını yansıtmaktadır. Yaklaşımımız Türkiye’nin ekonomik kalkınması ile birlikte toplumsal uyumu da gözetirken gelir ve fırsat eşitliğini odağına alarak sosyal adaletin ekonomik büyüme ile birlikte ilerlemesini sağlamayı da hedeflemektedir.